kendisiyle çelişen erkektir. ilişkileri başlamadan önce kızın şort, etek vs giydiğini biliyordur. hatta tanıştıklarında kızın üzerinde şort falan vardır. herşeyi kabul edip çıkıyorsunuz daha sonra erkeklik taslamaya çalışıyorsunuz. yapmayın, etmeyin. erkeklik onu giyme bunu giyme demekle olmuyor çünkü.
pardon da, 18 yaşından büyük birine herhangi bir konuda kim izin veriyor ben onu anlamadım. manyak mısınız oğlum siz? sevgilim ne isterse giyer. ona ne giyeceğini, ne yapacağını söyleyecek değilim. ama benim sevgilim, neyi nasıl yapacağını da bilir. giydiği kısa şort göt löplerini göstermez mesela. sıradan, dizüstü bir şort giyer.
bir hanımefendiyle ara sıra karşılaşıyorsun ve ne biliyim aranda bir yakınlık oluyor ve bir şeyler paylaşmayı daimi hale getiriyorsun. bu hanımefendiyi sana beğendiren şey her neyse bir bütündür. kıyafeti de buna dahildir, sözleri, davranışları da, bedeni de vs vs vs.
yani demek istediğim, eğer kadının minisiyle bir sorunun varsa o halde onda sevecek bir şey bulma, git çarşaf giymiş kadınları sev. ne biliyim talibana katıl burka giymiş kadınlarla ol. ya da akp dinine geç türbanlılarla takıl. bir sürü seçeneğin var. istediğin neyse onu sev, onla ol. değiştirme.
Yetişkin bir genç kızın zaten ne giyeceğine kendisi karar verebilecek yaştadır. "Sevgilimsin, şort giyemezsin" deme bağnazlığını gösteren bir insanla beraber olmayı da kendisi seçmiştir. Dolayısı ile (bkz: kendisi kasinmak) tabiri tam bu durum için uygundur.
izin veren kişi olmaması gerekirken illa ki erkek izin veriyor diye tutturulacaksa, kız demek ki henüz kendi rüştünü ispatlayamamıştır.
insanları giydikleri kıyafetlere göre etiketlemeyen erkektir. ayrıca sevgilisini "etten" ibaret görmüyordur. kendisi etrafındaki kızlara gözü dönmüş yırtıcı hayvan gibi bakmadığından, fesat düşüncelere girmiyordur. ayrıca sevgili kişisi de yerine göre ve olması gerektiği gibi giyiniyorsa, gül gibi geçinip gidiyorlardır efenim, abazan yazarlara ne?