severek yaptığım bir eylemdir. kendimden bir şeyler anlatmak. onu hikayeme katmak. kıssadan hisseler anlatmak. siyabend u xece'yi anlatmak... bunlar yaşanılası şeylerdir.
gösteriş yapan erkektir. kızın aklını, basit ilizyonlarla uyuşturmayı deniyordur. kitap sessiz ve yalnız bir ortamda okunur, kitapları gerçekten seven insan bunu yapar, aksini icra eden, bakın nasıl okuyorum, amanda aman, neler okuyorum ben gibi düşüncelerle kendini kandırır anca. birde bunların kitabın ilk on sayfasını okuyup, çocuk gibi yanında gezdirenleri vardır ki, hiç çekilmez.
değeri bilinmeyen erkektir. ulan o özdemir asaf ın ümit yaşar ın turgut uyar ın cemal süreya nın dili olsa da bi söylese. hey gidi hey! mükafatımız ayrıldıktan 2 hafta sonra yeni bir sevgili bulması oldu. sikmişim ben bu düzeni. insanın yaşama sevincinin amına nasıl koyulur yaşayarak öğrendik. kahpe dünyanın çarkıfelek insanları öğretti. bundan gayrı kitap okuyacağım tek kişi karımdır. evlenmeden asla okumam. yoksa ayrılınca kitaplara da koşullanıyorum onları gördükçe de psikolojim bozuluyor.
kitap okumayıpta şiir okuyanları vardır.
Onlardan biri de benim, kendim yazdığım sekiz kıtalık bir şiir. Sesimi kaydetmişti gizlice, uyumadan önce sesini duymak iyi geliyor derdi canını yediğim. O gittikten sonra şiirde yazmaz oldum. Şimdi çok uzaklarda , kim bilir belki de evlenmiştir. Mutlu mudur acaba bak yine aklıma düştü sözlük, yeter gari iki yıl oldu be.