--spoiler--
judas benim sana söylediğimi nasıl düşünürsün. hayret! çok şaşırttın beni. ben yazilacaklari tahmin ettiğimden şimdiden önlem alinsin diye yazdım. ayrıca sözlük benim etrafımda, hele ki bu sözlükte bazı kişiler dönmese de olur. yıllardır bunu en iyi senin bilmen lazımdı.
Judas benim sana söylediğimi nasıl düşünürsün. Hayret! Çok şaşırttın beni. Ben yazilacaklari tahmin ettiğimden şimdiden önlem alinsin diye yazdım. Ayrıca sözlük benim etrafımda, hele ki bu sözlükte bazı kişiler dönmese de olur. Yıllardır bunu en iyi senin bilmen lazımdı.
Bunun şakası olmaz. Kanserden sözlüsünü kaybeden biri olarak söylüyorum. Ondan espri dozunu iyi ayarlayın. Kaybettikten sonra, vahlamanin bir alemi olmaz zira.
aradaki bağ da önemli!
yani sevgili ama kaç günlük veya yillik sevgili?
rahmetli anam kanser değil ama bakım ve morale ihtiyaci olan bir hastalikla yillar yili mücadele etti. hep yanında oldum, bakımını yaptım.
ama anne bu!
hiç anneyle sevgili bir olur mu?
Çok ağlak bir insan olarak karşısında ağlamam bu konu yüzünden. Normal hayatımıza devam ederiz. Daha çok severim demeyeceğim sizler gibi, daha çok sevmek için kanser olmasına gerek yok. Umarım öyle bir şey olmaz.
Beklemeden evlenirdim. Ona sıkı sıkı sarılırdım. her gün güneşi selamlayıp güne beraber başlamak için bir gün bile beklemek istemezdim. Yanında olurdum.
birkaç insan haricinde diğerlerini merak ettim hep mi bu kadar kalitesiz, adi, orospu çocuğuydunuz yoksa sonradan mı edindiniz bu kadar sıradanlaşmayı?
hasta olan bir insan için sanal bile olsa ne kadar basitleşebiliyorsunuz? belki bunlar şimdi gırgır şamata tarzında düşünceler ama ufak düşünceler zamanla karakterinize yerleşir gençler yapmayın bunun imtihanına kalırsınız Allah korusun imtihandan da kalırsınız soğuk görmüş peniş gibi büzülürsünüz.
ilk adım olarak onun hastalığını kabullenmesini (olumlu anlamda) sağlamaya calışırdım. Böylece mucadelenin ilk safhasını kazanırdık. Daha sonra ona yanında olma sebebimin hastalığından dolayı acıma duygusundan kaynaklanmadığını ve onu iyi günde kotu günde her daim seveceğimi hissettirirdim. Hayatında hiç eğlenmediği kadar eğlenmesini sağlardım. Kanser tedavisi de moral çok önemli diye biliyoruz çünkü.
ayıptır söylemesi hafızam biraz iyidir.
yazı yazmayı da deli gibi severim.
bir de şeyyy.
bir şeyi sevmeye başlayınca, azıcık sevmeye başlayınca, kendimi azıcık kaptırınca durum yorulum sakinim azım yoktur.
yani onun kanser olması elbette onun kadar yıkmaz beni yıkamaz, hasta psikolojisi başkadır ama benim için de eskisi gibi olmaz bir şeyler.
onunla değişir hayatım.
ama ilk yapacağım şeylerden biri, yani tedavi sürecini başlattıktan sonra
bir defter alır a'dan z'ye aklımda olan, beraber kurduğumuz tüm hayalleri yazardım.
okurken gülmekten altına sıçacağı şekilde :d
yer yer duygulanacağı şekilde
sevgimden onu bırakmayacağımdan emin olacağı şekilde
umut verecek, gözünde canlandıracak, hayal kurdurtacak şekilde yazardım.
o defteri açıp açıp okuyacağı kafa dağıtacağı şekilde.
bunun defter olanını değil albüm olanını anneme yapmıştım doğum gününde.
biraz fotoğraf- yazı / fotoğraf yazı şeklinde yapmıştım.
özellikle de kendim banyo için eve dönerken vermiştim ki okurken utanmıyım diye.
nerden bilebilirdim ki en rezil cümlelerimi en rezil fotoğraflarımı hemşirelere göstere göstere okuyacağını?
sonra da 9 ayda koca serviste neden bir hemşire düşüremedin. amk ertesi gün yüzüme bakanın gülesi geliyordu :(
neyse
ne diyorduk
allah korusun!
hem sevdiklerimin saçının teline zarar gelmesinden
hem de aşkımdan bu kadar kolay vazgeçecek kadar orospu çocuğu olmaktan.