1.
-
SEVDALI ASTRONOT
Biz farklı dünyaların insanlarıyız gülüm
Sen dünyada yaşıyorsun ben uzayda
Evime zor geliyorum üç beş ayda
Bir bakmışsın jüpiterdeyim bir bakmışın ayda
Benim kaç durağım var öğren yıldızları say da;
Ben sevdalı bir astronotum gülüm
Uzay mekiğimin arka camında yazılı ismin
Roketimin torpido gözünde duruyor resmin
Baş harflerimizi kazıdım üstüne
Uzaydaki bilinmeyen her cismin;
Her günbatımında bana hüzün salar
Satürnün etrafındaki halkalar
Gözlerim kara delikteki yakamoza dalar
Benim sabır taşımdan çok uzak gök taşları
Ben adım atınca bitti yıldız savaşları
Nasıl özledim bilsen kahvedeki arkadaşları
Bu galakside silen yok gözümdeki yaşları;
Ne kadar isterdim oysa bir çadır kuralım marsa
Beraber söyleyelim bildiğimiz ne kadar şarkı varsa
Sonra etrafımızı katil sivrisinekler sarsa
Ve biz tezek yaksak
Ordan öyle mutlu öyle huzurlu dünyaya baksak…
Kayan yıldızlara bakıp
Bunlar yıldız değil göktaşı desek
Seninle uzay gemimizde mangal yapıp
Acılı Adana, köfte, sucuk yesek
Öz Merkür marketten iki soda istesek
Ama bunlar sadece hayal
Uzaylı muhabbetleri tamamen masal
Yok burada kimseler
Yapamıyoruz tek kale maç bile
Ne bir kavga çıkıyor ne hır gür ne hile
Sana olan duygularım gelmez ki dile
Bir gece gözlerini çevir ayın yüzüne
Bir cümle çarpacak o an gözüne
Ben sana dedim güzelim
Ben sevdalı astronotum
Normalde bu gemi aya gitmez
Ben tüp taktırdım egzozcu behlüle gitti
Yoksa bu gemi aya gitmez;
Ayın yüzündeki cümle; bu sevda bitmez;
(bkz: Ahmet Bozkuş)
Şiiridir.