sev dedi tanrı

entry4 galeri0
    1.
  1. sev dedi tanrı; korkmadan, sinmeden acizliklerinin arkasına, "mükkemelliği" beklemeden, yüreğinde kötülük tohumları yeşermeden sev...
    sev dedi tanrı; utanmadan sıkılmadan sev, kendince sev, nasıl bildiğince...
    ve yine sev dedi tanrı; benden korkma! ben yaşamım! benden korkan yaşamaktan korkar...
    korma dedi tanrı; sadece sev beni, yaşamayı sev, varlığı...
    ve sev dedi tanrı; sadece sev kendini...
    ve sev dedi şair;
    "dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak herşey."
    * * * * * * *
    2 ...
  2. 2.
  3. duyup dağılanlar sonra,

    hayır vazgeçtim dediğini,

    hiç duymadı..

    onun hıncı bu işte..
    2 ...
  4. 3.
  5. ısrarla unuttugumuz tanrının sesi, insanlara problemlerin tek çözümü olarak sundugu en hakiki gercek...

    (bkz: bana bir seyhler oluyor) oyununda altan erkeklinin canlandırdıgı hilmi duran karakterinin tiradı;

    ... anlatacaklarım var! vaaz vermek değil niyetim, duyduğumu söylemek. söylemeye değer şeyler duyuyorum zira. belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sade, ama sade anlatmak için... sen anlat dedi tanrı bana, anlaşılsın diye değil, hiçbir mükafat istemeden anlat... çünkü bir mükafattır artık bir anlatıcıya doğru düzgün anlaşılmak! sen anlat dedi... sen sade anlat! umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat... ders verme dedi kimseye, çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene. çırakları olan bir çıraktır usta, olsa olsa... sen anlat dedi bana tanrı, sen sade anlat.. sevmenin çok az çeşidi vardır gönül raflarında...birini ya da bir şeyi seversiniz ya da çok seversiniz...ama iş sevmemeye gelince sonsuz seçenek vardır önünüzde: ister gıcık olursunuz ister sinir olursunuz iğrenirsiniz tiksinirsiniz hatta sık sık nefret bile edersiniz ne yazık ne yazık insan sevmeme çeşitlerine harcıyor mesaisinin çoğunu oysa sevin dedi tanrı adı sevgili olanlar bile karşılık istiyor kalbinin atış hızına ben seni seviyorum ama dur bakalım sen de beni benim seni sevdiğim kadar seviyor musun önce sizi sevmeyenlerden başlayın işe karşılık istemeden pazarlıksız sevin sizi seveni de sevmeyeni de oysa sevin dedi tanrı...
    0 ...
  6. 4.
  7. sorular yönelttik o'na, o bize tek care sundu 'sevin' evet bu kadar kolay 'sevin dedi tanrı' denedik basaramadık, sevmeyi unutmuştuk biz!

    değiş tokuşu bilirdik biraz, çıkarlarımızı korumayı, seviyor-muş gibi yapmayı, sevgili maskesi takmayı, süslü seviyorumları, bela okuyan sarkıları bağırarak söylemeyi...
    serenadların yapıldığı zamanlar çok uzaklardaydı sevilenin mendilini koklarmış ya beyfendiler gerçekmiymiş sahi?! şimdi koklayıp birbirimizi çöpe atmalar çağındayız mütenamız yok kredimiz yok hiçbir acıya, beklemeye tahammülsüz, sexe doyumsuzuz hep birşeyleri kaçırma telaşı hep gözümüz dışarda yanımdaki güzel ama şu da fena degil hani denesem mi şansımı utancımızı kaybetmişiz ya herşey çok kolay hayır cevabını mı duyduk pişkin gülümsemimizle alırız verdigimiz mavi boncuğu baskasına vermek üzere nasılsa samimiyetsiz kalabalıklarda nice av var daha...

    sevin dedi tanrı; kötülüklerin yaratıcısı olan bizlerdik sevginin yaratıcısı olan o sevin dedi bize ama o bile yardımcı olamıyordu artık sevgisizliğimize şeytanı bile ürkütüyordu gidişatımız tek gecelik ilişkiler yaşanıyordu o yüzden gündüz hiç olmuyordu, bu çağda zifiri karanlık isli puslu bir gece sürüp gidiyordu hayatlarımızda kutsal kavramı din kitaplarında kalmıştı sadece, özel kavramı özelliğini yitirmişti aşk sadece şarkılardaydı şiirler bile kazanova silahı haline gelmişti canını yakmak istiyorsa biri diğerinin sevdigini daha çok seviyormuş gibi yapıyordu zaten güçsüz olan sevgileri ikiye ayırıp nefret yapıyordu kocaman ve böyle sürüp gidiyordu oyun, kimse kendine kötülük çiçekleri sunana iyilikle karşılık verecek kadar erdemli değildi...

    sevin dedi tanrı; başarabilirseniz yapın hadi kötülükleri süpürün bana ibadet edin gitmeyin ibadethanelere isterseniz yeterki sevin, sevmek beni anmaktır sevmek bana tapınmaktır hadi sevin dedi tanrı...

    sevgisizlik çağında sev(e)medik biz, işin fenası sevmediğimize üzül(e)meyecek kadar küflendi kalbimiz...
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük