kişinin kendi iç dinginliği olabilir bazen. en önemli belirtisi, artık kafanın içinde sürekli dolaşan o düşünce savrulmalarının olmamasıdır. bakarsın ki, sakinsin. bakarsın ki, dünya sakin. işte bu yüzden sessizlik, kişinin kendi iç aydınlanmasında belki de son aşamadır.
dilsiz değildir sessizlik, çok şey anlatır anlayana. kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında..bir kaçış değildir sessizlik, bir bakıştan çok daha fazlasıdır. sessiz çığlıkların bir adım ötesidir. hayata olan öfken, insanlara olan kırgınlığın, ve daha nicesi saklıdır içinde sukunetin. rest çekmenin asil halidir anlayana.
insanın delirmesine neden olan durumdur. Özellikle bir gruba konuşma yapılıoyrsa ve gruptan sorduğunuz soruya cevap bekliyorken, karşılığında aldığınız koca bir sessizlik ve bön bön bakan gözler ise. O gözleri çıkarasanız gelir.
kimi zaman artık hayatta olmayan birinin çığlığı kadar unutulmuş ve umursanmazdır kimi zaman ise huzur kaynağı. sessizliğin nerde, kimlerle ve nasıl yaşandığı da önemlidir tabi. isteğe bağlı mıdır yoksa sessizliğe mi mahkum edilmişsinizdir? bunu cevaplamakla başlamalıdır insan işe önce.
bazı zamanlar en çok ihtiyaç duyulanmış başını alıp gittiği zaman anlıyor bunu insan. sessizlikte huzuru buluyor, huzurda da kendini. eğer karışık günler geçiriliyorsa bir numaralı ilacı.
Öncelikle rüzgarın sesini dinlemektir sessizlik..
karar verme aşamasındaysanız,en önemli ihtiyacınızdır..Uzun uzun düşünürsün.Anıların acı tatlı her türlüsünü düşünürsünüz.hayalleriniz aklınıza gelir;tebessümde kalır.
kendinizle yüzleşirsiniz,doğrularınızı yanlışlarınızı en doğru şekilde kendinizden öğrenirsiniz.
Ve labirentler arasındaki bu yolculuğunuzda sessizlik meyvesini verir..
evet eğer karar verme aşamasındaysanızsessiz bir ortamda kendinizi dinleyin..
emin olun bu kararınız muhatabınızı mutlu edecek..