nereliydin ve kaçlısın soruları sorulup, çoktan tanışılmış olunmalıdır tabii. tanışılmış ve o noktadan öteye gidilmemiş olunduğu farkedildiğinde arkadaşın sessiz ve karnından konuşan biri olduğu keşfedilir.
eğer seviliyorsa arada laflanmaya çalışılmalıdır ki bu durumda bile ancak birkaç yıl sonra samimi olunabilir.
samimiyet derken abartmamak lazım, bu tür kişiler siz mesaj atmadan size mesaj atmaya başladıysa eğer, sizi dostu bilmiştir. bazen aklından ne geçtiğini merak edip sorduğunuzda her zaman cevap aynı olacaktır.
-hiiiç.
sık sık kullandıkları sözler;
-aynı ya nolsun
-doğrudur
-eyvallah
-hadi ya
-anladım
-anlıyorum
-benim eve gitmem lazım (ki burda cümleler kurmaya başlanmış samimiyet artmıştır)
-evet
-hayır
olmak üzere ortamlarda kişiliklerini ortaya koydukları sözlerdir.
en klişe olaraktan: nooldu lan karadeniz de gemilerin mi battı?
yada: x hatun sana verecekmiş, ne diyorsun?
bunlar işe yaramıyosa * edin *vengi konuşmasın, canı isterse lan! **
direkt olarak neden konuşmayı sevmediği sorulmalıdır.
- galiba konuşmayı pek sevmiyorsun?
+ ne konuşulduğuna göre değişir.
- sen neyi konuşmayı seviyorsun?
+ geyik muhabbetleri dışında insan ruhunu ilgilendiren her şeyi.
- eğlence de gereklidir ama...
+ ben eğlenemiyorum.
bu tartışmacı ve sorgulayıcı soru cevap yöntemiyle kişiler birbirinin ruhunu belki anlar. anlamak istemeyen de zaten uğraşmaz.
samimi bir muhabbet ve sabır gerektirir. buluştuktan yavaş yavaş açılmasını izlemek ve günün sonunda kahkahalarını ve muhabbetlerini dinlemenin zevki de ayrıdır. herkesin içinde anlatacakları bir şeyleri vardır.
yok arkadaş, ölür de konuşmaz bu. yanımda oturuyor bir tanesi. sadece sorduğun soruya kısa cevaplar verir. o da genellikle homurdanma şeklindedir, o yüzden ne dediği de anlaşılmaz. vazgeçtim ben.
sessiz arkadaşın kişiliğine göre değişkenlik göstermesi beklenen yöntemlerdir.
misal bizim sınıfta çok sevdiğimiz, namazında niyazında bi arkadaşımız vardı, çok az konuşurdu, bizim p*ç arkadaşlardan biri bu arkadaşımıza parmak atmak suretiyle yakınlaşmak istedi, konuşmasını sağlamaya çalıştı lakin ters tepti. yanlış yöntemi seçti, arkadaşımız okuldan naklini istedi o günden sonra.
bu sizin karakterinize göre değişir. aslında sessiz arkadaş yoktur, yani burada sözü edilen gibi. her insan bir şeyler paylaşmak ister. sizin yapacağınız önce onun güvenini kazanmak, sonra ortak konular bulmak. sonra kendinize bağımlı olmasını sağlamak. ilk başta size çok güvenmesi ve bağlanması lazım. sonra beraber bir şeyleri içselleştirmesini sağlayabilirsiniz. kendine güvenini kazanan bu kişiyi zamanla 3 lü ya da 4 lü arkadaşlarınızın içine sokabilirsiniz. kendini ifade etmeyi yeterince içselleştirdiğinde alın size daha konuşkan bir arkadaş işte.
denedim, oldu.
çok severim o arkadaşımı ayrıca.
-şu kız varya hani geçiyor seni sordu geçen
+hangisi lan bumu ne dedi ne dedi nerde oturuyormuş telefon bıraktımı ben biliyordum zaten onuuda bende gözü olduğunu harika gözleri varya ben varya bunu için ölürüm ya güzelliğe bak hacı ne kadar nazik of adı neymiş adını söylemedimi konuşsanıza oğlum ne yaram adamsınız amk ne dedi benim hakkımda nereliymiş filan bahsetseniz oğlum lan alo kime diyorum ben ya amk
-hadi biz kalkalım konuşmak istemiyoruz top oldun mu amk cocu biz susunca nasılmış anladınmı aha gel şimdi arkamızdan yalvar anlatalım ibne seni.
aşıktır konuşamıyodur bezmiştir hayattan cinsel engelleri olmayan karşı cinsle tanışması gerektir .
+bu kız iş miş birader acık zorladın mı koparırsın bişyler
-canım istemiyo ben gözdeyi seviyorum
+oglum veriyo bu kız ! bi iş at eli yüzü düzgün adamsın
+kız avealımıymış ?
edit : işe yarayabilir zaneddiyorumsanıyorumdiyedüşünüyorum