birçok insanın sesleri dışında kim olduklarını bilmediği, halbuki kulaklarımızda güzel sesler bırakan, çoğu zaman -kim bu ses ya? dediğimiz sanatçılardır. *
(bkz: yetkin dikinciler)
(bkz: şenay gürler)
(bkz: gülen karaman)
bu adamları (ve dahi hanımları) hiç kimse siklemez, bir animasyon filmi falan olmadıktan sonra kimse isimlerine bakmaz, günde dört mankenle çıkanı yoksa bir kez bile basında görülmez ondan sonra birisi bu adamlardan bahsedince vay efendim gizli kahramandırlar, sanatçıdırlar, bilmemnedirler...
madem öyle bahsi geçince de ''çok da sikimdeler'' desene, ''sen söyleyince duydum adını'' desene, ne kasıyorsun! yok sanatçıymış yok emekçiymiş. senin zorlama söylemenle kimse bir bok olmaz. gerçekten değer veriyorsan sen söylemesen de o bilir nasıl değer gördüğünü. iki üç eleştirmen birkaç vatandaş dışında, sıkma entel tavırların kurbanıdır özellikle bu adamlar.
kendilerinin yüzlerini pek tanımasak da izlediğimiz filmlere sesleriyle hayat veren, onlar da olmasa oyuncuların ne halt yiyeceği bilinmeyen, zor koşullarda işlerini yapmaya çalışan, az sayıda yetişmiş nitelikli kişiler.
uzun sure sadece dinledikten sonra kisilerin yuzunu gordugumde sanki onu da seslendiriyolarmis gibi hissettigim yanilsamayi saglayan mustesna insanlar...
murat şen karayip korsanlarında jack sparrow'u seslendirmiştir. orjinalinden çok daha güzel olduğu hemen farkediliyo. bunun dışında son zamanlarda lostta sawyer'ıda seslendirmeketedir. daha bi çok yabancı filmde rastlamaktayız. bi ara flash tv de amerikan güreşi sunuyolardı, çok geyik bişeydi.
bunun dışında umut tabak polat alemdarı seslendiriyo..
Bir ses fetisi olarak tiplerini merak etmeyi uzun yillar once biraktigim insanlardir.
Olur da ulu ya yollari dusup de bu entryi okurlarsa diye not editi: kurban olayim sesimiz guzel, gözlerden uzagiz diye yaymayin o gotu gobegi. Hayal kirikligi yasiyoruz.
Deadpool u alt yazı izlerseniz seslendirmede dahi ahlaki değerlerimizin ön planda olduğunu görürsünüz. repörtajında seslendiren kişi: beni rahat bırakın dedim. Onlar da beni ölçütlendirmedi. Ben de sınırlarımı bildim. Çok küfür vardı diyor. Haklı efendim. Fakat alt yazıda o küfürleri okurken kendi iç sesimizle okuduğumuz için bu bizi rahatsız etmiyor çünkü küfür gizli edilmiş gibi bir his oluşturuyor.
Ben tanrıyım diye ortalıkta gezen şahıslar. Vay anasını sayın seyirciler.. Bunu daha çok ikinci kuşakta görürsünüz.. işleri konuşmak olsa da inanılmaz egoları vardır. Oysa bu mesleğin duayeni "bizler ses işçiyiz demekle" sadeliğini ve mütavaziliğini göstermiştir. (bkz: Nur subaşı) (bkz: ego şişmesi)