gökhan kırdar'ın 1994 yılında çıkardığı albümünün çıkış parçası.
henüz uyanık değil gün
henüz dolmadı vaktimiz
konuşmaya korkuyoruz
sözler zaten gereksiz
ıslak sokaklar kimsesiz
yalnız sessizlik
yalnız biz
fırtınadan önceki sessizlik gibi sanki
çabuk ol yüreğim unuttu herşeyi
yalnız seni istiyor
dokun bana düşünmeden
çabuk sabah oluyor
ellerin sanki serseri mayın
yakıyor dokundukça
dünya son son hızla dönüyor sanki
ellerin sarınca
ellerin sanki serseri mayın
titriyorum düşündükçe
eriyor içim
karanlık ve sen
dayanılmaz
delice
athena'nın realistliğe en çok ihtiyaç duyacağınız ayrılık sonrası döneminizde "unutulacaksın, unutulacaksın" dizeleriyle gözünüzü açması ve başucu şarkınız olması muhtemel şarkısı.
dokunuşlar bir kedinin gözlerindeki şefkat isteği gibiydi, severken sevilmek istercesine titreyen elleri, vücudundaki sıcaklığın düşmesiyle bir titreme geldi kalbinin tam ortasından başlayan. Hayattan zevk almak için gözlerini kısıp odaklanması gerekiyordu. tek taraflı aşkın en büyük madurlarından biriydi aynı zamanda. bir Platonik değildi ilişkisi, platonik olmasını tercih ederdi sevilmeye ihtiyacı olduğu gecelerde. suskunluğu derin düşüncelere dalmasını sağladı. daldığı düşünce havuzunda gözü gözü görmüyor hayattan bezmiş insanların içini acıtan sözcükleriyle tek başına baş etmek zorunda kalıyordu. serseri bir mayın gibi ansızın patladı, ne varsa içinde artık içinde değillerdi, gözlerini dikmiş şimdiye kadar hiç olmadığı kadar kararlı ve hiç olmadığı kadar üzgündü. bir hiddetle kalktığı için tansiyonu yükseldi ve başı dönüp yer düştü. belkide olması gerekende buydu, zira uyumak uyanık olmaktan daha az acı veriyordu kabussuz gecelerde...
Ansızın ortaya çıkan genellikle kötü sonuçlara neden olan durum.