işine gelince avrupa amerika'dan örnekler verir onları över:
--spoiler--
şehir eşkıyalığından haz etmeyen yazar.
bak bakalım başka avrupa ülkesinde veya amerika da oluyor mu bu dediğin?
kimseyi rahatsız etmeye hakkınız yok.
sana neresi gösteriliyorsa orada yap eylemini veya bayram kutlamanı.
eğitim şart.
--spoiler--
kendisi de kadın. ancak serpilem'i kadına dair, hayata, ne bileyim ilişkilere dair tek bir başlıkta göremiyoruz. ama biz burdan kadın olmadığına dair bir sonuç çıkarmıyoruz dimi? yani diyorum ki yazmamış olmam çalışanların yanında olmadığım anlamına gelmez.
ayrıca işine geldiği zaman özgürlükçü. bir yandan özgürlük vs...nidaları atar, bir yandan sivilce çıkınca beynini aldıran birinin icraatlerini savunur. sonra bu kısıtlamalara tepki gelince köylü kurnazlığıyla '' bakın biz demiştik bunlar terörist, anarşik'' der.
güzel taktik. böyle devam.
edit: ayrıca çok merak ediyorum taksim'in olaylar çıkacak diye yasaklandığına inanıyor mu?
karşıma geçse sözlükteki yazdıklarını yüzüme söylese, suratına bile tükürmeyeceğim akp sempatizanı yedinci nesin sözlük yazarı.
akli dengesinin yerinde olmadığı bir kenara dursun, vicdanı yok bu insan görünümlünün. türk olduğundan bile utanır öyle tiniyette.
çok pis ak troll olan yazar. nerde sapsaçma absürd bir ak(?) parti propagandası var kimin yazdığına bakmama gerek bile kalmadan bu kişi olduğunu anlayabiliyorum artık.
partizanlığı ölümlerin bile üzerine çıkmış. zaten berkin'de, ali ismail korkmaz'da anlamıştık. şimdi de soma'yı siyaset malzemesi yapmayın diyor. utanması da yok.
(#23822016) bacım, ikimizinde demek istediği şey aynı yere çıkıyor. sorun başbakanda o zaman? sen hala daha neyini savunuyorsun o halde? evet adamlar bizimle dalga geçiyor. senin benim yaptığı hataları adamlar mizah konusu yapıyor. evde zor tutulan yüzde elli nin verdiği karar ile dalga geçiyor adam. vicdanı sızlaması gereken kişiler onlar. bakanlar... milletvekilleri... biliyorum, sende katılıyorsun bu dediklerimize içten içe ama gözünün gördüğünü kalbin yalanlıyor işte senin. tıpkı diğer yüzde elli gibi. rte halka yumruk atmakla son derece haklı. 284 işçinin ocağını söndüren olaya ''kader'' deyip geçeyim bir de üstüne üstlük güncel bir örnek veriyim nasıl olsa her dediğimi yutan kitle var, onlar bana inanır diye. adam baktı ki ben ne yaparsam yapayım adamlar inanıyor, ''içine edeyim lan böyle cahil halkın'' diyip salladı yumruğu. valla başbakanın yerinde olsam iki üç tane daha çakardım, ''vay ben sizin cahil yalakalığınıza edeyim'' diye.
gül hatırı için "hep birlikte soralım bu canların hesabını" cümlesini bir kenara not ettiğim yazardır.
şuradaki (bkz: yaşam odası) entry ve chp'nin reddedilen önergesi sorumluluğun kimde olduğunu açıkça gösteriyor.
ortada letonya ve güney kore örnekleri de var... ama üzüntüsünden olsa gerek, hala baş sorumlunun kim olduğunu tespit edememiş. varsın öyle olsun. üzüntüsü geçince hatırlatmazsam namerdim...