''Biri kürt biri türk olunca verilen farklı tepkiler milleyetçiliğin nasıl bir şey olduğunu gösteriyor bize!''buyurmuşlar. Serap kardeşimin nereli olduğunu bilmiyodum dün, bugün de bilmiyorum, hiç mi hiç merak etmiyorum. Bildiğim ölümüyle kahrolduğum..Babasının kızını hava karanlık diye durakta beklediği geliyor aklıma.Biberonla yavru ayı besleyen pkklılar kadar olmasa da(!) benim de duygularım var üzülüyorum. Bir de kendi adıma söliyim elin teröristiyle niye karşılaştırayım serap'ı deli miyim..
çok sabrettim okumayacağım bu başlıkları diye...
ama gönlüm elvermedi.içim acısa da, öfkem tavan yapsa da okumalıydım.daha çok sinirlenmeliydim ; daha sonra olacakları önlemek için gereken gücü bulmak adına.vicdanımı unutturmalarına izin vermemeliydim.
hayallerini yaktılar onun, en güzel yıllarını...
nerden bilebiliriz bu şerefsizlerin yarın bizim, sevdiklerimizin karşısına çıkmayacağını.kardeşliğimizi, birlik beraberliğimizi hatırlamamız için birilerinin ölmesi mi gerekiyordu...
inanamasam da; inş. bir daha görmeyiz bu gibi şeyleri...
inş. bu şerefsizlere haddini bildirecek güç ve fırsatı bulabilirm her zaman, ölmek pahasına...
--spoiler--
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.*
--spoiler--
(bkz: nazım hikmet ran- yaşamaya dair)
boğaz düğümleyen kızdır. sadece kendisi yanmamış hepimizi yakmıştır. onu yakan şeytanlaşmış insanın yakında serbest kalacak olması da ateşi ciğerlerimize kadar hissetmemize neden olmaktadır.
fotoğraflarında yanan gencecik bedenini gördüğüm gibi, yeniden kardeşleşmeyi beceremediğimizi de görüyorum.
Her iki tarafın öfkesini, bu öfkeyi bileyleyenleri görüyorum yanık bedeninde...
ve ben, artık bu fotoğraflardan görmek istemiyorum.
tıpkı, aydın erdem'in kurşunlanmış bedeninin fotoğrafını görmek istemediğim gibi...
Otobüse molotof kokteyl atmayı demokratik bir eylem olarak gören bir zihniyeti savunanlar tarafından hayatı elinden alındı.O genç bu demokratik eylemin kurbanı oldu.
anacığı yaşadığı sürece ağlamaya mahkum edilmiş genç kız. ne kendisi anlayabildi neden yakıldığını, ne anacığı anlayabilecek, varsa bilen biri söylesin o kadıncağız hangi tevekküle sarılabilecek.
tsk'nın ölümüne sebep olduğu bir diğer çocuktur, kabul. nasıl mı?
tsk, yurdumdaki azınlıklara haksızlık etmiş, şiddet uygulamış, baskı altında tutmuş, isyan etmeye sevketmiştir. bunun nihai bir sonucu olarak da canı yanan insanlar, çaresizce belediye otobüslerini ateşe vermiş, can havli ile sağı-solu bombalamış, karakollar basmış, uyuşturucu dahil her türlü kaçakçılık ile de kendisini finanse etmiştir. küçük serap da bu şekilde kaybetmiştir hayatını, suçlu tsk'dır.
senaryo böyle değil tabi ki...
tsk, yurdumdaki 3-5 tane çapulcu ile o veya bu şekilde başedememiştir. göt kaşıntılarını giderememiştir ve nihayetinde bu insanlık fukaraları da yaşına, yaşantısına bakmaksızın katletmişlerdir serap'ı... bu cesaretle hala sokaklarda zılgıtlar atabilmektedirler yüzsüzlüklerini sakladıkları poşuları ile. suçlu, tsk'dır.
o da değilse milliyetçilik suçlu olsun, gönlüm kalır, darılırım sonra... ama asıl sorulması gereken soru serap'ın suçu günahı neydi? "yanlış zamanda yanlış yerde olmak" diyenleri gıdığından öpeceklermiş demedi demeyin...
onun canını 17 yaşında alan piç kuruları , pezevenk, ağızları salyalı köpekler , can veremezler inşallah , inşallah cayır cayır yanarlar da sönmezler.
hani unutmuyorsunuz ya hiç bir şeyi , hani beş kişi birleşip yollara dökülüyorsunuz ya demokrasi barış diye ey barış' sevdalıları , şimdi de çıkar mısınız yollara , şimdi de bağırır mısınız sokaklarda şimdi de sisteme ayak direr misiniz ?
ne olursa olsun anasını satıyım , sadece ;
umutsuzluklara , ölümlere , kanlara rağmen (bkz: unutma) o yavruyu.
demokratik açılım, dağdan indirme operasyonları, basit sığ barış sözcükleri, hükümet üyelerinin ağızlara sakız olmuş duyanlarda tiksinti yaratan kuru, sahtelik dolu, timsahın gözyaşları tadında ki beyanatları. bunların hiç birisi bu genç kızı geri getirmeyecek ve asıl görevi ülkesinde ki insanlarının yaşama hakkını sağlamak olması gereken siyasi iktidar, demokratik açılım gibi içi boş bir hayal peşinde koşmaya devam edecek.
efendiler, önce yurttaşlarınızın en doğal hakkı olan yaşayabilme haklarını sağlayın, sonra demokrasiye el atarsınız!
ve serap, hiç bir suçu günahı olmayan, tek kabahati türkiye gibi rezalet bir yönetime sahip ülkede yaşaması olan serap, 3 saat sonra tüm türkiye nin unutacağı serap, ailesinin ise bir ömür boyu göremeyeceği, annesinin yanaklarından öpemeyeceği, babasının saçlarını okşayamacağı, bir sevgilinin ve o sevgili tarafından sevilmenin sahiplenmenin tadını bu duyguları tadamayacak serap, genç yaşında hayata veda edip güzellikleri yaşayamayacak olan serap, 2009 yılında yaşama hakkı kendisi gibi "insan" tarafından yaşamı söndürülen serap.
ağla türkiye gencecik fidanların ölüyor!
görüntülerini gördüğüm anda vicdanım titredi. bu nasıl üzücü bir durum, nasıl bir vahşet? kimin hangi saçma ideolojisi bu görüntüyü saklayabilir? çok mu kutsal sizin ideolojiniz orospu çocukları? sıçayım hepinizin yüzüne, siz ölümü çok hakediyorsunuz.
gerek medyanın, gerek siyasetçilerin, gerek tüm sözlüklerin yazarlarının bir türlü hakkında konuşmaya cesaret edemediği masum bir evlat.
siz, bir evladı yanık acıları içinde bırakıp sözde özgürlüğünüz için savaştıklarını sananlar! siz, bu dünyadaki en aciz ve zavallı mahluklarsınız. allah en kısa zamanda aynı acıları size yaşatsın. hem de fazlasıyla.
o suçsuz kız vefat etti, dayanamadı daha fazla. hiç bir kelime ailesinin acılarını dindirmeye yetmez. hiç bir kelime o kızın çektiği acıları ifade etmeye yetmez. lanet olsun ki umutları, hayalleri böyle iğrenç bir şekilde sonlandı.
yüzüne o molotofu atan orospu çocuklarının yakılmasının vacib olduğu, gencecik yaşta hiç alakası olmadığı bir olayda trajik bir şekilde vefat eden kızımız.
eve geldiğimde, ölüm haberini televizyondan duyduğum an boğazım düğüm düğüm oldu.
en neşeli şekilde geldim işten, televizyonu açıp; dünkü olaylar ne şekil aldı diye bi bakayım dedim,tokat saldırısı ile harbiden tokat yedim. bu kızcağızın ölüm haberi aparkat gibiydi amına koyim. tokattan daha çok acıttı. umudu vardı ya, umudu:
--spoiler--
bir haftada ayağa kalkacam.
--spoiler--
otobüsü geçtim hadi, bir insanı göz göre göre nasıl yakarsın ya, yazık. çok yazık.izmir' de denk getiremedim sizi, ama denk getirecem.
haberleri açtım, iştahım öyle bir vardı ki. tam yemek saati, açtım haberleri;boğazım düğüm oldu, şoktayım. daldım gittim; ailesinin acılarına, abisinin laflarına... ardından yeni habere geçildi. geçen diyarbakır' da yaşanan olaya. teröristlerin sıçtığı çocukların yaptığı eylemde, geberen piçin cenaze törenini gösterdi. eksik olur mu hiç dtp' nin kültür bombası; milletvekili. herşeyi çok iyi ezberlemiş ve öğrenmiş. yanlışlar var; ölen bu teröristin oğlu teröriste kalkmış; "şehit" demiş, görgüsüz. bir teröristin oğlu da terörist ise o şehit olmaz. o; yolunun yolcusudur, piçtir. kendi ölümünü kendi seçmiş. yolu belli, yani; yollu. onların seçtiği orada piçe şehit diyor, bizim seçtiklerimiz amerika' da görüşmeleri uzatıyor. amerika kimse...
iyiki gebermiş amına koyim. bi tane azaldı diyecem fakat bunlar sıçar gibi çocuk doğuruyolar. ne kadınları yarrak görmüş, doymak bilmiyorlar. ne de babaları amcık görmüş, dinmiyor abazalığı. nerede parçasını verip, kızını hayatta tutmaya çalışan anne baba. tel bildikleri şey; sıçıp- sokağa atmak. hem de bir piç olarak.
işte serap piç değildi, o çocuklardan değildi.
bre insansıfsızlar ne bu kızın suçu? öss' yi kazanmak için kıçını yırtması mı? yoksa çıkıp sizlere topla tüfekle saldırmaması mı? yoksa sizlerden olmadığı için mi? yolunuzu sikeyim. yolunuz da belli ya siktir et.
iştahım kaçtı. iştahımı kaçıranları sikeyim.
çiçek gibi kız gitmiş. suçu; tek kaş olmaması, kürt olmaması değil ha. suçu; hayallerinin çiçek gibi olması.
şimdi ailesi, başka hastahanede yatan ve öldüğünden haberi olmayan annesi ne yapsın? yaşaması için ona parça veren annesi. yerine koymaya çalışıyorum kendimi, olmuyor. çünkü kızın öldüğünü biliyorum, o kadar acıyı düşünemiyorum. annesi ne umutlarla yaşıyor. ama annemde gördüm o acıyı; gözleri dolu..
abisi çok güzel söyledi; biz de mi otobüs taşlayalım, molotofları alıp insan yakalım.
abisi hırsından eline tırnak makasını alsa eline, doğrasa önüne gelen kürdü- göçmeni- çerkezi, kimse bişey diyemez. gelsin, götümü kessin, sesimi çıkarırsam. yeter ki; acısı hafiflesin, biraz olsun dinsin.
olm onun hiç suçu yoktu. tek suç; molotofu atana kimlik veren, devletimin.
bu devlet, yaşadığım süre zarfında beni hiç bu kadar çığrımdan çıkartmamıştı. öyle durumdayım ki; kapıya asker gelip "hadi kalk, doğuya gidiyoruz" dese, ekmek bıçağını alıp gitmessem; o molotofu atanlardan olayım.
sağcı falan değilim, hiççiyim. ancak şunu söyleyebilirim: terörist yanlısı gösteri yapan herkesin üstüne gerçek mermi yağdırılsın. bu işin başka açıklaması yoktur.
eğer ben sokağa çıktığımda karşımda molotof kokteyli atan şerefsizler görüyorsam bunun çaresi budur. benim gibi masumlar öleceğine, hayatlarındaki en büyük başarısı adam öldürmek olan bu godoşlar ölsün.
güler zere' nin yaşam hakkı için sokaklara dökülenler serap eser'in de yaşam hakkı vardı. noldu lan niye sesiniz çıkmıyor? şerefsiz hümanist çiçekleri!!
pkk ve meclisteki yandaşlarının sponsorluğunda düzelenen molotoflu saldırı sonucu hayatını kaybeden 17 yaşındaki şehidimiz. nur içinde yatsın.
demek ki artık, uzun süredir ab'ye ve diğer dış yandaşlarına sevimli güzükmek için, sivillere saldırmayan teröristler artık hedef seçerken seçici davranmaktan vazgeçtiler. yani sadece askerlerimiz değil, hepimiz birer hedefiz onlar için. hepimiz serap eser'iz.
"dtp kapatılırsa, gerçekleşek olan gerilimden ve kaos ortamından biz sorumlu değiliz" demeye getirdi geçen gün osman baydemir ve bazı dtp'li vekiller. alenen devleti ve türk milleti'ni tehdit ettiler gözümüze baka baka. son günlerde hergün yaşanmakta olan taşlı, molotof kokteylli, havai fişekli saldırılarıda güzelce organize edip, büyük keyifle izleyip, içlerinden; "bakın bunlar sadece başlangıç, ciddi olduğumuzu anlayın" diyorlardır herhalde.
madem öyle, dur bende size bir tehdit savurayım:
size diyeceğim şudur ki serap eser'in katil(ler)i; artık kime güvenipte bu cüreti kendinizde bulup bizi tehdit ediyorsanız, yakında size kurşun sıkamayan polis yerine, karşınızda sabrı tükenmiş ve polisin gösterdiği zorunlu sabrı gösteremeyen bit türk halkını bulabilirsiniz. eğer benim canıma, benim topraklarımda, başka bir milletin militanları kastediyorsa ve benim polisim benim canımı koruyamıyorsa, ben de kendi canımı savunma hakkımı kazanırım bu sefer.
eğer size uzatılan ele, fırsata ve gösterilen iyi niyete karşı verdiğiniz tepki bu ise, o eli uzatan hükümeti başa getiren halk, size el uzatmak yerine silah doğrultacak hükümeti de başa getirmesini bilir.
evet, olacaklardan biz sorumlu değiliz sizin tabirinizle.
umarım kafanızda azıcık akıl, kalbinizde azıcık vicdan, ruhunuzda azıcık insan kalmıştır.
it sürülerini bu ülkeye kahraman olarak alan bi zihniyetin izlediği yol sonucunda, bu it sürülerinin gelip masum bu vatan evletlarının canına kast etmesi sonucu feci biçimde yanıp birkaç gün yaşamla mücadelesini yaptıktan sonra hayata gözlerini yuman kardeşimiz.