seni yıkan o cümle

entry10 galeri0
    1.
  1. Yanlış anlama ama benim Süleyman (eski sevgilisi)ile sezen aksu şarkılarıyla çok hatıram var .tarih 28 Kasım 2003 Cuma.ertesi gün askere gideceğim ve nişanlımı en az 2 ay görmeyecektim.
    1 ...
  2. 2.
  3. Mutlu olacağız diyordu. 'öylelermiş'...
    1 ...
  4. 3.
  5. 4.
  6. Görüp görebileceğim en mükemmel anne figürü dediğim çalışan kadın arkadaşımız masama geldi;
    -..... Hanım biraz konuşabir miyiz ? Dedi.
    Kaç yıldır bizimle, bir kere bile birinden şikayet ettiğini, işle ilgili bir şeyi dert edip benimle konuşmaya çalıştığını görmedim. Kalktım hemen,
    -tabi otur., dedim sandalyeyi gösterdim.
    Sürekli parmaklarini birbirine dolayip duruyor, gözüme bakmaya cesaret edemiyordu. En son dayanamadim, avuçlarıma aldım durmadan hareket eden ellerini, alttan gözünün içine bakıp;
    -sizi dinliyorum... Hanım, dedim.
    Sesi çıkacak gibi oldu yine çıkmadı, tek elini avcumun içinden alıp telefonunu açtı bana çevirip önüme bıraktı. Bu bir hastalik teşhisi ile ilgili bir kağıt raporun fotoğrafıydi. Elllerini bıraktım, tuttum telefonu, teşhisin nasıl konulduğu, nerede kaç cm ne olduğu yazıyor ama o kadar paniklemişim ki hiçbir şey anlamadığımi söyledim. Sayfayı eliyle büyütüp yazanı okumamı istedi;
    "Hastaya lösemi teşhisi konulmuştur" yazıyordu...ne yapacağımı, ne diyeceğimi, nasıl tepki vereceğimi şaşırdım, kadının ağzından tek kelime çıkmıyor, gözleri doluyor burnunu çekiyor. Kekeleyerek;
    - nasıl? Kim? Nerden biliyorlarmış? Kaçıncı evre? Diye saçmalama soru zinciriyle bodoslama daldım kadına.
    - eşim...dedi...
    Nefesimi soluğumu ve kalp çarpıntımi düzenlemeyi bekledim, yutkundum. Kaçıncı evre dedim, evre teşhisi bu hafta tamamlanacakmış...
    Dedim; "ne yapayım senin için hemen söyle, işi gücü birak geç eşinin yanına, çocukların nasıllar, hadi gidelim doktora , bak bir sürü doktor müşterim var hepsinde hatrim var hadi gidelim" dedim yerimde duramaz halde. Elimi tuttu, elimi öptü benden kaç yaş büyük kadın, elime yüzünü koyup gözyaşları süzüldü parmak aramdan avcuma...
    -lutfen, bu haftayı sadece beklememiz gerekiyor, haftaya tedavi süreci başlayacak, izin verirseniz bu hafta da çalışayım,çünkü çocukların haberi yok ben evde durursam çok ağlarım anlarlar, dedi... Para pul içinse sen evine git senin aylığın devam edecek, ve daha ne kadar lazım hemen söyle dedim, kafa salladı; " hayır mevzu para değil, mevzu benim güç toplamam lazım bu süreci yöneten olacağım için ve bu da evde çocuklarımın eşimin gözünün içine baka baka çok zor" dedi.
    Birkaç saat toparlayamadim kendimi, restaurantta çalan muziklerden imtina ettim kadın orada eşinin canı için endileşelenirken. Kadın o halde bile güçlü olmak zorunda olduğunu söylüyordu, ağlayıp sızlama lüksüm yok, çocuklarıma hissettirmeden, eşime acıyan gözlerle bakmadan bu işin de üstesinden gelmeliyim der gibiydi. Kadın, acısını bile yaşayamıyordu...hayat bu kadar mı kısa gerçekten, yıllarca hayatını paylaştığın birinin hayatından akıp gidişine bile güçlü olmak zorunda kalmak delirtmez mi insanı?
    9 ...
  7. 5.
  8. 6.
  9. 7.
  10. seni hayatımdan silerim... (tabiiki silemedi).
    0 ...
  11. 8.
  12. “Artık seni sevebilmek için bir neden bulamıyorum. ilişkimizde bir gelecek göremiyorum. Çok güzel bir 4 yıl geçirdik herşey için teşekkür ederim ama artık hayatımda birisi var ve onunla bu konu yüzünden problem yaşamak istemiyorum.”

    Her vurgusu her tonlaması 1.5 yıldır her gün kulağımda çınlıyor. Toparlanmış değilim. Toparlanmaya niyetim var mı? Emin değilim.
    2 ...
  13. 9.
  14. gelen her güncelleme yazısı.

    E yeter bi dur artık.
    2 ...
  15. 10.
© 2025 uludağ sözlük