geceler boyu, gündüzleri de dahil düşünmekten beter olduğum ve aklımdan hiç çıkmayan o kişinin beni sevmediği gerçeği ile yaşamaya mahkum edildiğim o lanet durum...
her yanına gittiğimde, onla konuşmak, onla bir şeyler yapmak için elimden geleni ardıma koymasam da, ne yapalım, sevmedi.
yanında olduğum olmadığım her an, sevgimi ne kadar çok göstersem de, onu bunu yapsam da yok. fayda etmedi.
onunla geçirdiğim güzel zamanlarım ve bir o kadar da kötü zamanlarım olmasına rağmen ben gene de sevmeye devam ediyorum. hayat onsuz da bir şekilde devam ediyor elbet, ama o da olsa benle, daha iyiye gitse her şey keşke.
benden size tavsiyedir, sizi sevmeyecek insanları sevmeyin. ciddiyim, sizi sevmeyecek, çok abartılmayacak kadar kötü bir şey yaptığınızda sizin suratınıza vuracak, sevginize karşılık vermeyecek ve sizi itin götüne sokmaya çalışacak insanlara gitmeyin.
"Oneitis bir kişiye kafayı takıp bağlanmak, ondan başka hiçbir şey düşünememek, bütün odak noktasını ona çevirmek, dünyayı onun etrafında döndüğünü sanmak, o olmazsa sanki dünyanın sonuymuş gibi kendini eksik hissetmek ve aslında bir çeşit de aşağılık kompleksi olarak tanımlanabilecek bir takıntı türüdür."
kendimi eksik hissedip her şey ve herkesten uzaklaşmamı sağlayan durum. tabi onca zaman geçmesine rağmen yüksek derecede özgüvensizlik hala peşimi bırakmıyor.
çok kötü bir durumdur. mantığın duygularına söz geçiremez. kendini değersiz hissettirir. tek çözümü yol yakınken vazgeçmektir. kolay değildir ama tek çare budur.