eğer hayatınızda bu cümleyi; belirli kişiler hariç fazla kişiye demediyseniz , laçka etmediyseniz, söylediğiniz kişiyi gerçekten sevmişsiniz demektir bana göre.
En kısa cümle kategorisinde olsa da, en zor söylenendir çoğu zaman.
Ağır mı geliyor, sevginin sorumluluğu mu korkutuyor, söylersem değerim düşer endişesi mi yaşanıyor, duygu aktarma özüründen dolayı mı, bilmiyorum.
Tek bildiğim, geldiği an söylenmesi gerektiği.
Geç olmadan...
kadınlar nezdinde kültürlere göre farklı etkiler yaratacak iddialı bir sözdür. Amerikalı bir kadına seni seviyorum demek evlenmeden ya da aynı eve çıkmaya karar vermeden önceki önemli bir aşamadır. Hatta bu sözü duymasıyla ''bir dakika ne oluyoruz'' şeklinde bir tepkiyle ayrılma kararı verebilir amerikalı kadınlar. Çünkü zamanlaması çok önemlidir, adeta bütün bir ilişkiyi tabanından sarsabilir. Türk kadınlarına gelince sıradan ve duymaya alışık oldukları klişe bir cümledir. Japonlarda durum daha farklı, zira dillerinde tam olarak 'seni seviyorum'a yakın bir kelime yok. Onun yerine hoşlanmak(suki) ve etkilenmek(ai) gibi iki kelime ile durumu anlatıyorlar ve gerçek hayatta yine pek duymuyorlar. Fransızlar da bize benziyor bu konuda yani seni seviyorum deme aşamasına daha hızlı ulaşıyorlar.