çağdaş hukukçular derneği başkanı çok sağlam ceza avukatı. eskiden hafız olduğunu ve şimdilerde de sosyalist olduğunu çekinmeden söyleyen samimi birisidir. türkiye'de gündemi meşgul eden onlarca davayla ilgilenmiştir:engin çeber, şemdinli davası, mehmet ağar davası, güler zere...
birkaç ay önce cnnturk'te bir programa katılan çağdaş hukukçular derneği başkanı.
programda farklı söylemiyle genel türkiye toplumunun alışık olmadığı, korktuğu ifadeler kullanmıştı. silahlı mücadelenin, siyasi mücadelenin bir parçası olduğunu söylemişti, çok da tepki çekmişti. biraz daha konuşsa stüdyo basılacak diye korkmuştum.
iyi adamdır.
şu video da asıl suçluları, suçlarıyla birlikte teşhir etmiştir. ayrıca şu anda türkiye'de siyasal davalar içerisindeki en iyi 3 avukattan biridir kanımca. sosyalisttir.
dokuz eylül hukuk kantininde sohbet ettiğim çok sağlam bir kişiliği ve fikirleri olan şahsiyet. siyaseti, üniversiteleri, sokakları kısacası her şeyi hukuktan kurtarmamız gerektiğini kurtarmadığımız takdirde bu düzenin böyle devam edeceğini belirtmiştir. ayrıca bıyıklarına ve piposuna hayran kaldım.
saçma sapan dayanaklarla savunmaya karşı kurgulanmış (bkz: çhd davası)nda duruşmanın başından bu yana mükemmel konuşmuştur. fakat an itibarı ile kelimenin tam manasıyla ders vermektedir.
"... (bkz: mütedeyyin) görüntüsü altında hırsızlık yapan politikacılarınızın, cemaat mensubuyuz diye boğazına kadar adaletsizliğe ve ikbal merakına boğulmuş yargıçlarınızın dindarlığı bizi korkutmaz. eğer gerçekten herhangi bir dinin kitabına inanıyorlarsa, korkması gereken onlardır.
yoksullar bazen yorulur, sık sık da yenilirler.sabretmek ile teslim olmayı; soluklanmak ile vazgeçmeyi sakın birbirine karıştırmayın. elbette halkı sonsuza kadar bu diyanet masallarıyla uyutamazsınız; hak gelir, batıl zail olur!
şimdi kötü günlerdeysek de her şeyin bir zamanı var.
the times is out of joint" diyordu hamlet. gerçekten de onursuz bir çağ bu; zamanın çivisi, menteşesi çıkmış ve yerine takılmayı bekliyor.
kim takacak? onu da marx söylüyor ... henüz gelip çatmamış devrimcinin saati vardır...
Bugün SOMA'da darp edilip gözaltına alınan ÇHD Başkanı avukat. Rödovans gerçeğini; Soma Katliamının nasıl gerçekleştiğini 15 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da anlatıyor. satır başları şöyle; ''Burada planlı, hesaplı göze alınmış cinayet var. Katliama dönüşmesinde de çok ihmal var. Burada grizu, trafo patlaması yok. Yüksek rekolte için işçi feda edilmiş durumda.Yarın savcılığa bu konuda başvuruyoruz; bize göre bu soykırım suçu. Soykırım suçunun tarifi çok açık. BiR iNSAN GRUBUNU SiYASAL NEDENLERLE SiSTEMATiK OLARAK KATLEDiYORSAN KASTEN, BUNA SOYKIRIM DENiR. EVET BURADA BURJUVAZi iŞÇi SINIFINI SiYASAL NEDENLERLE KATLEDiYOR, SoYKIRIM BU. BiZ BÜTÜN MALLARINA EL KONULMASINI iSTEYECEĞiZ YARIN. SOYKIRIM KATALOG BiR SUÇ, MALLARINA EL KONULMA YETKiSi VERiYOR SAVCIYA. BiZ HUKUK POLiTiKASI AÇISINDAN BUNU SAVUNACAĞIZ. Çok önemli. Bu acı paylaşılacak, bu yaralar sarılacak ama BU KIRIĞIN YAPIŞMASINA iZiN VERMEMEK GEREKiYOR. Hükümetin ve sermayenin elinde inanılmaz yöntemler var. Şimdi tazminat avansları dağıtmaya başlayacaklar. Ailenin geride kalan fertlerine iş verme garantisi, askerlikten muaf tutma, vergi sigortayı erteleme, maaş bağlama her türlü saçmalıkla; hükümete yönelmiş, devlete, sermayeye yönelmiş suçlamayı , DAVALARI, talepleri ve tepkiyi düşürmeye çalışacaklar. Başarılı olurlar. elimizdeki tarihsel örnekler gösteriyor ki halk bir süre sonra ölümü kader kabul ediyor, kendisine öyle öğretilirse...''
güzel nutuk atabilen komünistlerden biridir kendisi. Soma ile ilgili yaptığı tespitler ve dikkat çektiği noktalar gayet doğrudur ancak kendisinin bir terör örgütünün yandaşlığını ve avukatlığını yaptığı da buz gibi gerçeklerden biridir. DHKP/C gibi örgütlerin ne derece tehlikeli olduğunu ve gençleri nasıl kandırdığını bu avukat profiliyle anlamak oldukça kolay. iyi konuşan ve çevresindeki kişileri etki altına alabilen kişiler en tehlikeli olanlarıdır. Yaptığı açıklamanın doğrulu tartışılmaz ancak kendisinin de en az eleştirdiği hatsa ruhlu kişiler kadar hasta olduğu aşikardır.
7 mehmetçiğin şehit edilmesinden sorumlu olan güler zere için eylemlerde en önde olduğunu herkes biliyor o yüzden çok fazla pohpohlanmasına ve "yürü be" denmesini anlamsız buluyorum. Dursun karataş adlı terörist caninin cenazesinde de "biz dayının cenazesinde bulunmadık cenaze sahibiydik" demiş bıyıklıdır.
şov kültürünü ve komünist ajitasyonu da hem pratikte hem teoride yalayıp yutmuştur kendisi. "bize işkence yaptılar" edebiyatını sektirmedi yine kameralar karşısında.