kendisini arayan kadınlara aşkım, hayatım, şekerim gibi ifadeler kullanması, sürekli saçıyla oynaması, ara ara ayakkabısını incelemesi, telefonun diğer ucunda ağlayan kadını sanki sadece izleyenler dinliyormuş gibi bir his uyandırıyor.
evlilik sanatı adını verdiği programı artık turk maxta yayınlanıyor.
evlilik terapisti kavramını türk halkına anlatmaya çalışan hatun kişidir kendisi.
kanımca faydalı bir iş yapmakta, birçok çaresiz ev kadınına yardımcı olmaktadır tv'deki programında.
kocaları tarafından, itilen, kakılan, hor görülen ya da şiddete maruz kalan tüm kadınlara akıl verirken; "evlere temizliğe git ama bu adamı asla çekme" tarzı uyarılar veren, botoks ile kaşlarını kaldırtmış bakımlı bir hanım ve evlilik terapisti. türkiye de yaşayan ve terapist ya da danışman kavramlarının varlığından habersiz onca insan için bir beden büyük bir iş yapıyor.
türk max a ne zaman baksam karşıma çıkan kadındır. programı yirmi saat sürer. bunun dışında kendisini "tadında aşk var" la tanıdığım kadındır. arada insanların davranışlarını analiz eder ve " bak bu çok yanlış mesela" veya " sarı kız tam benlik" şeklindeki ilgi çekici söylemleriyle beni benden alır. yarışma sonunda, yarışanları tek tek yanına çağırarak günün sonunda kimden elektrik aldıklarını sorar. ona göre taktikler verir. şen kahkasıyla konuk olduğu evi inletir. parayı götürmektedir.
soyadı yüzünden çok önyargılı yaklaştığım, ama bir kere maydanoz ayıklama aktiviteme* eşlik etsin diye mecburen izlediğim evlilik terapisti. benim izlediğim bölümde, aldatan kocasını affeden ama bu yüzden ondan soğuyan bir kadına evlilik terapistine gitmesini söylüyordu. kadın "gelmez ki" dediğinde de sinirlenerek şöyle dedi: "ne demek şekerim gelmez? onun artık gelip gelmeme lüksü mü kalmış? gideceğiz diyeceksin bitecek. beni sen hasta ettin, şimdi gidip bu problemi çözeceğiz diyeceksin. işe yaramazsa, mesela öpüştüğünüzde 'onu da mı böyle öpüyordun?' filan dersin." verdiği akıla bakar mısınız? şu son taktik kırk sene düşünsem aklıma gelmez. sanırım bu program bunun için var. hangi adam bu laftan sonra "tamam dediğin gibi olsun" demez ki? helal olsun diyorum**.
hayatı yemek tarifi gibi belli bir 'dozlar ve ölçüler' kalıbına sokmak isteyen modernizmin türettiği, sıfır alt yapı, sıfır empati ve sıfır toplumsal kültür ile, öğrendiği üç beş klişe metne insanları uydurmak için kanırta kanırta sırıtan, sırıta sırıta kanırtan, bacak bacak üstüne atmaktan aciz, kameranın objektifine bakarken, cezanın 'önce kendine bir bak' şarkısını hatırlatan medya maymunu.
yok tabi bağlanan teyzeler arasında 8 çocuğuyla pencere yerine muşambalarla çerçevelenmiş tek göz evin kadını... zira ona, 'kocanı mutlu etmek için küçük değişiklikler yap, renkli iç çamaşırları giyin, akşam yemeğinde mum kullan' filan demek kıça akapunktur yapmak kadar abes.
hormonlu bir yaşam katmanının botokslanmış sahteciliğinden başka da bir şey değil bu ablamız.o soyismini de ya değiştirsin ya kısaltsın çoluk çocuk denk geliyor bazen korkutmasın kimseyi kj ile.
öz kızı ilk eşinden çok kısa bir süre evli kaldıktan sonra boşanmıştır, varın siz düşünün ne kadar "evlilik terapisti" olduğunu.
o değil de, bu kadınlar özgürlük diye bağırır çağırırlar, asıl kadını mal gibi gösteren de bunlar değil midir? kocan kaçmasın diye istemeye istemeye cima et, kadın mısın ahırdaki eşşek misin mübarek. aa kafiyeli oldu. bu işin orta yolu vardır ahali, açın bi ilmihal okuyun cühelanın lafına zaman harcayacağınıza. para da alıyodur bu.
iki kelimesi beni gerim gerim germeye yeten danışman. kadınlara sürekli erkekleri alttan almalarını ve sırnaşmalarını öğütler durur. gün içinde ne zaman yontulmamış bir ayıyla karşılaşsam "yerimde o olsa diyerek" tepkisini merak ederim. allah erkeklerle ona buna danışacak kadar ters kalıp böyle çok bilenlere danışmaktan korusun. zira her erkek dizine yanaşıp sürtünmekle mutasyon geçirip insanlaşacak kadar hayal ürünü değildir.
her lafı ' erkekleri alttan alın, kadın dediğin kavga etmez, cırlamaz' olan evlilik terapisti. öyle saçını okşayıp sakinleşen erkek mi varmış? kedi alırım daha iyi hem sesi çıkmaz.
ayrıca haklı olduğum konuda niye susayım be kadın!
geçenlerde de yayına bağlanan kocasının onu aldattığını söyleyen kadına boşanmamasını kocasını kazanması gerektiğini söyledi. adam gitmiş zaten ne kazanaması, o beni kazansın da demedi ya kadın daha da sinir oldum.