günde beş vakit namaz kılıp hakkınızı yiyen adi patronun, ibadeti cuma namazlarına indirgeyip hakkınızı hamuduyla yemeye devam ettiği sürece verilen isim.
Şehirleşme ve buna bağlı olarak büyük şehir sayısının artması, üniversite mezun oranının artması, ticaret ve eğitim gibi amaçlar nedeniyle yurt dışına gidiş gelişin artması, teknolojinin günlük hayatımızda merkezi bir yere sahip olması, ailelerin artık geleneklere bağlı bir şekilde çocuklarını yetiştirmemesi, çevre baskısının azalması, islamcıların aslında menfaatçi ve paragöz insanlar olduğunun özellikle son 15 senede daha net bir şekilde ortaya ortaya çıkması, toplumun-özellikle genç ve orta yaşlı nüfusun- seküler değerleri benimsemesinde etkili faktörler olmuştur. sekülerleşmenin güçlenmesi beraberinde bilime ve akla önem veren bir toplum yapısı ortaya çıkartacağı önemli bir tarihsel gelişmedir. nihayetinde batı dünyasının gelişmesinin temelini de doğal olarak kilise ve gelenekler değil, mantık ( eleştirel ve rasyonel düşünce) ile matematik (bilim) olmuştur. bugün sosyal bilimler alanında yapılan tezler de dahi siyasal islamcıların hayran olduğu arap dünyasının olmayan metodu değil, batı dünyasının metotları kullanılmaktadır.
modern sanayi toplumlarında dinsel inanç- pratik- kurum- yerleşmiş değer yargıları ve olguların toplumsal önemlerini yitirmeye başlaması manasına gelen bir süreç. özellikle 20. yüzyılda modern toplumların bu süreçten geçtiği iddia edilir. aslında konu kilisenin toplumsal yaşam içinde önemini kaybetmeye başlamasıyla açımlanır.
ünlü sosyolog max weber 'in toplumların akılcılaşması teoreminde ifade ettiğine benzer sekülerleşmeyi modern bilimin geleneksel değerlerin önüne geçmesiyle veya yaşam dünyasının zenginleşmesiyle dinsel sembollerin azalmaya başlaması kentleşmenin bireyci bir dünya yaratıp aile kavramının sekteye uğramasıyla vs. açıklayabiliriz.
sekülerleşmeyi eleştiren bir yığın görüş olmakla beraber (bunlardan birisi, manasızlığın düzenli evren açısından bir sorunsal olduğunu ifadeler) ideoloji-milliyetçilik- toplumsal katmanlar ve değişim olguları arasındaki karmaşık bağ pek çok sekülerleşme modelinin varlığına da işarettir.
bu tanım büyüdü büyüdü ''dünya'nın sekülerleşmesi''ne kadar geldi en son varyasyonları..
sebepleri hakkında bi çok şey yazılıp çizilse de, dışardan izlemek daha gerçekci sonuçlara götürüyor.
enerji işleyişi, füzyon, dubai, ley hatları, kutsal geometri, yıldız kapısı. simgesel, ökült, reel yahut mecazi... bi şeyler var ilerleyen, durdurulamayan. kimi zaman üzerimize peyderpey işleyen, kimi zaman işletilen...
günde beş vakit namaz kılıp işçinin emeğine, sigortasına, tazminatına çöken patronlar dün neydi ki, sadece cuma namazlarını kılmaları onlara inanılmaz bir rasyonalite, adalet duygusu katsın!
veyahut kim inançlı olmadığı halde maddeci duygularla işçileri sömüren bir liberalin temsil ettiği seküler kimlikle insanlığa büyük değerler kazandırdığını iddia edebilir?
yok böyle bir şey!
taptığınız sistem, toplumları halifelerle, krallarla, derebeyleriyle perişanlığa, sefalete, yoksulluğa sürüklemekten başka hiçbir boka yaramadı yüzyıllardır!