varlığını şimdiye endekslemeye çalışırken hiçliğe sığınarak dinlenen insanın, kapısını çalan geçmişin güzel anıları ve gelecek kaygısına bir an kapılıp bir tuhaf olmasından kaynaklanandır. şimdiyi olduğu gibi kabullenip, özgür seçimlerle zamanı ilerletmek ve karakter mücadelesi yapmak, hüzünleri azaltacak, dayanmak için güç verecektir.
kırgındır insan, kırgınlığı, ait olmamaktan ve toplum tarafından saptırılmışlığa ve yozlaşmışlığa sürekli çekilmekten kaynaklanmaktadır. yorgun düşmemek imkansızdır bu karmaşada, varlığın gizem dolu serüveninde, karakter mücadelesi vermeyi sürdürmekse, yorgunluğu unutturacaktır. sebat ve cesaret, anlam peşindekinin en yakın dostudur.
aslında sebepsiz huzunlenmek die bisi yoktur bi sebebi vardir ya bilinc altimizda bisidir ve farkedemiyoruzdur ya da sebebi biliyoruzdur ama isimize gelmedigi icin bilmiyormusuz gibi yapıyoruz..
"elbet bir sebebi vardır" dedirten tümce. biriktirmiştir içinde olanları ya da sıkmıştır onu hayatın acımasızlıkları. sonra birden hüzünleniverir kişi. tüm bu sebeplerden dolayı.
geçmişte yaşanmış bazı şeyleri * veya yakın bir kişiyi (sevgiliyi ya da dostu) hatırlayarak veya gelecekte olabilecekler hakkında düşünerek durup durduk yere insanın moralinin bozulması, canının sıkılmasıdır.
ulan hadi maçta yenildik, zaten beklediğimiz bir şeydi. geldik burada geyiğini yaptık falan. neşeli bile sayılırdım yani. bir anda saçma bir hüzün çöktü üstüme. yarının bir an önce gelmesini istiyorum böyle ama bir yandan da ömrümün akıp geçmesini istemiyorum. beyaz'ın psikopatı gibi oldum. şu an şu entry'i yazmak da istemiyorum ama yazmazsam öleceğim sanki.
bir garip haller sardı entrylerimi sözlük. bir şeyler oluyor. bir yer var biliyorum, epeyce yaklaşmışım. aman, öyle işte.