ne varsa 90'lı yıllarda varmış dedirten filmlerden biri. artık film izlemenin bende oluşturduğu deneyimden midir, yoksa altıncı histen midir bilemem bunun da sonunu tahmin ettim, az çok. **
olağanüstü bir film değildir. sonunu "2 ceset daha kaldı" muhabbeti döndüğü an tahmin ettim. en kötü yanı ise bol aksiyonlu ve sürükleyici giden bu filmin "vay anasını demek böyle olunca böyleymiş" dedirten net bir sonu yok. yinede izleyip hoş vakit geçirebilirsiniz.
7 günah üzerine işlenmiş 1995 yapımlı David Fincher filmidir.
--spoiler--
Ayrıca 5 günah işlendikten sonra John Doe'nin gelip 2 günah daha var demesi. Bağıra bağıra dedektif Mills'in karısını öldüreceğini ima etmiştir. Fakat genç dedektifimiz bunu anlayamamıştır.Ayrıca castta Kevin Spacey'in ilk başta gözükmemesi ve sonunda katil olarak teslim olması şaşırtmıştır. John Doe teslim olurken ''Dedektif'' diye bağırışı da unutulmamalıdır.Filmin sonu çoğu kişi tarafından bilindik bir şekilde bitmiştir. Tabi ki bu, filmin kült statüsünü değiştirmemiştir.
--spoiler--
güzel, ancak akılda kalıcı olmayan bir film. şu an hikayesi nedir, neler oluyor diye sorulsa kafaya plastik poşet geçirme sahnesi dışında bir olayı aklıma gelmez.
1995 yapımı film.
aradan 15 yıl geçince, öyle çoook derinden vurmuyor. güzel film ama 2011'de izleyince işte güzel film diyip kalıyorum.
sanırım filmi film yapan hatta kült yapan şey, afişte ve film başlarken ki oyuncu kadrosu yazımında kevin spacey adının olmaması. onun adını tek başına film bitimi görüyoruz ki bu gerçekten çok başarılı ve yerinde olmuş.
film yine de hala izlemeyenler için tavsiye edilir, hele şu salak hollywood aksiyon filmlerinin şimdiki haline bakarsak...
toplum içinde her an karşimiza çıkan insanların alışverişte şurda burda aslında sıradan olmadıkları fark etmeden sıradan gibi gözükmeleri neticesinde bu insanların içinde beslemiş oldukları yılların birikimi olan çeşitli hengameler vardır ve bunlar ufak bi firsatta gün yüzüne çıkar bazıları ses getirir bazıları unutulur gider o yüzden hikayelerin asıl kahramanları sabırla doğru zamanı bekleyen herşeyi altüst eden sıradan gözüken insanlardır...
ince detaylarla kurgulanmış, ilk çıktığı zaman kevin spacey'nin adının afişlerde vs. yer almamasıyla da kendisini satmayı bilmiş film. hala yaşıyor olan ve izlemeyenlerin izlemesi gerekenlerden.
genelde sonunu tahmin ettiğimiz filmler zevk vermez veya eleştirilir. ama se7en öyle bir film ki, sonunu tahmin etseniz bile son 10 dakikasındaki tepkiniz şöyle olur:
- yapma amına koyim, kesik kafayı getirme lan!
diye delirirsiniz işte.
film, sonunu tahmin etmenin azabını ustaca çektirir izleyiciye.
onca tv kanalında gösterilmesine rağmen, üşenmeden, sıkılmadan, tekrar izlediğim, yönetmenin kafasının karışıklığını birkez daha gördüğüm sinema dünyasına fazla gelecek filmlerden birisidir...
açıkçası bu brad pitt'in her rolde aynı karakterde birini canlandırması bana artık ilginç gelmiyor. böyle siklemez, vurdumduymaz tavırlar falan. yanlış anlaşılmasın çok seviyorum.
ayrıca "böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum" klişesi de bu filmden çıkmış olmalı hahaha. koskoca morgan freeman'a böyle laflar ettiriyorsunuz ya ayıp yemin ederim ayıp.