herkes bu parçanın girişinde yer alan "i know the pieces fit 'cause i watched them fall away" cümlesine dikkat çekiyor.
aslında "rediscover communication" çok çok daha önemlidir. yani diyor ki; "iletişimi yeniden keşfet"
daha önce "two lovers"dan bahsetmiştim. yani parabol ve parabola'dan. iki kişiden. en az iki kişinin olduğu yerde, iletişim vardır. günümüzde insanların ikili ve çoklu ilişkilerinde iletişimin nasıl önem kaybettiğini ve yeniden keşfedilmesi gerektiğini anlatmaya çalışmış maynard efendi. ama biz anlamış mıyız? tabii ki de hayır.
1 Mayis 2001´de piyasaya cikmadan önce, cikacak olan lateralus albümlerinden promosyon sarkisi olarak bir iki gün öncesinden internette dolanmis olan muhtesem sarkilarindan biridir. Ayrica introsuyala beraber kafayi yavas yavas saga sola atmaya sebep verirken, baska bir dimenziyondan bir digerine yolculuk yaptirir.
tool'u sevmemi sağlayan şarkı. zaten bir kaç parçasını seviyorum, bu çok ayrı bir yerde gözümde. o nasıl bir bas gitar ulan...
2001 yılında bu parça ile kazanılan en iyi metal performansı ödülüne ise anlam veremedim. metal müziğin hiçbir alt dalına mensup olamaz bu şarkı. garip.
tool'un basçısının kendini aştığını kanıtladığı şarkı. o nasıl bi melodidir ya.. dozunda dinlenmezse bünyede değişik reaksiyonlara sebebiyet verir..dikkat..aman ha..
80'lerin adından söz ettiren trash metal gruplarından anthrax ın 1989 tarihli euphoria albümünden bir parça . albümün diğer parçalarının yanında sönük kalmıştır .
sondaki 8 tekrarlı i know the pieces fit bölümü ilk 4 tekrar ayrı ritim, ikinci 4 tekrar ayrı ritim olarak çalınır. zaten tonla ayrıntı barındıran parçanın bir ayrıntısı da budur.*
''cold silence has a tendency to atrophy any sense of compassion, between supposed lovers'' sözüyle ve o sözleri ederken arkada çalan müziğiyle noktayı koymuş şarkı. doğru söze ne denir ki. sessizliğin soğuğu, sözde aşıkların birbirleri arasındaki sempatiyi eritmeye* meyilli. **
birbirimizden uzaklaşmaya programlanmış, biz kardeşlerin ve biz sevgililerin ağıtıdır.
--spoiler--
evrendeki herşey gibi, kaderimiz doğumdan ayrılığa gidişi içeriyor. zaman sadece ayrılmamızın mihenk taşı. eğer biz, aynı orjinal bütünden koparak uzaklıklar denizine düşmüş parçacıklarsak, o zaman yanlızlığımızda bilimsel bir veri demektir. yıllar geçtikçe yanlızlığımızda artacaktır.
big bang ten bu yana tüm atomlar kaçarcasına birbirinden uzaklaşmakta, tıpkı bizler gibi.
ilk önce mahalle arkadaşlarımız oldu, sonra okul arkadaşlarımıza yakınlaştık, onlardanda uzaklaşıp başka arkadaşlar edindik. sevgilimiz oldu sonra araya sessizlik girdi, başkalarını bulduk. en sonunda ailemizdende koptuk ama hayatımıza sürekli başkaları girmeye devam etti.
bizler gibi uzaya saçılmış atom taneleri ile karşılaştık, sonra yolumuza son sürat devam ettik...
kan kerdeşimiz, öz kardeşimiz... canımız, aşkımız... anamız, babamız... hepsi yavaş yavaş uzaklaşmakta...
hep ufacık bir çekirdekkenki sıcaklığı aradık durduk. ama zaman geçtikçe * mesafeler arttı ve iletişim koptu. ve yine zaman ilerledikçe bizler yolumuza devam ediyoruz, insan duraklarında fazla oyalanmadan...
i know the pieces fit 'cause i watched them fall away
mildewed and smoldering. fundamental differing
pure intention juxtaposed will set two lovers souls in motion
disintegrating as it goes testing our communication
the light that fueled our fire then has burned a hole between us so
we cannot see to reach an end crippling our communication
i know the pieces fit 'cause i watched them tumble down
no fault, none to blame it doesn't mean i don't desire to
point the finger, blame the other, watch the temple topple over
to bring the pieces back together, rediscover communication
the poetry that comes from the squaring off between
and the circling is worth it
finding beauty in the dissonance
there was a time that the pieces fit, but i watched them fall away
mildewed and smoldering, strangled by our coveting
i've done the math enough to know the dangers of our second guessing
doomed to crumble unless we grow, and strengthen our communication
cold silence has a tendency to atrophy any
sense of compassion
between supposed lovers/brothers
"pure intention juxtaposed will set two lovers souls in motion
disintegrating as it goes testing our communication"
bu bölümde bahsedilen "two lovers" parabol ve paraboladır. albumun genel olarak sahip oldugu konseptte ileti$imin ve birlikteligin ne anlama geldigini kisaca ozetlemeye cali$maktadir.. *
caner aydın'ın kemik dergisindeki bölümlerinden biri. kemik dergisinin oldukça geyik çizgisinin biraz olsun dışına çıkan imgeler gördüğümüz bölüm. bir bölümünün altına şöyle yazmış caner aydın:
"keşke bütün dişiler ırmak olsaydı ellerimizi yıkayan ve biz de buz tabakası olsaydık denizlerimizi kaplayan..."