Yuri ve Olivia'dan sonra yabancı ağzıyla türkçe konuşanların sayısı 3'e çıktı.* bu Ukraynalı ve Amerikalı insanlar yarım yamalakta olsa Türkçe'yi nerede ve neden öğrenmiş acaba.
15. bölümü ile bir önceki bölümün çok üzerinde bir performans sergileyen dizi. zaman zaman dizi abuk subuk esprilerin yapıldığı bir yer haline gelse de, zaman zaman çok ince mesajlar verebilmektedir. bunlardan bir tanesi ise geçtiğimiz bölümde yayınlanacaktı, fakat gizli eller tarafından kesintiye uğramıştır. ama araştırmacı gazeteci olarak gittik bulduk. merak edenler buyursun;
Her hafta daha da saçmalaşan acaip şey. Dizi diyemiyorum.
Yok ajdar, yok okan bayülgen'e ayar vermeler, yok saçma sapan sahneler, adam yılların kaşar istihbaratcısı kapıyı açamıyor, çağla ile diğer genç olan öpüşecek dünyanın en odun öpüşme sahnesi oluyor. Ya ne demeliyim bilmiyorum, en ateşli savunucusu bendim bu dizinin de, yok yani bir bok olmaz bundan bir an önce yayından kalksın.
dizinin son sahnesi için koca bir bölümün harcandığı dizi olmuş. zahit' i tutuklamak kaç saat sürdü 2 saat. oğuz bey' in tımarhane macerası tüm bölümü yedi. ama senaristler ve yapımcılara güveniyoruz, haftaya güzel bir dönüş yapmaları dileklerimle.
14. bölümle tam anlamıyla fiyaskosunu yaşayan dizi.
bir kere her şeyden önce dizi o kadar yavaş ilerliyordu ki, bir gün önce saatlerce uyku uyumuş olmama rağmen uykum geldi.
ama yooooooooook ilk dakikalar da gayet neşeliydim.
yurt dışından telsizle kontak kuran ve sözü kesebilecek kadar hızlı iletişim kuran iki istihbaratçının dialogları beni gülmekten yerlere yatırdı!
neydi o ya!!!
cep telefonu kullansan, hadi uydu telefonu kullansan o kadar hızlı iletişim kuramazsın arada en fazla 2-3 saniye duraklamalar olur. hele hele telsiz kullanmışlığı olan biri olarak söylüyorum, biz lisedeyken bile belli şahıslardan bahsettiğimiz için kimliklerimiz açık olmasın diye aramızda şifreli konuşuyoduk, öyle sen koskoca istihbaratçı açık açık isim kullan oy oy oy ne günlerdeyiz!!! Hani şunu mu düşünmemiz istendi acaba, bizim derin devlet mantığı ile hareket ederek, evet evet bizim istihbarat ayrıca bir uydu fırlatmış hatta gelişmiş telsiz teknolojisi yaratmış hatta ve hatta casus girişleri engellemiş o kadar ki o frekans sadece ve sadece j15'e ait. hmmm, neydi o basketbolcu ismi*
daha bir çok artık kendimi dizinin sıkıcılığına adayıp paranoyaklaştırdığım ayrıntıyı burada açıklayıp yarın öbür gün j15 tarafından kapımın çalınmasını istemiyorum* o telsiz teknolojisini yaratan adamlar daha neler neler sahibidir tahmin edemem!!!
fakat şunu açıkca, ilgi alanım itibariyle haftada seyrettiğim tek dizi olarak söyleyebilirim ki, artık bu dizi kendini yenileye yenileye saçma sapan boyutlara ulaşmıştır. ilk bölümlerde amerikan filmlerinde olduğu gibi birine addedilmeyen mükemmel bir dizi olarak çıktı ortaya; sonrasında aras dağlı figürü ile geleneksel tek kişiyi ön plana çıkarma ve amerikan geleneğine geri dönüş yaşadı. sonrasında kanımca, gelen tepkiler yüzünden olsa gerek diziyi tekrardan ilk boyutuna getirdiler, bu da yemeyince belli bir grubu ön plana çıkarttılar, şimdilerde ise yepyeni figürler ekleyip kimi ön plana çıkaracaklarını şaşırdılar ve dizi iyice kötü cisime sarmaya başladı.
dizi hala seyretmediğim ve seyredilmesi zararlı olarak gördüğüm kurtlar vadisinden kalma kredisini kullanıyor, ama kim bilir kurtlar vadisinin 10 bölümlük sezonu çıkınca ki hangi dizinin önünü kapatmak için hangi günle ve saatte çıkar o da ayrı bir muamma, bu dizinin pabucu dama atılmasın???
sonra benim gibilerden başka kim seyreder diziyi değil mi???
kurtlar vadisi'nde evladın babasını vurmasını, babanın evladını vurması şeklinde değiştirip kurgulayan dizi. bu ,babadan oğula geçme, özelliğiyle de istihbaratçılığın "emeviler" döneminde olduğunu düşündürmektedir.
uzun bir aradan sonra sıçarak dönen dizi. ufak bir kredisi vardı bende, onu da bir bölümde harcadı. sanki giderek saçmalamaya başlıyor, kurgu çok karmaşıklaştı. olaylar kopuk kopuk ilerliyor. örneğin üç bölüm öncesindeki durum nasıl bugünkü şeklini aldı bilemedim. oğuz bey'in nalları dikmemesine sevindim. oldukça renk katıyor çünkü. aras da tabii ki ölmemiş. bakalım haftaya ne olacak. biraz toparlasalar artık. umarım düzgün bir şekilde bağlantılar tamamlanacak. yoksa basarım küfürü. izlediğim tek dizi de saçmalarsa yanlış tercih yaptığım için kafama sıçacağım.
filmin ilk bölümlerinde acımasız, piskopat, cani bir insan profili çizen zahid'in uğradığı değişim ile hayretlere düşüren dizi. o milleti diri diri gömen canavar gitmiş, yerine gariban, kendi halinde, mütevazi, vatansever, pırlanta gibi bir zahid gelmiştir. ayrıca aras dağlı adlı karakterden henüz haber alınamamıştır, merakla beklemekteyiz.
iki hafta pas geçip bu hafta yayınlanacak dizi. ayrıca tuhaf kanal d yönetimi bir değişikliğe gitmezse; en son bölümünü hatırlamak isteyenler için bu gece 01:00'da son yayınlanan bölüm tekrar yayınlanacak.
kanal d tarafından bayram tatili bahanesinin arkasına saklanılarak iki haftadır yayınlanmayan televizyon dizisi. yayınlamadıkları gibi, sorumsuzca davranarak insanlara bilgi vermeye bile tenezzül etmemektedirler. kanalın yapmadığını biz yapalım bari; 14 ocak 2007 tarihinde yeni bölümü yayınlanacaktır. *
daha önce, milli maymun ajdar'ı bir işkence malzemesi olarak kullanıp, izleyenleri gülme krizlerine sokan, şimdi de lost'ta geçen sayıları * aynen alıp bir kasa şifresi olarak kullanan ve ekrana renkli renkli, koskocaman bir şekilde bu sayıları döşeyen dizi *.
kanald ' nin sitesinden bakıldığında aras'ın fotoğrafının kaldırıldığı, bugün gösterilmeyeceği ve diğer hafta için herhangi bir saat belirtilmediğinden bitiyor galiba söylemleri yapılan dizi.
2007 yılına damgasını vuracağı söylenen kanal d'de yayınlanan tv dizisi. son bölümünde aras dağlı ve oğuz bey'in vurulmasıyla dizinin biteceği söylemleri yapılmaktadır.