Düşünmeden gerçekleştirdiğim olaydır olabildiğince kısa kestirip orta boya gelince tekrar kestiririm. Uzun saçı kullanamıyor ve pek de sevmiyorsan üzülecek birşey yoktur.
Bazı kızlar gibi özenip dikkat etmediğim eylemdir. Bazen kendim keserim bazen eli makas tutan birilerine kesmesi için izin veririm. Galiba kendimi özgür hissettiğim tek tük eylemlerden biri bu. O yüzden anında aklımdan geldiği gibi harcarım saçımı. Filmde bi hışımla saçını makasla kesip çok güzel olan kadınlar gibi oluyor muyum hayir.* Ancak kendimi daha iyi hissediyorum. Bugün yengemin eline verdim jileti bitir şu işi dedim saçlarım yas dönemine girip yarıya indi.
hiçbir zaman tatmin olamadığım eylem. kuaför etrafımda muhammed ali gibi dönerken arada koltuğa dayanıp seksüel paylaşımlar içine girmeye çalışırken hiç rahat olamadım. makasla birlikte akıp giden saçlarımı hep kaşlarım çatık izledim. lisede dalga konusu olmaktan o kadar bıkmıştım ki hiç uzamasın istiyordum. ama uzuyorlardı. işte kahretsin ki. her gittiğim kuaföre her gidişimde aynı tarifi yapmamama rağmen saçım her defasında farklı bir şekil alıyordu. estetik yaptırsam yüzüme, aynaya baktığımda bu kadar şaşırmazdım heralde. her kuaföre gitmemde içimde fırtınalar kopar ve kesildikten sonra çok pişman olurdum. ama artık pek etkilenmiyorum. benim için saçımı kestirdikten sonraki ilk hafta çok önemlidir. etraftakiler fark edince içim bi değişik olur. beğenseler bile yorum yapılması hoşuma gitmez saçlarımla ilgili. takıntı yapmamak elimde değil huyum kurusun.
Nitekim gerçekten çok gıcık bir iş. Kuaför o gün dolu oluyor siz ise başka yer bakıyorsunuz ama sanki sünnet olacak gibi vazgeçiyorsunuz. Saç kestirmek bir derttir.
O saat içerisinde ne kadar ağır olduğu tahmin edilemez bir burhanla yapılan ama daha sonra aylarca hatta senelerce "saçlarımı kestirmeseydim şimdi şuramda olurdu, buramda olurdu" ya da "neden kestirdim ki ben güzelim saçlarımı" gibisinden laflarla kadınların kendini mutsuz etmeye arandığı durumdur.
(bkz: ben)