Elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik faturalarına yansıttığı Danıştay ın verdiği kararla haksız olduğu tespit edilen hizmet bedeli. bir de (bkz: k k bedeli)vardır ki o da ayrı film.
be kardeşim markete gittik 10 liralık alışveriş yaptık, kasiyerin barkod okuttuğu için bizden ücret talep etmesinden ne farkı var bunun. ya bunu iptal edin ya da bütün okuyanlara ücret ödeyelim.
(bkz: okuyom ben ya)
çok gerekli bir bedeldir. adam onu okuyana kadar neler çekiyor biliyor musun sen? dünyanın en zor işi bu. kapı kapı gez, bilmem ne...
devlet haklı. hatta kapı zili çalma bedeli, megafondan elektiriiik diye bağırma bedeli, düğmeye basıp kapı açılana kadar bekleme bedeli falan da lazım. dua et bunları da sokmuyorlar. bunları da soksalar tamam zaten, kuş ötmez daha. çok ciddiyim bak. devlet tadında bırakıyor bu işi. vatandaşına kıyak yapıyor. yoksa ohooo, kova olursun kova...
tedaş ile uedaş ile trt'nin ne kadar payı olduğunun da arkasından sorgulanması gereken bedel. televizyon trt'yi gösteriyor, ee elektrik de yakıyor. o zaman trt'ye haraç verelim bu mu yani?
elektrik dağıtım şirketlerinin elektriğin maliyetine dahil ettikleri kalemdir.
neticede bu sayaçları okusun diye birileri çalışmaktadır. bir malın satış fiyatı hesaplanırken bütün maliyetler satış fiyatına eklenir, birde üstüne kar konulur, yada kar değilde sadece maliyetler belirlenir. bunun yanında yatırım maliyetlerinde işin içine girer.
tüketiciye yansıtılan (bkz: sayaç okuma bedeli)nde diğer konular bir tarafa yanlışlık şudur ki; sayaç okuma bedeli sabit değil (bkz: kwh) üzerinden alınmaktadır. bu da maliyeti sabit bir işlem olan sayaç okumanın kwh ile çarpılarak artmasıdır, yanlış buradadır. bu işlemde [Resmi gazetedeki "Geçiş Dönemi Tarife uygulamaları" bölümünün 2. Fıkranın B bendinde geçiş dönemi tarifeleri bahane edilerek söz konusu bedel her bir kWh üzerinden alınmaktadır](alıntı)
kwh üzerinden alındığı için tüketim yapmayan aboneye sayaç okuma işlemi fiilen yapıldığı halde bu seferde alınamamaktadır, bu da işletmenin kaybıdır.
anlayacağınız sabit olması gereken bedel şimdilik kwh oranına göre geçirilmekte.
esasen eskidende birçok maliyetleri fazlasıyla ödüyordukta haberimiz oldurulmuyordu, anlayacağınız değişen pek birşey yoktur. önemli husus enerji yatırımlarının seyridir.
(bkz: olay mahallinden bildiren yazar)
2011 yılında tüketim bazlı olması sebebiyle, 5.000, 10.000 TL gibi meblalar ödenen fatura kalemi.
neyseki itirazlar düzeltti. şu anda bir faturada en yüksek 4,79 TL alınıyor.
Sayaç okuma işi genellikle alt işverene bırakılır. O sayaçları okumak için teknolojik uzmanlık gerektiren aletler kullanılır, sayaç okuma işi de asıl işin bir bölümü olduğundan alt işverene bırakılabilir. Alt işverene de bu bedel sayesinde gelsin paracıklar.
damadın yaratıcılığının kanıtıdır.
bir de bulunduğu yere torpille geldi diyorlar.
dünyada sineğin yağına bile bedel koymayı akıl edecek başka dahi var da bakan olamadı mı?
oysa ki sayaç okuma işinden kurtulmak, tasarruf sağlamak için türk telekom ve bazı özel şirketler altyapı çalışmaları yaptılar.
şehirleri kazdılar köstebek gibi, kablo döşediler, boru döşediler her yere...
ben kendim doğalgazdan biliyorum.
bir dönem her servis kutusunun yanına bir kablo bırakılıyordu.
bu kablonun ne olduğunu sorduğumuzda "ileride kurulacak bir sistemle doğalgaz sayaçları merkezden okunacak, faturalar e posta ile gönderilecek" denildi.
bunun üzerinden tam 13 sene geçti.
elektrikte de durum aynı.
bazı şehirlerde su şebekesinde de bu kablolar döşenmiş.
ama bakın burası çok önemli, o döşenen kabloların kimi çalındı toprak altından, kimi hiç döşenmeden hakedişi alındı, kimisi de döşendi fakat bu sistemi çalıştıramıyoruz.
oysa ki bizden bu paralar alınırken bizlere ileride sayaç okuma masraflarının azalacağı, ortadan kalkacağı söylenerek yapıldı tüm bunlar.
şimdi geldiğimiz noktada sayaç okuma bedeli kimi ürünlerde 30 lira olmuş diyorlar.
napıyonuz amk?
sayaç okurken ölmüşlerimize yasin de mi okuyorsunuz?