bütün savaşlar bankalara ve finans sektörlerine yarar. önce savaşmak için kredi alman gerekir, sonra da savaştan sonra yıkılan şehirlerini onarmak için.
mesela halep denilen şehir tamamen yıkılmış durumda- o şehir kaç paraya bi daa adam olur?...
bu parayı kim verir? niye verir?...karşılığında ne ister?...
şeklinde sorular üreterek bu başlıktaki iddiaya doğru yanıtı buluruz.
şu aralar pek çok ana akım medya tv kanallarında pıtrak gibi bol hamaset soslu "kahraman özel harekat timli" dizilerin eş zamanlı olarak gazlanmasının akla getirdiği (ve kıllandırdığı) durum.
savaş bir nevi zenginler arasındaki çıkar kavgasının fakirlerin canına mal olmasıdır denebilir.
emma aplamız farklı demiş tabi.
Bütün savaşları dövüşemeyecek kadar korkak olan bu yüzden de kendileri adına dövüşmek için dünyanın gençlerini cepheye süren hırsızlar çıkarır. / Emma Goldman
jean paul sartre sözüdür.
ölen yoksul masum yoksul, 6 aylık da olabilir, daha annesinin karnından doğamamış bile olabilir, yaylada, halepçe'de, hiroşima'da, sudan'da, libya'da, ırak'ta, filistin'de olabilir.
bal gibi savaşıp, havan topu çınlatıp bu savaş değil demeyin artık ne olur. silahlar arada susunca birbirinizin sesine kulak verin. aslında konuştuğunuz ortak bir dil var. herkes acı çekiyor tüm bedeniyle. yetsin artık. büyüsün çocuklar, şeker yesin, hastalıktan, yaşlılıktan ölsün, bombayla, kurşunla değil...
30 seneden beri devam eden savaşta salt yoksulların ölmesiyle kanıtlanmış sözdür. ha zenginler mi ölsün. hayır insanlar yaşasın, yaşamaya geldik dünyaya ölmek niye?
kan niye kavga niye? halkların biribiriyle kavga etmesine gerek var mıdır? halkların paykaşamayacağı ne var?
dünya hepimize yeter. kapitalizmin döktüğü kan sermayeyi boğacak.