(bkz: Can dündar) tarafından yaratılan ulu önder Atatürk ün son 300 gününü anlatan unutulmaz kitap.Belgeseli daha meşurdur.Fahir atakoğlunun duygusal ezgileri ile bence bir Türk ün yapmış olduğu en iyi belgesel.
sesini cızırtılı bantlardan dinledim.
hep siyah beyaz filmlerde gördüm yüzünü.
çelik bakışlarını şiirlerde okudum.
onu yaşıyorum.
özlü sözlerini okudum köşe başlarında
adını her sabah okul sıralarında andım.
şimdi 55 yıl sonra
onunla son yolculuğa çıkıyorum
bir kez daha...
onun geçtiği yollardan geçiyorum.
yollarda bıraktığı anıların izini sürüyorum.
çektiği acıları ruhumda yaşıyorum.
Şu dağların meşeleri karanlık,
Etekleri olur çayır çimenlik
Kızanlarla bur da eder yarenlik,
Sarı Zeybek şu dağlara yaslanır,
Yağmur yağar, pusatları ıslanır.
Sarı Zeybek şu dağların eridir,
Dağlar onun bütün yoğu varıdır.
Kendi sarı, bindiği at dorudur;
Attan inip şu dağlara yaslanır,
Gözü dalar, bakışları puslanır.
Sarı Zeybek dağdan dağa taşınır,
Taşınır da yüce dağlar aşınır.
Mola verip Gökçen kızı düşünür;
Efe dağdan köye doğru seslenir,
Yosma Gökçen sesi duyar, süslenir.
Sevmesin mi Sarı Zeybek Gökçen`i?
Yüzü melek, saçı ipek Gökçen`i?
Bütün Aydın elinde tek Gökçen`i?
Kız sevmeyen erin gönlü paslanır,
Paslanırda imil imil yaslanır.
Padişahın kulağına varırsa,
Tutun diye devlet emir verirse ,
Üç yüz atlı, beş yüz yaya yürürse
Dağlar, taşlar barut ile sislenir,
Ölen ölür, anaları yaslanır.
II
Candarmalar genç efeyi sardılar,
Kırk ölümden beğendiğin sordular;
Kızanları bir bir yere serdiler.
Sarı Zeybek kara sürmez şanına,
Erlik için kıyar kendi canına.
Nasıl olsa uçar da can, kalır ten;
Bir ah tuttu şu dağları derinden.
Sarı Zeybek vuruldu üç yerinden.
yazık olsun Telli Doru şanına,
Eğil de bak mor cepkenin kanına.
Sarı Zeybek gün batarken vuruldu.
Nabızları yavaş yavaş duruldu,
Gözlerine kara perde gerildi
Yiğit başı düşüp kaldı yanına,
Bakmaz oldu mor cepkenin kanına.
Sarı Zeybek öldü sanma, diridir;
O, dağların yine eşsiz eridir,
Bütün kızlar atık onun yarıdır.
Vurulmuştur hepsi onun ününe.
Can atarlar şimdi gerdek gününe.
Sarı Zeybek şimdi artık masaldır,
Sanma yıllar şerefini azaltır.
Yiğitlerin dillerinde meseldir.
Er kişiler kıyar da öz canına
Bir damlacık leke sürmez şanına...
"bu yat'ı* bir çocuğun oyuncağını beklemesi gibi beklemiştim. meğer bana bir hastahane olacakmış."
ah be mavi gözlü dev'im. canın bedeninden hiç ayrılmasaydı keşke. keşke..
koskaca bir devin, ingilizlerin, fransızların, italyanların vs.. yıkamadığı ulu insanın nasıl olurda rakı, sigara ve türk hekimine olan güveninin sonucunda yıkıldığını gösteren ,kolay gelmeyecek birini kolay kaybettik dedirten belgeseldir.
(bkz: beni türk hekimlerine emanet ediniz)
--spoiler-- ATATÜRK, alkol alımının yasak olduğu günlerde Romanya kralının kendisini ziyaret etme isteğini kabul eder. misafiri geldiğinde şerefe kadehler kaldırılacaktır. bu sırada gözler doktoruna döner. doktoru atatürk'ün mahzun bakışları arasında bir parmak içkiye izin vermek zorunda kalır. kadehler doldurulurken atatürk parmağını yanlamasına değil diklemesine koyar ve doktoruna dönerek "bir parmak demiştin değil mi doktor?" der.
--spoiler--
bu filmi çekende can dündüradır, mustafa filminide. anlamadığım arada nasıl bu kadar uçurum var. sarı zeybek'te gayet güzel doğruya doğruyken mustafa filmde sıçmanın mantığı nedir. biz buna sadece her devrin adamı olacağına, her devir adam o diyoruz. anlayana.
Bu belgeseli izlememiş olan, hatta varlığından dahi haberdar olmayan bir nesil yetişiyor.
Küçükken her 10 kasım günü Show Tv'de yayınlanırdı mutlaka. Vaktiyle eğitim filmi olarak gösterilmiştir. Fakat nedendir bilinmez, şimdilerde televizyonda görebilmek pek mümkün değildir.
Defalarca izledim yine izliyorum.
Can Dündar'ı da hep bu belgeselle hatırlarım.