içmekten nefret ettiğim ama sarma konusunda ciddi anlamda çok başarılı olup adeta bir piece of art yaptığım alışkanlık.
özellikle türk insanının övdüğü kadar golden virginia'nin sahipleri övmemiştir kendi markalarını.
şu filtreli boş sigara tüplerine makinayla adıyaman samanı doldurulanları bir kenara bırakırsak, kaliteli bir tütün (bkz: george karelias and sons) ve ince bir kağıtla sarıldığında son derece keyif veren bir şeydir.
maddi açıdan : bir kere sarma sigara kesinlikle yoklukta gidecek bir şey değildir. bugün önüme 25 gr. karelias light ve piyasadaki en pahalı sigara olan parliament'i koysalar kesinlikle karelias sarmaya devam ederim. bununla birlikte maddi olarak paket almaktan daha hesaplı olduğu da bir gerçektir. ufak bir hesapla iyi bir 100'lü kağıt + 120'li ocb slim filtre + 2 paket 25 gram karelias 40 tl yapmaktadır. bu da günde 1 paket sigara içen birisini 6 gün boyunca rahatlıkla götürür. 11 tl'lik bir paketi ise 6 gün içtiğinizde fiyat 66 tl. aradaki rakam ayda en az 130 tl tasarruf yaptığınız anlamına geliyor. ki bu en kalitesi yani, tekel tütünleri ve adıyaman samanlarını hiç hesaba dahi katmıyorum.
sağlık açısından : her şeyden önce şunu söylemeliyim, sigara içmenin her türlüsü zarardır ve burada yazılanlar sigarayı şirin, zararsız göstermek amacıyla yazılmamıştır. fabrikasyon paket sigaralarda yüzlerce saçma sapan madde olduğunu artık anaokuluna giden çocuklar bile biliyor. saf tütün içtiğinizde ise yine karbonmonoksit ve nikotin gibi zararlı maddeleri alırsınız ancak adını ilk defa duyduğun koruyucu kanserojen maddelerin büyük bir kısmına da maruz kalmazsın. zaten şuradan da anlayabilirsiniz, paketli sigarayı ceketinin cebinde unutup 6 ay sonra bulup içsen de tadında ve içiminde herhangi bir değişiklik olmaz ama tütünü sardıktan sonra yarım saat o sigarayı yakmasan dahi o tütün kurumuş, dökülmeye başlamış kısacası içilmeyecek kıvama gelmiş olur. bunun temel sebebi de fabrikasyon sigaralarda yüzlerce saçma sapan koruyucu madde kullanılmış olmasıdır.
keyif açısından : fabrikasyon sigaralarda tat farkı yok mudur, vardır. ancak en nihayetinde kuru tütün olduğu için aromatik bir değişim beklememek gerekir. paket sigaralarda en fazla yapılabilecek atraksiyon, naneli olanlarını almak olabilir onun dışında özel bir seçenek djarium dışında pekala mevcut değildir. bunlar da zaten yapay aromatiklerdir, zevkine arada 1-2 paket içilir daha sonra normal sigaraya dönülür. ama sarmalık tütünlerde olay böyle değil. ıslağı, kurusu, şarapla marine edilmişi, virginiası, şekerlisi, ekşisi, tatlısı, tuzlusu, hatta bok kokanı bile var. (bkz: drum original) olay sadece tütünle değil, kullandığın kağıttan filtresine kadar da değişiyor ayrıca. o yüzden bu konuda tartışmanın yersiz olduğunu düşünüyorum. ayrıca bir kere sigara sarmayı öğrendikten sonra inanın sarması içmesinden daha keyifli gelecektir.
diğer zorluklar : paket sigara içtiğiniz zaman en büyük sıkıntılardan biri, otlakçı arkadaşların cüzdanınıza ortak olmasıdır. ama şu hayatım boyunca hiçbir arkadaşımın ya bitane de bana sarıversene zamqi dediğini duymadım. ayrıca genelde paket sigaralar üstünüzü başınızı leş gibi kokutur. fakat marka olarak da değişmekle birlikte hiç koku yapmayan tütünler ve kağıtlar hayli fazladır. Sarma sigaranın belki de tek zorluğu sarmayı öğrenene kadar çekilen çiledir. işin püf noktası, 2-3 gün 1 hafta 10 gün artık el becerinize kalmış, deneyerek üstesinden gelmek. inanın bana youtube'da çekilen how to roll a cigarette videolarını sabah akşam izleyerek hiçbir şey yapamazsınız. biliyorum ilk başta o kağıdı asla kıvıramayacak, bir ihtimal becerseniz dahi yamuk yumuk bir şey ortaya çıkacak, filtre kısmı boş kalacak duman gelmeyecek falan filan bunların olması normal. ama bir kere işin püf noktasını kaptıktan sonra artık o işin verdiği keyfi başka hiçbir şeyde bulamayacaksınız.
şimdi sevgili tiryaki dostlar, yukarıdaki arkadaşın dediği gibi george karelias and sons isimli bir tütün var piyasada. kendisinin fiyatı 13 lira ve duyduğuma göre parliment 15 lira olmuş.
aga yapmayın etmeyin yav 15 lira ney. 13 liraya 25 gram tütün var piyasada ki öyle kıytırık kolpa bir şey değil baya da güzel. günde 1 paket içen birisi ennn kötü ihtimalle 5 günde bitirir 25 gramlık tütünü ki sarmaya üşendiğiniz için elbet 1 paketi bulmaz.
yani hem sigarayı azaltmış olursunuz hem de görece daha az zararlı. içinde bulunduğumuz zor zamanlarda sarma tütün çölde bir vaha, kutupta yaz gibi resmen.
he yok ille "ben günde 15 liramı verecem, sen mi veriyorsun parasını lan sana ne?" diyecek olursanız diyebilirsiniz elbet, haklısınız da. gene bir hatırlatayım da, çünkü günde 15 lira sigaraya verdiğimi hayal ettikçe afakanlar basıyor bana. soldan soldan geliyorlar resmen.
ha gönül ister ki komple bırakalım ama gönül hep çok zor şeyler istiyor.
gerekse nispeten ucuz olması, gerekse sarmak eyleminin verdiği zevki yaşama isteği itibariyle daha çok içirtir. bir daha, bir daha derken..
not : kullanmıyorum.
aynı bokun lacivertidir lakin paket sigarada ne idiği belirsiz bir tütün ve karışımı varken sarma sigara paketinde sadece tütün vardır. el emeği göz nurudur. bir kere sarma sigara içildi mi, alışıldı mı ondan sonra paket sigara içildiğinde mide bulantısı yapar, tiksindirir.