saraybosna

entry116 galeri2
    44.
  1. dedemin babamın anlatırken gözlerinin parladığı şehirdir. yeşillikten başka pek birşey oldugu söylenemez.
    3 ...
  2. 43.
  3. geçtiğimiz haftayı geçirdiğim şehir ufak ufak aldığım notları bloga döküyorum bu ara, mutlaka görülmesi gereken bir şehir bence.

    meraklısı için link

    http://gezitadinda.blogsp...ajevo-seni-seviyorum.html
    1 ...
  4. 42.
  5. müthiş bir dino merlin şarkısıdır.

    1 ...
  6. 41.
  7. insanları çok iyi doğa ve tarihi güzellikleri ile insanı kendisine bağlayan bir şehirdir. orta yerinde her aksam kurulan pazarı ile sevdirir. kafe ve parkları ile süper vakit geçirecek yerlere sahiptir. tek sorunu az da olsa orada bulunan çingene sorunudur. sürekli yanınıza yaklaşarak dilenen, para isteyen birini bulabilirsiniz. ancak sehir insana huzur verir. gidilesi, kalınası bir yerdir.
    2 ...
  8. 40.
  9. 39.
  10. herkesin görülmesi gereken yer dediği yerdir..

    2 ay sonra gitme ihtimalim var, hayırlısı.. inşallah gidip görürüm.
    2 ...
  11. 38.
  12. 37.
  13. Angelina Jolie & Brad Pitt çifti, Bosna savaşı 15 yıl önce bitmiş olduğu halde hâlâ evlerine dönemeyen 117 bin kişinin dramına dikkat çekmek için önceki gün Saraybosna'ya gitmişler. ne söylenirse söylensin reklamdır odur budur geçiniz diyorum ve bu güzel hareketi tebrik ediyorum.
    2 ...
  14. 36.
  15. dedemin 3,5 sene askerlik yaptığı şehir.
    0 ...
  16. 35.
  17. gidilmek istenen şehirdir. welcome to sarajevo diye de bir film vardır ki, savaşı yaşarsınız.
    2 ...
  18. 34.
  19. sicak cikolata icmek istediginizde adeta sicak puding getirildigi,corba ve kahvelerin ilik, kolanin da yine oda sicakliginda sunuldugu ilginc sehirdir. alkol alana pek rastlamazsiniz.

    the basement gece gidilebilecek en guzel yerlerden biridir.
    1 ...
  20. 32.
  21. evlerin binalarin cephelerinde hala mermi izlerinin dolu oldugu, uzun ince apartmanlarin cokca bulundugu, vadide, cok hava kirliligi olan sehir. eski sehir havasi var, savas enerjisi hissediliyor hala. taksi cok ucuz ama yabancilari kesinlikle kazikliyorlar. taksi soforleri disindaki herkes bilakis inanilmaz iyi niyetliler.
    gezecek cok yer yok , cafeler var cheesecakeler inanilmaz guzel. konzum merkator bbi ve bascarsida gezilir alisveris yapilir. yakinda mostar var gorulecek.
    kisin cok soguk -15e kadar inebiliyor
    1 ...
  22. 31.
  23. harika bir halid beslic parçasıdır, video da zleyiclerin katılımıyla daha bi coşkuludur.

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=1CNpsSfM5-o)
    1 ...
  24. 30.
  25. sanıldığı gibi akademik uyarı ' nın değil kultur shock grubunun bir şarkısıdır , dinlenilesidir ...



    sözlerini de verelim de tam olsun . ( alıntıdır )

    kultur shock - sarajevo

    sarajevo carsija, burek i zeljanica
    grbavica, zeljo ama moja carija
    oslobodenje, vecernje novine izvolite

    tina centar ja rodio se jednom
    zenio se dvaput
    (nije bio kakav brak al' je dernek bio mrak)
    moja carsija
    sarajevo, sarajevo...

    sarajevo titova kafa oko jedan dva
    cevapcic; i baklava moja carsija sarajevo
    gimnazija skenderija, sogan dolma, tufahija
    kultura i nauka cuhra legenda
    pozori te cobanija, familija, moja carsija
    sarajevo, sarajevo
    1 ...
  26. 29.
  27. eskişehirli akademik uyarı adlı rock grubunun bir şarkısı.

    http://www.facebook.com/v...v=129667733683&ref=ss

    (bkz: akademik uyarı)
    0 ...
  28. 28.
  29. hayatımda dinlediğim en güzel halk türkülerinden biridir. özellikle halid beslic versiyonu harika olan halk türküsüdür.
    2 ...
  30. 26.
  31. bosna hersek'in bassehri, bursa'nin kopyasi, buram buram osmanli, buram buram savas, buram buram umut kokan kent. birkac baslik altina inceleyecek olursak, heralde soyle bir sey olur :

    ulasim

    taksiler ucuz. para birimlerini konvertible mark olarak adlandirmislar ve hemen hemen turk lirasina denk. (1 km yaklasik 1.1 tl) taksiler kilometre basina 1 km aliyorlar. bunun disinda ikinci dunya savasi'ndan kalma oldugunu tahmin ettigim tramvaylari var. herkes biletsiz girip oturmakta, lakin denetim gorevlileri turist ve biletsiz oldugunuzu anladiginda uzerinize ususuyorlar sizden 'penalty ticket' alabilmek icin. o da yaklasik 26 km'ye tekabul eder. sakin olun, vermeyeceginizi soyleyin, polisi cagirmakla tehdit edecekler, hatta arar gibi yapacaklardir. sizin de agzinizdan 'ambassador' kelimesi cikiversin. ingilizce bilmedigini iddia eden yavsaklar cil yavrusu gibi dagilacaklardir.

    hikayenin ana fikri, taksiyle gezin. zaten gezilecek yerleri birbirine yakin. yuruyun.

    hatta soyle yapin, her sabah saat 7.00'de tren istasyonundan mostar'a tren kalkmakta. donus ise aksam 6'da. gidis donus 10 km. atlayin gidin. mostar'i gormeden bosna hersek'i karis karis gezseniz dahi pek bir anlam ifade etmez.

    konaklama

    hostelde kalin. yemek zaten ucuz, yemek icin gidip otellere avro bayilmayin. ilk tavsiyem katedralin sokagindaki 'the old town hostel'. sahibi cok seker bir kadin ve ingilizcesi iyi. gerci genclerin % 80'i ingilizce biliyor ve bu istatistik ulkenin barindirdigi potansiyele dair bir ipucu vermekte. hostel gercekten cok temiz, cok nezih bir ortami var. genelde yabancilar takiliyor, 72 milletten insanla tanisabilme sansiniz var. geceligi 13 euro.

    ikinci tavsiye ise hostel posilippo. baba ve iki oglu tarafindan -salim, iskender ve alim- isletilmekte. oglanlar acayip kafa ve kulturlu cocuklar. babalarinda bi rutkay aziz havasi var. benim de altimda ml 320 olsa ben de rutkay aziz havasinda olurum ama di mi hafiz? hostel isinden kazanilcak para degil ama hayirlisi. cocuklarin deli ortami var, alim picin onde gideni. arkadaslari pek bir sevecen, iki ingilizce konustuk buckingham aksanlisindan, icimize dustuler, fena da etmediler hani. cok bi temizligi yok hostelin, ama ortam o tarafta. kutuphaneleri var, book exchange yapabiliyorsunuz. zaten oglanlarin buyugu ekonomi masteri falan yapmis. aile pek bi orijinal anlayacaginiz. macera ariyorsaniz buraya gelin.

    hosteller icin kontak bilgileri bir mesaj kadar uzaginizda. yataktan kalkmak zor gelmese onu da yazardim da baska zamana artik.

    turistik yerler

    sehrin kurucusu gazi husrev bey isminde bir osmanli pasasi. old town denilen kisim bascarsija'dan - ki bildigimiz catisiz kapalicarsi'dir- olusmakta. bunun yani sira gazi husrev bey camii burada bulunuyor. bascarsi'daki sokaklar gercekten cok orijinal. ayrica savas zamani en cetin savunulan, sirplara en agir kayiplarin verdirildigi bolge de bascarsi bolgesiymis.

    saraybosna'nin boyle de bir ozelligi var. sehir o savas havasini atamamis uzerinden. bir yanda avrupa'yi aratmayan goruntuler sergilenirken, diger yanda mermi izleri, dagi tasi kaplayan mezarliklar, toplu mezarliga cevrilmis olimpiyat koyu, elleri opulesi gaziler. hele ki kokleriniz buraya dayanmaktaysa ve savas donemini siz de kalbinizde onlar kadar hissetmisseniz, gozlerinizin dolmamasi, aglamakli olmamaniz elde degil.

    bascarsi bolgesinde sebijl dedikleri ahsap islemeli bir cesme var. oradan yokusu tirmandiginizda ucsuz bucaksiz mezarliklardan bir baskasi sizi karsiliyor. iste o mezarligin icinde 'bilge kral' alija izzetbegovic yatmakta. gayet mutevazi, kendine yakisir bir mezari var. 'benim' diyen, bu kulturden nasibini almis her bireyin gidip gormesi gereken bir yer. allah mekanini cennet etsin.

    1984 kis olimpiyatlari sarajevo'da duzenlenmis. kayak tesisleri hala durmakta ve turkiye ile kiyasladigimizda cok cok ucuz. turlar duzenlenmekte, 20-30 euro'ya duzenlenen turlara katilip, sabahtan aksama kadar kayabiliyorsunuz. kaymaktan hazzediyorsaniz gezinizin bir gununu kesinlikle buna ayirin.

    ayrica nehir kenarindaki bir sokakta, birinci dunya savasi'nin basladigi nokta var. hani su avusturya-macaristan veliaht prensinin olduruldugu, meshur yer. hemen dibinde bir muze. tarihi hissetme duygusunun doruklara ciktigi bir mekan, kacirmayin.

    yiyecek

    turk mutfak kulturuyle yetismis bir yagiz turk gencinin sikinti cekmeyecegi tek ulke, bosna hersek'tir. bunu rahatlikla soyleyebiliriz. cevapi cevapi dediler, yok geleneksel yemek, yok efendim boyle, yiyen oluyor bitiyor falan. gidelim yiyelim dedik bildigin inegol kofte cikti. ama hakkini teslim etmek lazim, adamlar bunu yagli bir ekmek icinde servis etmekteler ki o ekmegin tadini dunya uzerinde bulabileceginizi sanmiyorum. catal kasik var ama insanlar elleriyle catur cutur yemekteler. ayran isterseniz size yogurdu bardaga koyup getirirler, sasirmayin.

    hamur islerinde asmislar. ruslar'da vodka, caponlarda susi, bizde kepabsa, bu adamlarda hamur isi arkadas. annem duymasin ama, bosnak boregini memleketinde yiyeceksin. parmak kalinliginda acmislar o borekleri, icinde kiymasi, patatesi, peyniri. ciddi soyluyorum, yemeden donmeyin.

    pizza cok ucuz, dilimi 2 km gibi bir rakama denk geliyor. gonul rahatligiyla yiyin, yedirin.
    klup falan demistim di mi ben?

    gece hayati

    simdi soyle dusunun, sarajevo bizim ortalama bir anadolu sehri buyuklugunde bir yer. ama sarajevo'da gece hayati dedin mi orada durup bir dusuneceksin arkadas. yok boyle bir olay. mekanlar kalite, ortam seviyeli, insanlara, ozellikle disi olanlarina ayri bi baslik acacagim zaten, kisacasi bambaska. mutevazilikten taviz vermek gibi olmasin ama dunyanin sayili bir kac mekanini gormuslugumuz var. onlar bile yanlarinda anaokulu bahcesi gibi kalir.* saglam mekanlari soyle;

    city pub : pub dedigine bakmayin siz. format pub - club arasi birsey. muzikler biraz apaci kaliyor ama. dunyada nam yapmis mekanlara verilen bir odul var, bu odulu 2007 yilinda bu arkadaslar almis. neye gore, kime gore diyesim geldi ama sustum. cumartesi gecesi erken gidip saglam yerden masa kaparsaniz iyidir.

    hacienda : latin pub formati yapmislar. house muzik calinmakta ve hakikaten basarililar. iki katli bir mekan, ust kati restoran. kalabalik oldugunda cekilmiyor. ama sirf muzik icin kalinasi.

    cheers : adindan da anlasilacagi uzere tema belli. dekorasyon ve muzik secimi bu yonde. canli muzigin oldugu ender mekanlardan. bizim haydi eller havaya mekanlari andiriyor biraz. cok merak etmiyorsaniz ugramayin derim ben.

    the club : hayran oldum. (hincal'a benziyorum mutemadiyen) iceride boy ortalamasi kiziyla erkegiyle 1.90 falan. kucuk husam gibi hissetmeniz isten bile degil. tam hayalimdeki mekani yapmis adamlar. tarihi bir bina, yuksek tavanlar, gotik mimari. uce ayrilmis; bir taraf restoran, ki gordugum kadariyla (giren cikan acisindan soyluyorum) bayagi bir saglam. bir tarafta techno-trance agirlikli calisiliyor. son kisimda ise -ki favorim oldu- house-dance turunun basarili ornekleri sergilenmekte. muzigin habura koyim, dans edenleri gorseniz buraya gomulmeyi istersiniz. o derece.

    bosnak kizlari

    turlerinin saygiyi hak eden ornekleri. gitmeden soylemislerdi, abartiyolar diye ciddiye almamistim. bir milletin butun kizlarinin guzel olabilme olasiligi nedir ha nedir? sarajevo'da 1(bir) ulan 1 bu olasilik. sokakta gordugunuz her 10 kizdan 6'si bizim cakma mankenlerin havada karada canina okur, kalan 4'u de istiklal'de soyle bir yuruse sehir efsanesi olur cikar allasen. hepsinin fizigi duzgun, hepsi bakimli olur mu, hepsi giyinmeyi, oturmayi, kalkmayi bilir mi? basli basina bir haksizlik abidesi bu sehir. bi de bir canayakin, bir sicak yaratiklar, sormayin gitsin. insanin gozunun icine icine bakmakta hinzirlar. memleketimin naif bagyanlarini incitmek istemem, ama bunlar farkli bir gezegenden sanki. adami sapsala cevirir bunlar, trafigin sifir oldugu sehirde ezilme tehlikesi gecirtirler. ben bunlari gorunce sanki bir daha imana geldim. bunlar maymundan gelmis olamazlar lan. hatta bunlar sicimiyor bile olabilirler.

    velhasil kelam, sarajevo bize benzedigi kadar, bizden farkli bir sehir. vize de istemiyorlar, cebine attin miydi 400 eyro'yu 10 gun krallar gibi gezersin.

    gittim, gordum, paylastim dostlar. gidip, gorup, paylasmayanlar utansin... agir oldu lan bu, lakin nasil bitirecegimi bilemedim.
    27 ...
  32. 25.
  33. elvir baljicin televole veya benzeri bir programda yugoslavca soylediği muhteşem şarkı; goran bregovic yorumlasa da dinlesek, yemesek de yanında yatsak..
    3 ...
  34. 24.
  35. savaşın ağır lekelerini hala taşıyan gidilesi görülesi, temaşa ve tefekkür edilesi, birkaç günün pek çok gözlem yapılmasına yettiği nadide şehir..

    doğası, bereketli toprakları, osmanlı izleri, kibar ve bakımlı insanları, 4 çeşit dinin (islam, ortodoksluk-sırplar, katoliklik-hırvatlar ve yahudilik) mensuplarınca yaşanıyorluğu, daha yakın zamanda islam uğrunda litrelerce kanın dökülmüşlüğü..

    hiç yurtdışı görmemiş birinin* ilk kez bu şehre gitmesi için yeterince sebep varmış.. romantizm merkezi diye nitelenen yerlerdense buraya giderek çok çeşitli gözlemler yapabilmek çok mutlu kılıyor insanı..

    gitmek isteyenler açısından kısa bir özet yapayım:

    şehir çamlarla kaplı yüksek sıradağlar ile çevrili.. o nedenle medeniyet ve doğa iç içe.. dağların eteklerindeki evlerin dizilişi gözü yormuyor bizdeki gibi.. çatıların hepsi kiremit.. tablovari görüntüler her daim çevrenizde..

    ortadan miljacka nehri geçiyor.. ara ara gördüğünüz köprüler içinizi okşuyor..

    para birimi:km (konvertible mark) kayem veya marc diye söyleniyor bosnalılarca.. değeri bizim ytl ile aynı hemen hemen.. zira 1euro = 1.95kmediyor..

    ulaşım en çok tramway ile yapılıyor, bir de otobus ve taksi var.. bir bilet 1.80mark..burdan biraz pahalı ama zaten minicik şehir..

    insanları dürüst; "turisttir, dolandıralım" gibi bir girişim asla yok.. hatta ilginçtir taksiler sıra ile dizili ama yolcu almaları sıra ile değil, hangisine binerseniz o görütüyor.. burda öyle olsa kan dökülür..

    insanları şık.. en yaşlılar bile çok bakımlı ve hatta süslü.. sonradan görme değil.. yakıştırıyorsunuz yani.. burda olsa garipsenir..

    cevapi denen köftesi mükemmel..inegöl köfte gibi ama çok leziz.. yağlanmış bir ekmek arasında yanında minik doğranmış soğanla geliyor.. ucuz ve harika..

    kahvesi yumuşak ve sunumu çok cazip.. minik bir tepside cezve, lokum ve şeker, bir de fincan geliyor..

    boşnak böreği de çok güzel..kıymalı ve patatesli..
    begova çorba da müthiş.. tavuk veya kırmızı etle yapılıyor.. sebzeler de var.. kıvamlı birşey.. sirke çok yakışıyor..

    mostar ayrı bir rüya zaten.. biraz bol vakit lazım..koşturarak zor oluyor.. ama şehir ufak..yürüyerek rahatlıkla geziliyor.. yıkılan köprünün taşları hala mevcut nehir kıyısında.. kıyıda oturup köprüyü temaşa etmek ayrı bir zevk..

    savaş tuneli onların deyimi ile hayat tünelinde ise savaşı daha bir yakından anımsıyorsunuz.. havaalanına açılmış olan 800m lik tünel kuşatma esnasında çokça kullanılmış..
    4 ...
  36. 23.
  37. kurşun izli duvarların neredeyse hepsinde grafiti vardır.
    (bkz: bascarsija)
    (bkz: sebilj)
    2 ...
  38. 22.
  39. sevgi dolu insanlarin kursun izli apartmanlarda yasadigi talihsiz sehir. biraz osmanli, biraz avrupali, biraz da rus ama her daim huzunlu.
    2 ...
  40. 21.
  41. ilber ortaylı'nın tanımı ile; bursa'nın kopyası.
    1 ...
  42. 20.
  43. halid besliç'in şarkısı.

    sarajevo, grade moj,
    njoj sam dao zivot svoj,
    pozdravi mi majku staru,
    lijepu azru u beharu.

    sarajevo, sarajevo,
    seher bosno volim te,
    lijepa azro, lijepa azro,
    svud po svijetu trazim te.

    nije meni grade moj,
    sto sam dao zivot njoj,
    vec sto sanjam svjetla tvoja,
    sarajevo sreco moja.

    tuzan sam ti grade moj,
    kao onaj behar tvoj,
    i dok tvoje grane lome,
    jos si drazi srcu mome.
    5 ...
  44. 19.
  45. kultur shock'un leziz şarkılarından biridir aynı zamanda.
    3 ...
  46. 18.
© 2025 uludağ sözlük