kadro değeri düşük bir takımdan yüreği ile oynayan bir takım ortaya çıkarıp ligi ilk üçte bitirmiş teknik adam. elindeki imkanlarla ortaya koyduğuna bakılırsa iyi, başarılı denebilir bu yıl için.
not: beşiktaşlıyım
lig tarihinde en çok gol yediğimiz sezonu bizlere yaşattığın için, gökhan süzen gibi bir kazmanın peşinden 1 yıl koşarak transfer vizyonunu bizlere kısa sürede gösterdiğin için, sezon içinde en ihtiyacın olan oyuncularına salladığın için, son maçta bile holosko yu sahaya sürüp muhammed'e şans vermediğin için ve oyun kötü giderken her maçta kenardan seyretmeye devam ettiğin için kısacası takımda kalmak adına hiçbirşey yapmadığın için sana minnetarız aybaba! yenilgiyle veda etmek tam sana yakışan bir hareketti şimdi kenardan yaptığın şeyi evinde yapabilirsin git maçları oradan izle.
sezon başındaki hedefe göre başarılı devre arası oluşan hedefe göre başarısız olmuş olsada genel olarak başarılı olan antrenör.taraftarın neden en baştan ön yargıyla yaklaştığını anlamasamda genel olarak baştaki önyargı yüzünden görevi bırakacaktır.lakin zaman zaman sövmüş olsamda genel olarak bakılınca başarılıdır ve beşiktaş camiası aybabaya büyük ayıp etmiştir.sonuçta görev başındayken önder özenin getirilmesi falan.istediği kadar kötü antrenör olsun bu muameleyi haketmediğini düşünüyorum sonuçta eski kaptan beşiktaş efsanesi.
vizyonu, çapı, futbol bilgisi beşiktaş'a yetersiz teknik direktör demeye bile bin şahit isteyen hoca. umarım günlük galibiyetler yönetimin gözünü boyamaz ve sezon sonu gider kendisi.
kazanılan son üç maç ile görevde kalacak diye taraftarı kaygılandıran hoca. beşiktaş'ın oynadığı son 3 maç yanıltmasın o üç maçta da samet aybaba'nın katkısı yok.
orduspor: hoca değişikliği nedeniyle geçici bir hoca gelmiş ve çoktan havlu atmış bir takım. yenilmek için özel çaba sarf etmiş olmamız gerekti.
eskişehirspor: ilk yarı ortada geçen maçı hakkıyla 1-1 bitti. fakat 2. yarı beşiktaş yok saha da, hoca hamle yapamıyor resmen sahaya ve kaderine bakıyor. derken pektemek sahne alıyor ve özel çabasıyla iki futbolcunun arasından sıyrılıp golü atıyor. eskişehir dalga dalga gelmeye devam ediyor ama ataklar sonuç vermiyor.
gençlerbirliği: stad yıkılıyor her anlamda, eski mabed'de son maç, kapasitenin üstünde taraftar ve çok duygusallar. beşiktaş'ın o maçta kazanmaması durumunda futbolcular çıkamaz oradan, ortalık karışır o yüzden herkes dikkatli ve can havliyle iki kişilik oynuyor. yani çok ekstra bir durum. hocasız çıksa yine alır o maçı beşiktaş.
o yüzden yönetim sırf bu maçlar bakıp devam kararı alırsa bittik.
"feda" kadrosunu başarıyla yöneten ancak yıldız ve/veya yıldızların takıma katılmasından sonra leş bir performans sergileyeceğine emin olduğum teknik direktör.
(hakkının yenmemesi şiddetle tavsiye edilir.)
yıldız yönet(eme)me konusunda sektöründe lider olan beşiktaş eski kaptanı şimdiki teknik direktörü. fikret orman ile bu adama medyaya demeç verme yasağı getirilmeli. beşiktaş'a neredeyse levent erdoğan kadar zarar veriyorlar her demeçlerinde. o derece yani.
hala "bu kadroyla bu kadar adam naaaapsın?" tayfasınca savunulan adnan aybaba'nın abisi.
adnan aybaba vurgusunu yapıyorum ki samet'teki beyin kapasitesi ve zeka hakkında fikriniz olsun.
bak tosunum geçen seneki kadro ile karşılaştırarak yazıyorum;
kalede rüştü vardı bu sene mcgregor var. rüştü'yü kendin gönderdin ki, rüştü'ye "bizim sana ödeyebileceğimiz maksimum para şu kadar" deseniz, mcgregor'un oynadığı paraya bu sezon oynardı.
sol bekte ismail sakat. geçen sene ismail sakatken tanju kayhan oynuyordu hiç de sırıtmıyordu hayet iyi top oynuyordu çocuk. tanju'yu kendin gönderdin, "gençleşeceğiz" denilen sezonda uğur boral falan geldi. sezon başında gökhan süzen'i transfer ettirmeye çalıştı bunun için emre özkan'ı da takasta kullanmak istedi emre gitmek istemeyince emre'yi kadrodışı bıraktı "benim genç oyunculara değer verdiğim bilinir" edebiyatı yapan bu aynştayn tarafından. fener'den otuz küsur sene sonra 3 fark yenilince emre kadroya alındı tekrar. devre arasında gökhan süzen transfer edildi.
geçen sene tandemde sivok, toraman, ersan ve egemen vardı. egemen'i yönetim saçma sapan açıklamalarla gitmeye zorladı onun yerine escude geldi.
Orta sahada geçen sene necip-ernst-fernandes oynuyordu, veli de necip veya ernst'in yerinde dahil oluyordu. bu sene ernst yok, oğuzhan var ki ernst'in gönderilmesine hala sinirlensem de orta sahanın daha verimli olduğu gerçek. ha bu arada adnan aybaba'nın abisinin prensi oğuzhan değil, hasan türk'tü. "ernst oynayacağına, hasan türk oynar" diyordu lakin hasan türk'ü bir türlü göremedik piyasada. necip-veli-fernandes üçlüsü ile çıkarken ilk yarıdaki trabzonspor maçında necip sakat, veli de cezalı olunca oğuzhan'ı mecburen oynatmıştır keşfettiği için değil! oğuzhan maçta cümle aleme gösterince kendisini haliyle kesememiştir ilk fırsatta çocuğu basının önüne atmıştır şeref timsali samet. çünkü oğuzhan kendi transferi değil! Olcay'ın tel tel döküldüğü birçok maç olmasına rağmen nedense olcay'ı hiç basının öne atmaz. Fernandes 1 gol, 1 asist ile maç kazandırır, samet efendi olcay'ın omzuna elini atar soyunma odasına gider.
Devat edelim, sağda geçen sene de holosko oynuyordu, bu sene de... solda quaresma oynuyordu, bu sene olcay oynuyor ki "kadro yetersiz" edebiyatı yapan adamlar olcay'ın daha faydalı olduğunu iddia ediyorlar. onların mantığı ile daha iyiyiz o zaman geçen seneye göre.
ileri uçta almeida vardı, bu sene de almeida var. hatta edu adlı meşe oynuyordu bu sene pektemek, niang, sinan kurumuş falan da var...
yani öyle "kadro çok kötü yea" durumu yok! bu sezon, bu takımın kadrosu galatasaray ve fenerbahçe'den sonra ligin en güçlü kadrosudur.
kaldı ki geçen sene 60 resmi maça çıkmıştır geçen sezonki takım. sıkışık fikstürde 2,5 günde 1 maç oynamıştır! ona rağmen uzun süreli sadece 5 sakatlık vermiştir ki bunların 3'ü müzmin sakatlıkları bulunan pektemek, ersan ve köybaşı'dır.
bu sezon takım haftada 1 maç yapıyor, 17 futbolcusu hem de darbeye bağlı olmaksızın idmanda sakatlanıp uzun süre sahalardan uzak kalıyor. kondisyon ve idman programında bir yanlışlık olduğunu ilkokul 3'e giden çocuk bile anlayabilecekken aynştayn samet sorumluluk kabul etmeyip "futbolcuların özel hayatı" edebiyatı yapar. herkes alemci yani takımda...
"güç" mevzusuna dönersem bursaspor şampiyon olduğunda 3 büyüklerin kadrosundan daha mı güçlüydü kadrosu?
orduspor maçından sonra yaptığı "küme düşer dedikleri takımı şampiyonluk adayı yaptım, hatalıyım" açıklaması ise insanı sinirden kendisini sikecek pozisyona sokar.
ligin en pahalı 3. kadrosuna sahipsin, ligin en güçlü 3. kadrosuna sahipsin ne demek "küme düşer" dedikleri?
geçen sezon bittikten sonra "küme düşer" denilen beşiktaş, "elindeki bütün futbolcuları kaybedecek ve tamamen paf takımla maçlara çıkacak" diye yorumlanan beşiktaş'tı. ha benim öyle bir düşüncem olmadı "küme düşmek" gibisinden lakin, o düşünceye sahip olanlar almeida, fernandes, sivok'un bu sezon takımda olmayacağını düşünüyorlardı.
diğer taraftan, benim için 8.'lik bile başarıydı bu sezon ama hangi şartlarda?
"gençleşeceğiz" denilen bu "feda" sezonunda ben takımın 21-22 yaş ortalamasıyla sahaya çıkacağını zannediyordum. bir iskelet kurulack, 2013-2014 sezonunda da nokta 3-4 tecrübeli transferle tabanca gibi bir takım yaratılacak ve en az 5-6 sene ligde her daim kafaya oynayacak bir kadro kurulacak zannediyordum ha, samet'in böyle bir şey yapmayacağına da emindim orası ayrı.
şu anda sahaya çıkan kadro ligin en güçlü 3. kadrosuysa, "gençleşme" edebiyatı yapılıyorken sahaya 27-28 yaş ortalamasıyla çıkıyorsan rakiplerin birkaç kulvarda giderken sen sadece ligdeysen ben şampiyonluk beklerim arkadaş!
takım 10 kişilik takımlara 2-0'dan maç verirken soyunma odasına alkışlarla uğurlanınca iyi, arkadaş ıslıklanınca "tepkiler çok rererörö" olsun.
beşiktaş, adnan aybaba'nın abisi olan bu aynştayn yüzünden tarihinin en büyük fırsatını kaybetmiştir.
beşiktaş, hiçbir zaman sittin sene gençleşemez radikal şekilde bundan sonra.
bu sezon inönü'de oynanan maçlar içinde seyircisiz oynanan sivasspor maçında ve yurtdışında olmama sebebiyle orduspor maçında tribünde değildim.
başka bir sezon olsaydı, bu taraftar 20. haftada başlardı ıslıklamaya... öyle 2-0'dan 2-2'ye maç gelecek eksik rakibe karşı da soyunma odasına alkışlarla gidilecek ha?
beşiktaş gençleşti mi? hayır bilakis son yılların en büyük yaş ortalamasıyla çıktı maçlara... genç oyuncular kazanıldı mı? hayır. oğuzhan zaten samet öncesinde ibrahim altınsay tarafından transfer edildi. takımda sistem var mı? hayır. takımda taktik anlayış var mı? hayır. Ne yaptı samet bu sezon? Tarihinde kazanmadığı paraya imza attı. Hemşehricilikle kondisyoner getirdi, oyuncuların gruplaşmasını sağladı, çapına bakmadan kendisini alex ferguson falan sanmaya başladı sir!
umarım fikret orman, ibrahim altınsay ile el sıkışmıştır yeni yönetimde yer alması için ve altınsay yeni teknik adam için çalışmalarını yapıyordur.
ve çapına bakmadan megalomanlıkta, narsistlikte çığır açan samet normal değil, ettirgen fiiller eşliğinde uğurlanır inşallah...
dışarıya verdiği görüntüyü izlerse nerede yAnlış yaptığını anlayacak olan insan. mesela kendi kendine sorsun kulübu yaptığım açıklamalarla daha az nasıl rezil edebilirim diye.
nereye giderse gitsin istenmeyen adam sıfatından kurtulamayan kişi. trabzon'da istenmedi, bursa ile anlaşmıştı taraftar ayaklandı, çalışamadı.
içinden çıktığı beşiktaş'a geldi, taraftarın ezici kısmı istemedi, feda senesi vs nedeni ile isyan çıkmadı. sonuç ortada. gittiği gün insanlar kurban kesecek.
bütün bunlardan sonra oturup düşüneceği, niye insanlar bana bu kadar karşı, ben nerelerde yanlış yapıyorum diyeceği yerde kendinden başka herkesi suçluyor.
hem suçlu, hem güçlü, hem çapsız, hem kötü tabiatlı insan.
neden büyük hoca olamadığını bjk döneminde daha iyi anladığım hoca. sürekli takımı kamplara almalar, takımın yıldız oyuncusunun gezmesine vs. karışmalar ve en önemlisi kaybedilen maçların sonrasında topu oyuncularına atması neden bu durumlarda olduğunun göstergesi. kendi iyiliği için gitse hiç fena olmaz.
bırak teknik direktörlüğü bir kenara, kendisi tam bir ağlak adam. beşiktaş'ın böyle düşüncesiz ve vizyonsuz adamlara hiçbir zaman ihtiyacı yok. rezil ettin lan takımı yaptığın açıklamalarla. sanki köy takımının başında da muhtar emmiye dert yanıyor amk. beşiktaş olm burası Beşiktaş. .!
yıldırım demirören'den sonra beşiktaş'ın başına gelen en kötü şey. tabii, yd olmasa idi işler buraya gelmez, samet de beşiktaş hocalığını rüyasında görmeye devam ederdi.
hocalık vasfının olmaması hakkında çok şey söylendi, yazıldı. patavatsızlığı, konuştukça çam devirmesi hakkında da. keza insan yönetiminden zerre kadar anlamadığı da yeterince işlendi.
bu sefer pişkinliğine dair konuşalım. bir insan kendisini bu kadar mı görmez, hiç mi acaba diye aklından geçirmez. yoo, o kendinden çok memnun, pişkin pişkin reklamını yapıyor.
sırf kılığı kıyafeti yüzünden kulüpten uzaklaştırılmalı. nedir o paldüşlük?
karısı, kızı da ikaz etmiyorlar her halde. ya da onların da çapları bu olsa gerek ki, rahatsızlık duymuyorlar adamın seyyar satıcı gibi dolaşmasından.
neyse, şunun şurasında üç- dört hafta kaldı, sayılı gün çabuk geçer. verelim tazminatını hamam parası niyetine, tek ki bu ayıptan kurtulalım.
ordu maçında taraftar protesto etti diye soyunma odasında sinir krizleri geçirip duvarları yumruklamış.
neymiş nasıl eleştirirlermiş onu. nankörmüş taraftar. 50 yıldır beşiktaşa hizmet ediyormuş falan filan.
hiç bişey demiyorum sana siktir olup gideceğin günü iple çekiyorum samet aybaba.
ancak kendisi kayserispor maçı ardından hemen görevi bırakmalı. açıklamaları, söylemleri. futbolculara karşı tutumu olmadı be samet olmadı. bırak görevi onurlu bir şekilde.