salvador dali

entry263 galeri91 video1
    51.
  1. Eserleri 19 eylül 2008'den 19 ocak 2009'a kadar,sakıp sabancı müzesi'nde "istanbul’da bir sürrealist: salvador dali" adıyla sergilenecek olan ipanyol sürrealist ressam.
    1 ...
  2. 52.
  3. her resmine kesin burda bir cinlik* var dedirten ressam... ki çoğu resmi de öyledir.
    2 ...
  4. 53.
  5. 54.
  6. Asıl adı Salvador Domingo Felipe Jacinto Dalí y Domènech olan ispanyol ressamdır.
    0 ...
  7. 55.
  8. Bu ay içerisinde "istanbul'da bir sürrealist" adı altında sakıp sabancı müzesinde eserleri sergilenecek olan ünlü ressam.
    0 ...
  9. 56.
  10. Ey Salvador Dali, zeytuni sesli!
    Ben senin o çocuksu fırçanı övmüyorum.
    çağının rengine dönen rengini de, ama senin
    sınırlı sonsuza tutkularından kıvanç duyuyorum. (F. G. Lorca, Salvador Dali'ye Od)
    3 ...
  11. 57.
  12. ölmeden önce eserleri satılan ve para kazanmış nadir ressamlardan biri.
    1 ...
  13. 58.
  14. 59.
  15. yaratıcılık konusunda tavan yapmış bir insan.
    1 ...
  16. 60.
  17. 20.09.2008 - 20.01.2009 tarihleri arasında sakıp sabancı müzesinde eserleri sergilencek olan ispanyol ressam ve özgün baskı sanatçısıdır.
    0 ...
  18. 61.
  19. resimleme teknikleri konusunda uzmanlaşmış kendi kendini pazarlama dehası.
    yıllarca markssist olduğunu iddia etmiştir. kendine sıkı hamiler bulup gayet rahat bir hayat yaşamıştır. Söğüşlediği en sıkı hamisi madam Lorezastır. Yaşlı kadıncağız bu uyanık resimciyi gerçekten marksist sanmış. Abartılı perspektif denemeleri ilk bakıldığında etkileyici gelir. Sağdan soldan duyduğu bilinç altı terimlerini resimleyerek piskoloji üzerine çalışıyormuş havası yapmış. Özellikle Froyd dan çok etkilenmiştir. ispanyada faşist devrim kazanılınca faşist olmuştur. Resim yapmaktan daha çok kendisi için efsaneler yazmıştır. Kendisi için yazdığı uydurma hikayeler in en eğlencelisi roportaja gelen kadın gazeteci skeçleridir. Karşısına çıplak çıkmış, başkasını çıkartmış, bekletmiş falan falan diye onlarca skeç vardır. Resim tekniği açsından yeteneklidir. Sanatsal açıdan pek bir şey ifade etmez. Sanatçıdan daha çok şovmendir. Pazarlama dehası kabul edilebilir. Gençlik çağında insanı etkiler daha sonra sanat tarihi okudukça avrupa sanatının patlamamış sivilcesi olduğunu farkeder insan. En yakın arkadaşının karısını ayartıp evlenmiştir. Pedofili suçuyla hakkında 2 defa şikayet olmuştur. Uyuşturucu hem kullananmış hemde satmıştır.
    Rersimleri bıyıkları gibi ilginç ama manasızdır.
    1 ...
  20. 62.
  21. dahidir. yaptığı delilik gibi gözükenlerse sadece şımarıklık. başka bir şey değil.
    zekayla alakalı bütün müspet sıfatları kendi zimmetine geçiren adam.
    1 ...
  22. 63.
  23. "ispanyol komünistlerinin, devrimcilerinin katili, katillerin en büyüğü faşist general franco'nun hayranı olan dali, tarihe onu kutlayan ender sanatçılardan biri olarak geçer. 1975 yılında ölen franco'nun ölmeden iki ay önce işlediği bir cinayeti kutlayan dali'nin bu yönü nedense dali biyografilerine girmez. faşist general franco, eylül 1975'de beş antifaşist genci idam ettirir. 83 yaşındadır ve hâlâ öldürmeye devam etmektedir. bu gözü dönmüş katili kamuoyunun önünde kutlayan dali, ispanyol ve dünya devrimcilerinin bir kez daha nefretini kazanır. bir kez daha demekteyiz çünkü dali'nin ilk 'faşistliği' değildir bu...

    ispanya iç savaşı'nın sonunda, 1939'da yönetimi ele geçiren franco diktatörlüğünü desteklediğini açıklayan salvador dali, büyük çoğunluğu devrimci olan sürrealistler tarafından dışlanır. sürrealist akımın önderi andré breton tarafından 'dolar hevesli' olmakla suçlanır.

    dali'nin ilk 'faşistliği' değildir bu... henüz yirmili yaşlarındayken arkadaş olduğu ispanyol şair federico garcia lorca'nın öldürülmesinin ardından yaptığı alçakça açıklamayla gündeme gelir. bir antifaşist olan federico garcía lorca, 1936 yılında ispanya iç savaşı'nın başında franco'nun faşist milisleri tarafından öldürülür. dali, franco'nun işlettiği bu cinayetin ardından 'lorca'nın bir eşcinsel cinayete kurban gittiği' yorumunu yapar...

    dali'nin ilk 'faşistliği' değildir bu... gençlik arkadaşı ünlü yönetmen ve senarist luis bunuel'i -ki bunuel ile 1929 yılında 'endülüs köpeği' isimli bir film de çekmiştir-amerika seyahatinde komünist ve ateist olmakla suçlayıp, meksika'ya sürülmesine neden olur.

    bütün bu olaylar nedense dali'nin 'resmi biyografi'lerinde yer almaz. ana britannica ansiklopedisi'nde dali maddesini okuyanlar onun lorca ile bunuel ile dost olduğunu okurlar ama dostlarına neler yaptığını okuyamazlar...

    - - -

    'istanbul'da bir sürrealist: salvador dali' sergisi üzerine yazılanlardan biri oldukça ironikti. 2006 yılında yine sakıp sabancı müzesi'nde açılan picasso sergisinden daha fazla katılım bekleniyormuş. 'uzman'lar, dali'nin ziyaretçi sayısının picasso'nunkini geçeceğini sanmaktalarmış. diyelim ki öyle oldu, ne önemi var...

    bir yanda 1937 yılında ispanyol iç savaşı sırasında faşist almanya ve italya'dan destek alan franco'nun guernica şehrinde yaptıkları katliamı anlatan 'guernica' isimli tabloyu yapan pablo picasso diğer yanda, ispanyol salvador dali...

    2005 yılında agora kitaplığı'ndan yayınlanan 'federico sanchez'den selamlar' adlı kitabında salvador dali'nin cenazesini anlatır jorge semprun. dali'nin neden faşist olarak kabul gördüğünü anlattığı satırları birlikte okuyalım:

    * * *

    'figueras kilisesi'nin sahnında ayakta durmuş, rahibin salvador dali için yaptığı cenaze konuşmasını dinliyorum. aynı konuşmayı üçüncü kez yapıyor. ilk önce ispanyolca, sonra katalanca olarak yaptı, şimdiyse fransızca olarak tekrar ediyor.

    generalitat'ın başkanı jordi pujol ve ben, salvador dali için yapılan cenaze konuşmasını üçüncü kez, bu sefer fransızca olarak dinliyoruz. henüz cenaze konuşmasından sorumlu rahibin aynı metni almanca ve ingilizce olarak da tekrarlayacağını bilmiyoruz. -yani, başkan pujol'un da bunu bildiğini sanmıyorum. cenaze törenindeki bu çılgın çokdillilikle rahibin neyi kanıtlamaya çalıştığını bilmiyorum. belki de sadece ne kadar çok dil bildiğini. bu performanstan sonra bu konuda hiçbir kuşku duyulamazdı zaten. belki de kendisinin roma'daki papa olduğunu, saint-pierre meydanı'nda 'kent ve dünyayı kutsama' duasıyla bir tören yönetmekte olduğunu sanıyordu.

    çok dil bilen rahibin asıl niyeti ne olursa olsun, biz o 25 ocak 1989 çarşamba günü, figueras kilisesi'nde, salvador dali'nin cenaze töreni için toplanmıştık. ben ispanyol hükümetini temsil ediyordum, jordi pujol ise özerk katalan hükümetini. aslında ben bir anlamda dali'nin mirasçısı sayılırdım, çünkü ressam, katalan kamuoyuna son bir oyun oynayarak bütün malvarlığını ispanyol devletine bırakmıştı. bu cenaze töreninden önceki gün vasiyeti açıldığında bu durum aşırı milliyetçi kimi politikacı ve aydınlarda büyük bir hoşnutsuzluk yaratmış, bunlar ateşli bir dille ispanyol devletini 'katalonya'nın kültürel zenginliklerini yağmalamak'la suçlamışlardı.

    gözümün ucuyla başkan pujol'a bakıp, rahibin cenaze konuşmasını dördüncü kez tekrar edişini dinlerken içimden ağlamak geliyor. ya da zaman zaman katıla katıla gülmek. ne olursa olsun, duygularımı güçlü bir şekilde dışavurmak istiyorum.

    1975 eylül ayında general franco, beş genç anti-faşist hakkında imzaladığı idam kararını olağanüstü hal mahkemelerine onaylatmıştı. generalin yaşayacak ancak birkaç haftası kalmıştı ama son ana dek cani rolünü oynamayı sürdürüyordu. onun işi her ne pahasına olursa olsun düzeni korumaktı. bu kez bu işi beş kişinin hayatı pahasına yapmıştı.

    ispanya'da, o 1975 eylülü'nde, genel bir rahatsızlık ve korku dolu bir hayretin içinde yalnızca bir tek ses yükselip bu kararından dolayı general franco'yu, kamuoyu önünde kutlamıştı: salvador dali'nin sesiydi bu. bu beş genç anti-faşistin idam ettirilmesini kutlamıştı. çünkü her ne kadar büyük bir ressam olmuşsa da, salvador dali, hiçbir zaman saygıdeğer bir insan olmamıştı.

    gözümün ucuyla, zamanında franco polisi tarafından tutuklanmış ve kötü muamele görmüş olan başkan pujol'a bakıyorum. 1975'te katledilmiş o beş genci hatırlıyorum. salvador dali'nin francisco franco'ya gönderdiği telgrafı hatırlıyorum. gelecek günleri, dali'nin mirasını ispanyol devletine bırakması üzerine başlamış olan polemiği düşünüyorum. bu cenaze törenine, sürekli kendini tekrar edip duran bu çokdilli konuşmaya karşı kayıtsızlığımın verdiği zamanı ve mesafeyi değerlendirerek, bu konuda nasıl bir tutum izleyeceğime karar vermeye çalışıyorum.'

    -federico sanchez'den selamlar, jorge semprun, agora kitaplığı, 2005.-

    birkaç satırla da olsa jorge semprun'dan söz edelim. jorge semprun 1923'te madrit'te doğan, 1937'de fransa'ya iltica eden, fransız komünist partisi'ne katılarak direniş hareketinin bir üyesi olan, toplama kampına yollanan bir militan...

    ii. dünya savaşı'nın ardından ispanyol komünist partisi'ne katılarak merkez komite üyesi olan ve 1964'de ihraç edilen Semprun, romanları ve senaryoları ile ünlendi. costa gavras'ın 'z' ve 'itiraf' filmlerinin senaryo yazarı olan semprun, 1988-1991 arasında ispanya kültür bakanı olarak görev yaptı."

    (bkz: feza kürkçüoğlu)
    5 ...
  24. 64.
  25. sakıp sabancı müzesi'nde sergilenen eserleri sayesinde, kartlaşmış sesli kokoş kadınları ve para babası papyonlu erkekleri bir araya getiren elit gürûhun son hamlesi.
    0 ...
  26. 65.
  27. 66.
  28. londra'da thames nehrinin guneyinde, southbank dedikleri yerde, london eye'in hemen altinda 3 adet heykeli var coktandir. bunlardan biri, uzun bacakli bir fil, biri bir saat, ucuncuyu unuttum simdi. zamanin akip gittigini gosteren o saat, gordugum eserlerinden en guzeli. yolu londra'ya dusenler mutlaka gormeli...
    6 ...
  29. 67.
  30. Aşık ressamdır. 'gala' onun herseyidir. bunu sabancı müzesine gittiginizde izleyeceginiz resimlerinde kesinlikle hissedersiniz.hatta bi eserinde salınan elbisesi icrisinde dik bir şekilde yürüyen gala' nın arkasına kendisini egik ve cok daha kücük bir şekilde cizmiştir.bir sürü gala portresi ve resmi vardır. gala onu yücelestirmistir anlıycanız.'gala ruhundaki klasizmi kesfeder ve ilham verir'(iste burası alıntı) diye de bir not vardır. eserlerinin cogunda 'gala Salvador dali' imzası vardır. içerisinde sevgiyi barındırabilen, nadir, zeki, düsünen bir sürrealisttir 'o'. sabancı müzesindeki sergide eskizlerine de yer verilmistir. buradaki eskiz calısmaları gayet özensiz kagıt parcalarının üzerindedir. kim bilir, buldugu her kagıdı cizim icin kullanmıs olabilir? Basarılı(benim ne haddime bunu demek ama...) oldugunu o eskiz calışmalarındaki her cizginin gerektigi yerde olmasıyla cok rahat anlayabilirsiniz. mürekkeple yaptıgı bu çalışmalardaki çizgilerin bosa atılanı yoktur nerdeyse. edebiyata olan ilgisi de yazdıkları ve Freud un portresini yapmıs olmasıyla anlasilabilir. bazı internet adreslerinden kolaylıkla ulaşabileceginiz eserlerin cok daha ötesini görmek isterseniz mutlaka bu sergiye gidin derim. hic ilgisi olmayan bir insanda bile merak uyandırabilcek niteliktedir buradaki resimler.olmadi kendi müzesine gidin canim! yırtık bir kagıda cizilmis eskizin üzerindeki notlarla Salvador dali' ye daha da bir yaklasırsınız. ayrıca bir eserinde hayalinde yasattıgı bir kadina ilgisi olan adamı kiskandigi icin, bu adama düzenlemeyi düsündügü komplo yu cizmistir. bu sekildeki düsüncelere kapilip ilham almaya calısmıs olabilir. enteresandır. bu resimde kıskandıgı bu adam günümüz scooter larına benzeyen bir bisikletle bayırdan asagı dogru hızla gitmektedir.yolun sonunda koca gövdeli bir agac ve agacın önünde yanlıs hatırlamıyorsam iki sandalye arasında bir ip vardır.aklınca ona takilip agaca yapıstıracak adamı yani:)
    Aklımda kalan bazı muhtesemlerini paylasayım sizinle:
    -Sıradan pagan manzara
    -At figürü
    -Neron un burnunun yanında maddenin çözümlenmesi. matemetiksel islemler de vardır eserlerinde.
    -Cilgin tristam
    -Atomik leda. tamamen farklı bir yorum
    -Freud
    -Ask duygusunu ifade eden iki parca ekmek: 'iki parca ekmek' denmis olmasını henüz cözümleyemedim cünkü üç parca ekmek var bu tabloda.ikisi alttakinin bi kısmı görünecek sekilde üst üste yerlestirilmis, digeri de yan tarafta! Acaba buradaki üst üste olan ekmek dilimleri kalbinin ikiye bölünmüs olmasını simgeliyor olabilr mi diye de düsünmeden edemedim.anlayan varsa bana da anlatsın.
    -Gradiva adlı eserindeki cizgiler de ayrı bi harika.rüzgar sanki tablonun üstünde gibi.oysa yalnızca dalinin cizgileri var.
    -Alkol
    -Aziz jerome eserindeki üstü kapalı figürün oluşumu da hayranlık uyandırıcı.hic sevmedigim renkleri bile sevdim nerdeyse bu eserinde.
    -Jeolojik yankı la pieta
    -don kişot lu resimlerindeki anlatım da cok güzeldi.don kişot olmedi ahh ahhh
    ve daha bir sürü...
    ayrıca belli bi acidan baktiginizda iki gözün görmesi arasindaki farki anlatmaya calistigi eserleri de mevcuttur.
    kisisel: düsünüyorum dali bana asik olsaydı diye! daha basarılı olabilir miydi acaba? ne 'galay' mıs be. valla kıskandım dogrusu. dalinin düsünce yapısı ya da ruh halini düsünmekten cok 'gala' nın nasıl bir kadin oldugunu görmeye calistim eserlerde!

    bu arada o bilinen, eriyen saatler ya da bir nesnenin, hayvanin ya da agacın gölgesinde yarattıgı baska imgeleri barındıran resimleri dikkat cekici olabilir ama beni çekmemiştir.benim begendiklerim ve basarılı bulduklarımın cogu bu kategoride incelenmeyenlerdir.
    1 ...
  31. 68.
  32. 20 yy. devlerinden biri olan katalonya doğumlu sürreal ressam. onu tanımlamak en az kendi resimlerindeki soyutluk kadar uç seviyede. *
    1 ...
  33. 69.
  34. -salvador aynı zamanda babasının da adıdır
    -bıyıklarını o şekle getirebilmek için balmumuyla ovmuştur
    -güzel sanatlar akademisine gitmeden önce günlüğüne "bir deha olacağım."yazmıştır
    -döneminin yükselişte olan bilimsel değerlerine ilgisini resimlerine de taşımıştır.
    1 ...
  35. 70.
  36. dali
    (1904 - 1989)
    sürrealizm resmin en önde gelen temsilcisi, ispanyol ressam.

    "salvador dali'nin gizli yaşamı" adlı kendi yazdığı otobiyografisinde, çocukluğunda şiddetli isteri krizleri geçirdiğini, okulda öğrencileri kışkırtıp ayaklandırdığını, okuldan uzaklaştırılıdığını anlatır. hayatı boyunca olağan dışı tavırları ve gösterişçi yanıyla ününü sürdürdü.

    dali'ye göre insan, "klinik paronaya" da olduğu gibi; gerçek bir düş dünyası yaratmalı, ama bunu yaparken de usun denetim altında tutulup iradenin bilinçli olarak bir süre askıya alındığını da unutmamalıydı. dali hem eserlerine hem yaşamına bu doğrultuda yön verir. 1936 londra uluslar arası gerçeküstücülük sergisine dalgıç kıyafeti ve yanında iki tazı ile katılması bunun göstergelerinden sadece biridir.

    sürrealizmde düşüncenin herhangi bir mantık çizgisini izlemeden akmasını temel alan otomatizm kavramını benimseyerek diğer sürrealistlerden daha iyimser bir bakış açısıyla işleyerek buna eleştirel paranoya adını verip kendi tarzını ortaya koymuştur.

    eserlerinde düşle gerçeği biribirinden ayırmak neredeyse imkansızdır. amacı günlük uğraşıları alaycı bir tavırla düşsel hale getirmektir.

    italya gezisiyle barok akımın etkisi altına girer dali ve kendine özgü bir klasik arayışçılık içinde bulur kendini.
    2. dünya savaşından sonra ise mistik anlayışa yönelse de sürrealist yapısı diri kalmıştır.

    dali sadece ressam değildi. yazar, illüstratör, yapımcı, tasarımcı, desenci olarak ortaya koyduğu eserler dali'ye özgü özellikler taşır. şiire duyduğu ilgi tüm resimlerine gerçeküstücülük olarak yansır.
    kültür adamı dense yerini hakkıyla alacak deyimle dali, çok okur, sonunda taşıp hayatının sonuna kadar yazar, dünya edebiyatının dev eserleri için illüstrasyonlar üretir diğer yandan kendi zamanının teknolojisinin ikonografisi üzerine çalışır. tüm bunların sonucunda kişisel dünyası, düşünceleri ve gelişimi illüstrasyonlarına yansır. kısaca gerçeklikle efsane birleşir.

    bu kadar sıradışı yaşayabilen dali özel hayatında son derece kararlı bir çizgi çiziyor. 25 yaşında iken karşılaştığı ünlü bir şair, paul elaurd'un karısı, 1894 doğumlu, gizemli ve sezgileri çok kuvvetli olan gala'ya aşık olur ve "gizemli yaşam" da gala için şöyle yazar: "benim gradiva'm olacaktı; beni geliştirmek, karım olmak onun kaderinde yazılıydı." 28 yıllık beraberliğin ardından dini nikahla evlenirler, gala 1982, dali 1989'da hayata veda ederler.

    notumsu: "mükemmelden korkmayın; nasıl olsa ona ulaşamayacaksınız" düşüncesiyle yelkenini kabartırken, "gerçek bir ressam en sıradan şeyler karşısında, en sıradışı fikirleri üretebilen kişidir." diyerek rotasını belirlemiş, her bir eserinde de "hırs olmayınca, zeka kanatsız bir kuştur." sözünü dillendirmiştir.
    "sistemli olarak kargaşa yaratmak gerekir, yaratıcılık böyle özgürleşir. yaşamı yaratan çelişkidir." sözüyle sanatla uğraşanlar dışında hayatla uğraşanlara (!) da bir ip ucu vermektedir.

    notumsu; bakıp geçemediğim resimlerin beynimde hareketlenmeye sebep olurken, kendine özgünlüğünü yaratıp farklı olmanın farkındalığının keyfiyle yaşayabilmen noktasında, seni tanımaktan memnun oldum dali.
    0 ...
  37. 71.
  38. ayağa düşürülmüş dehalardandır.
    2 ...
  39. 72.
  40. 73.
  41. ispanya'daki general franco faşizmine açık desteğini esirgememiş sürrealizm ayağı altında imgeleri ve nesneleri yamultup yamultup insanlara yedirmeye çalışan boktan bir ressam. Bizim zekamız ve paramız yetmiyor bilmem nerede adına açılan sergisine gitmeye. Aman para verelim de üstü kalsın. He bir de röportajda tanık oldum kimse sürrealizmin ne olduğunu bilmiyor , gerçi iyi hoş da zaten realizmin de boku çıkmış durumda.
    1 ...
  42. 74.
  43. insanüstü hayal gücüne sahip, ünlü, ispanyol, sürrealist ressam.
    2 ...
  44. 75.
  45. kesinlikle sabancı müzesine gidilip görülmesi gereken eserler bırakan sanatçıdır. her bir tablosu uzun uzadıya incelenmesi gerekir. çünkü o kadar farklı anlamlar o kadar ince ayrıntılar vardır ki. şeytan ayrıntıda gizlidir misali.
    özellikle ölüm şovalyesi, görünmeyen nesne ve ekmeğin aşkı anlatması başlıklı tabloları ve daha birçoğu beni benden almıştır. o kadar duygu yüklü o kadar acı o kadar hüzün ve o kadar sevinç vardır ki!
    hayatı tabloları kadar ilgi çekici, günlüğündeki yazılar, kendini anlatışı. kelimelerle adeta oynamış benliğini o kadar iyi yansıtmış. venus ile kendini tanıtmış ünlü ressam, mimar. büyük sanatçı.
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük