salma

    1.
  1. bir çeşit vergi.
    442 sayılı köy kanunu ile, köy muhtarlarına, köyün çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması için verilen vergi yetkisi.
    köy kanunu halen yürürlüktedir; salma vergisi hal-i hazırda uygulanmasa da kanunen köy muhtarı salma yetkisini haizdir.
    vergi koyma yetkisi olan yegane "kişi" muhtardır; öyle ki, cumhurbaşkanın dahi vergi koyma yetkisi yoktur; bu da demektir ki, muhtar cumhurbaşkanını döver*

    (bkz: yılanların öcü)
    2 ...
  2. 9.
  3. Sürekli salma potansiyeli olan arkadaşa asansöre binince yapılan uyarı. Evet var böyle öküzler.
    1 ...
  4. 6.
  5. doğal biçimde beslenen küçük ve büyükbaş hayvanlara verilen genel ad.
    (bkz: salma tavuk)
    1 ...
  6. 5.
  7. yelkenli teknelerin rüzgar altına ne kadar yatarsa yatsın devrilmesini önlemek için su altına uzanan ağır aparatlardır.
    1 ...
  8. 4.
  9. II. Mehmet e 16 Haziran 1469 günü hazırlanan yoğurtlu yemeğin adı.
    1539 yılındaki bayram yemeğinde her 1 kg. un için 750 gr. bal konulmuştur, bu oran sarayda önemli günlerde şeker dozunun artırıldığını gösteriyor.
    1 ...
  10. 7.
  11. 8.
  12. Bir sulama çeşididir. Adı üstünde su bahçeye serbest olarak salınır.
    0 ...
  13. 2.
  14. --spoiler--
    - Köy gelirleri, köy işlerini gören köyün aylıklı adamlarının aylık ve yıllıklariyle köy sınırları içinde yapılacak mecburi köy işlerine yetmezse:
    En yüksek haddi yirmi lirayı aşmamak üzere herkesin hal ve vaktine göre köy ihtiyar meclisi kararıyla köyde oturanlara ve köyde maddi alakası bulunanlara salma salınır.
    --spoiler--

    442 sayılı köy kanunu
    0 ...
  15. 10.
  16. Kuşların üremesi için yapılan mekân.
    0 ...
  17. 11.
  18. Köyün ortak işi için, her köylüden durumuna göre alınan para. Osmanlılar zamanında devletin kimi ihtiyaçları için de sık sık ek vergiler konur, bunlara da halk dilinde salma denirdi.

    #osmanlıimparatorluğu
    #osmanli
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük