bu herifin aşırı derecede taraflı karikatürlerinden, akp tasması altındaki fikirlerinden, yandaş gazate olan sabaha ve tayfasına yaranmaya çalışma gayretinden, ve bir karikatüristin asla sahip olmaması gereken önyargıyla donatılmış beyninden, sıkılmış, salih kelimesini duyduğumda bile midem bulanmaya, iğrenmeye başlamışımdır.
Sırf karikatürleri için gazetesi alınası insandır,salih memecan akp öncesi de sonrası da düşünceleri sabitti,hiç değişmedi.görüşleri ve çizimleri ana muhalefet partisine ters gelebilir, yeri geldiği zaman akp' yide kötülemektedir.Fakat ne acıdır ki doğru söyleyeni de dokuz köyden kovmaktalar , bildiğim kadarıyla 28 şubatın abd ye gidişinde etkisi vardır.
Zamanında çok severdim, iyi bir karikatür çizeriydi. Sonra kim öptü bilmem ama fena halde yalaka bir çizer oldu. Gazetesini başbakanın damadı aldığından mıdır nedir, herhalde maddi kaygıyla ancak yalakalıklarını çizebiliyor artık.
hemen herkes tarafından tanınan en ünlü karikatüristlerden. ince bi mizah anlayışı vardır.
gelelim asıl noktaya -üstteki yazılara cevaben-
arkadaş bu nasıl bir düşünce anlayışıdır. senin sevmediğin birini seven illa satılmış mı oluyor? veya birine yandaş olmak ne zamandır suç oldu. birini yandaş diye suçluyorsun fakat sen kimin yandaşısın. hepimiz bi yandaş değilmiyiz. *
özet olarak sizin muhalefet anlayışınızı seviyim.
statüko destekçisi mizah severler tarafından sürekli eleştirilen karikatürist. chp borazanı penguen dergisine laf etmeyip de bu adama saldırmak neyin nesidir anlamıyorum. deniz baykal'ın başına gelenler tayyip erdoğan'ın başına gelse o dergi ne yapardı çok merak ediyorum? salih memecan'ı da itici buluyorum, en tarafsız mizah dergisi uykusuz. uykusuz dergisi mizah'ın ana üslubunu bozmuyor, leman gibi kokuşmuş fikirleri dayatmıyor.
yandaş olup olmamak sorun değil, önemli olan omurgalı olup olmamak. Kimse abdurrahman dilipak'a birşey demez, kimse cengiz çandar'a birşey diyemez, düşüncelerini sevsek de sevmesek de. Neden? Çünkü bu adamlar eskiden kara dediklerine şimdi ak demiyorlar.
Ama sen Mümtaz'er Türköne gibi 1990'lı yıllarda faili meçhulleri savunup sonra demokrasi havarisi kesilirsen, Yiğit BUlut gibi 15 ay önce hükümete sayıp söverken şimdi gelip eski sadrazzamları anlatıp sol taşşak olmaya çalışırsan böyle bir muhalafet anlayışı kaçınılmaz oluyor.