hiç birşey göründüğü gibi değildir.
mesela,
- jale rica etsem bana birkaç kağıt verebilir misin?
- ah tabi canım, yalnız sadece iki tane verebilirim. bugünlerde çok lazım oluyor da..
iç ses tercümesi,
- üf be git şimdi bi de şu jale aptalından kağıt iste sonra da mıy mıy mıy dinle..
- üf be yine geldi cadoloz. bakalım bu sefer neyi bitmiş?
mesela,
- merhaba kardeş nerelerdesin? ne zamandır arayıp sormuyorsun?
- eh işte, iş güç, meşgaleler.. ne yaparsın, fırsat olmadı.
iç ses tercümesi,
- ben önemli adamım, arayıp sorulmam lazım, bu vazifeni ihmal ettin. seni gidi seni,
- bir sen kalmıştın merak edeceğim, kendini nadir bulunan hint kumaşı mı sandın yav?
iç sesler dış seslere yaklaşmalı....
ya kendimize ağzımızdan çıkanları kabul ettireceğiz, ya da içimizden geçenleri saklamayacağız.
dilimizden dökülen kelimeler ne kalbimizi ikiyüzlülükle kirletmeli ne de karşımızdakinin kalbini incitmeli...