asıl lakabı ''said-i kürd-i dir.. nur cemaatinten, safii mezhepli, nakşi tarikatli, okur fakat yazmaz'dır. doğru-dürüst türkçe yazma, imla bilmez'dir. ağdalı bir dille yazılan risaleleri de acaiptir:
bilmem kaçıncı lem'anın kaçıncı şua'sının şu meyvası, zühre yıldızından gelmiş beşinci noktası ... sonra bunlar birleştirilerek kuran cüzlerine gidilir..
hakkında bazı kişilerin hakarete varan entry girdiği kişidir. bazılarının da faşizanca söylemlerde bulunduğu görülür.
bilmedikleri tanımadıkları bir insan hakkında sırf din adamı diye terbiyesizlik yapılmıştır. *
yazmış olduğu (ki zombileri ona allah katından fısıldandığına inanırlar) risaleleri için "kurandan süzülmüştür" diyen bir kişi. yıllardır düşünürüm "bu lafta kuran'a hakaret yok mu?" diye. kuran'dan süzülmüşmüş. demek kuran böyle posalı mosalı bir şey ve said nursi süzüp özünü çıkarıyor. geride ne kalıyor? tortu mu? tövbe estağfurullah yaa.
ahmet kaya linc modasi eskidiginden olsa gerek pkk saldirisindan bikan cühelanin yeni favorisidir.
bre zindik, sen ne okudun bu adam hakkinda? gösterdigin kaynaklar nereden, ne denli eminsin ?
kendisi islam ile alakali biridir.
ayrica seyh said ile alakalandiranlar var, bu alakayi icat eden cahillerin söyledikleri, neden beraberlerdi, neden ona mektup yazdi vs.
peki atatürk bu zat-i sahane ile neden alaka kurdu, ne amacla yanina cekmeye calisti, neden o kadar ugrasti kendi safina cekmek icin ?
eger bu mantikla yola cikarsak seyh said=said-i kurdi=atatürk
belli bir kesimin normal olarak hedefidir(artik kabak gibi ortada, sezer'e, atatürk'e, chp ya da beteri alternetiflerine tapanlar, rte düsmanlari, dini öcü gören, tesettürü görmekten midesi bulanan, zavalli ve cahil azinlik).
Sonra, ben cemiyetin îman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur
... yani halkın hürmetinden çekinmek olan bir hâlet-i ruhiyeyi taşıyan ve yirmi sene hayatının şehadetiyle ve binler Türk kıymettar zatların tasdikiyle, dindar, müttakî bir Türkü, lâkayt çok Kürtlere tercih eden, hattâ mahkemede Hâfız Ali gibi kuvvetli imanı bulunan bir Türk kardeşini yüz Kürde değiştirmediğini ispat eden ve hürmet ve ihtiram görmemek için zaruret olmadan halklarla görüşmeyen ve camiye gitmeyen ve kırk seneden beri bütün kuvvetiyle, bütün âsârıyla islâmiyetin uhuvvetine ve Müslümanların birbirine muhabbetine çalışan ve Türk milleti Kuranın bayraktarı ve senâ-i Kurâniyeye mazhar olduğu için o milleti çok seven ve hayatını onlar içinde geçiren bir adam hakkında, sâbık vali resmî lisanla ihanet için propaganda yapmak ve dostlarını ürkütmek için "O Kürttür, siz Türksünüz, o Şâfiîdir, siz Hanefîsiniz" deyip, herkesi ürkütüp ondan çekindirmeye çalışması ve yirmi senede ve iki mahkemede tarz-ı kıyafeti değiştirilmeye mecbur edilmeyen ve şapka yarı askerin başından kalkmasıyla beraber, münzevi bir adamın zorla başına şapka giydirmeye cebretmeyi hangi maslahat, hangi kanun buna müsaade eder? (Şualar)
tırnakları ve saçı müritleri için mukaddes olan koyu kürt milliyetçisidir.
''bir türk öldürmek yetmiş gavur öldürmekten daha üstündür'' diyen şeyh sait'in isyanlarına katılmış, ona, ''biraderi azamım'' demiş ve biraderi azamı asılınca ''onun öcünü almaya'' and içmiştir.
laik düzen ve cumhuriyete karşı olan, hatta din ve milliyet adlı mekalesinde din adına türkçe'den vazgeçmekten bahseden, koyu islamcı, son osmanlı şeyhülislamı mustafa sabri: ''damarında bir damla türk kanı olan her müslümana bu adamın mason ve komünist kadar tehlikeli olduğunu ehemmiyetle hatırlatırım'' demiştir.
şeyhülislam mustafa sabri'nin dahi saidi nursi hakkında söyledikleri ortada iken said'in avukatlığını yapmak ya da izinden gitmek türklere düşmez..
1909 yılında, ıstanbul'da vezir hanında ikbal-i millet matbaasında basılmış bir kitabı vardır. adı ''iki mektebi musibetin şahadetnamesi - yahut divanı harbi örfi ve saidi kürdi'dir.(yani kendisi)
bu kitapta, yazar olarak kendisini ''bediuzzaman'' yani asrın harikası diye takdim eder.
48 sayfalık kitabın ''hatime'' kısmı (44-48.sayfaları) kürt said'in (saidi nursi) asıl yüzünü gösterir; kürtleri uyanmaya ve kürt milliyetçiliği etrafında birleşmeye, ayaklanmaya çağırır. türk'lerden nefretle bahseder.
asayı musa ve zülfikar adlı risalelerinde nur suresi'nin bu asra göre kendisi için indiğini iddia eder.
''özgür bir kürdistan tohumu ekiyorum. onu geliştirip, büyütün'' sözü abdullah öcalan'nın ağzından çıkmış gibi olsa da.. nurculuğun kurucusu saidi nursi'ye aittir.
abartılan, nurcuların(afyoncuların)zamanın harikası türünden bir sıfatla andığı islam fanatizmi kişilik.. bırakın türkiye yi tüm dünyayı bir ağ gibi sarmaya baslayan tarikatın abd ajanı besleyen okullarına karsı yalnızca moskova hükümeti tedbir almıştır.. bugün rusya da nurcu okulları tek tek kapatılmaktadır..tüm o ince bıyıklı beyaz uşakların efendileri olan imam..
Yorumlari okuduktan sonra uludag sozlugun eksi sozlukten farkini bariz olarak gorebilmemi saglayan nurcu insan kisisi!hey allahim ya,sozluk silkin ve kendine gel!
vefaatına yakın zamanlarda zamanın sahibinin süleyman hilmi tunahan olduğunu belirtmiş , yanında bulunan sevenleri ise bunu mütevazilik olarak algılamıştır. *
takdir etmek lazim. adam ummi... yani 3 universite bitirmemis. son derece agdali, arapca, farsca , osmanlica , kurtce ve birazcik ta turkce olarak yazdigi 6000 evvet 6000 sayfayi bulan eserlerinde islami, kurani tefsir etmis.
ulan, 2 sayfasini yarim saatte okuyup ta sakir sakir anladim diyen gelsin alnindan opeyim... tam abuklamalar.
kurani tam anlamiyla okumadan, degerli islam alimlerinin tefsirlerini okuyup anlamadan bir garibin sayiklamalarinda buyuk degerler kesfetmek haksizliktir.
kurtulus yolu arayan zavalli cahil halkimizin caresizliginden, kurtarici, mesih beklentisinden yararlanmistir.
hala da siyasi olarak mirasini kullananlar vardir. uyanin biraz...
Radyodan cikan sesleri radyonun icindeki cinlere baglayan kara cahil insan musvettesi. Kurt teali cemiyetinin kurucularindan biridir. Ataturk'e deccal demis , Turkler' i kura'an daki yecuc mecuc ler olarak tanimlamis ve Turkler' in vahsi bir kavim oldugunu iddaa etmistir.
seyh saidin kendisine birlikte rejime karşı savaş dediğinde türk kardeşlerime kılıç kaldırmam onlar islamın günümüzdeki kimliğidir gibi cümleler safetmiş üstün kişilik.
günümüzde maalesef bazı siyaset adamları ve yobaz diye tabir edebileceğimiz amcalar yüzünden çok yanlış anlaşılmıştır yazdığı risaleler. kitaplarının cemaatler içinde çok ilgi görmesi de hiç okumamış insanların tepkisini çekmiştir.içeriği hakkında hiç bir şey bilmeyenlerin kur'an dururken risaleleri niye okuyayım dediği de olmuştur. tabi birilerinin risalelerin kur'an tefsiri olduğunu söylemesi lazım bu tip insanlara.
nüfus kayıtlarındaki ismi sait okur'dur. said-i nursi denmesinin sebebi de, bitlis'in hizan ilçesine bagli "nurs köyü"nde doğmuş olmasidir. doğdugu yıllarda, soyadı kanunu diye bir şey olmadiği için, o tarihte herkes gibi o da beliryelici bir unsur olmasi açisindan dogduğu sehrin/kazanın/köyün ismiyle anılmiştir. aynı sekilde o zamanlar kendisini said-i kurdi olarak çağiranlar da olmuştur (ki bu gayet dogaldir.soyadı uygulamasinin olmadiği bir ortamda, hitap şekillerine bir sınırlandirma getirmek mumkun degildir). kaldi ki, daha sonralari mevcut sartlar altinda cereyan eden olaylari gorunce, kendisine said-i kurdi diye hitap eden bir kişiyi said-i nursi diye düzeltmiştir.
kısacasi tam ismi said okur'dur. gerisi herkesin kendi bilecegi iştir. kimisi üstat der, kimisi bediuzzaman der, kimisi said-i nursi der, kimisi said-i kürdi der.
türkiye'de etkisi son dönemlere kadar sirayet eden islamcı kürt faşisti. bu adamı deha olarak görenlere ve hakkında methiyeler düzenlere sadece "acımak" bile büyük teveccühtür.
hakkında uydurma hikayelerin en fazla anlatıldığı, bazı kesimlerin efsaneleştirmeye çalıştığı güneydoğu köylüsüdür...
dönemin padişahı abdulhamit tarafından ruh ve akıl hastanesine gönderilmiş, oradaki doktor tarafından muayyene edildikten sonra doktor "eğer bu akıl hastasıysa dünyada akıllı insan yoktur" yorumuna mazhar olmuştur. hiçbir zaman baskıya ve zulme boyun eğmemiştir. bugün en sevindiğimiz nokta ise bugün türkiye'de 1 milyon said nursi vardır.
''helal daire geniştir, keyfe kafidir'' mantığıyla yasamış, allah(c.c) dostudur. yazmış olduğu risale-i nur külliyatı bir tefsirdir. islamiyeti bizim anlayacağımız boyutta ve türkçe'de incelemiştir. dini, soru-cevaplarla, misallerle herkesin kendi kapastesine göre anlayacağı şekilde anlatmıştır.