dün akşam yayınlandığı son parçası ''Kırmızı Çiçeklinin Öyküsü'' ile yine yeniden kendisine hayran bırakmıştır. bu sefer ki parçası dört bölümden oluşuyor ve kırmızı çiçekli'nin öyküsünü anlatıyor.
''Işbu adamın elleri açık fakat gökyüzüne
Açtı cebindeki romanı, tükürdü önsözüne
Büyük yağmurdan geçti kötü bir şair ceketiyle
Ve sokaktan kimselere selam dahi vermeden!
O ne şekilde tütün sararsa sarsın
Yaktı mı yakardı birkaç cümle ve birkaç da anı''
güney abimizle bugün tanışma şerefine nail oldum. güldük eğlendik sohbet ettik biraz. birkaç özel soru sordum özel hayatıyla ilgili. sansar'ın ordan burdan söz araklamasından, patron'un askerlik durumlarından, karaçalı'nın işlerinden falan bahsettik. adam albüm için karaçalı'yı bekliyormuş. serkan abi nişanlanmış ama evlenmek için parası yokmuş. kebapçı dükkanı zaten kapanmış. o site işi de yattı. güney abinin dediğine göre amerika'ya gidecekmiş çalışmak için. orda dayısı varmış. inşallah her şey yoluna girer de evlenip barklanır. adama birkaç şey soracaktım ama rahat rahat konuşturmadılar.
beklediğimden daha az kişi vardı. 45-50 kişi falandık. ordakilerin yarısı lise öğrencisiydi zaten. önümüzdeki birkaç ay içinde tekrar gelmesi için hep beraber facebook üzerinden baskı kuracağız. ayrıca 15 dakikalık bir video çektim. belki birazdan buraya yüklerim.
Susardık…yıldızları sayıp susardık, ne kadar dargınsak biz o kadar güzeldik
Ben Nazım'dan anlatırdım ya da Süreya'dan, içine ağlardın ben kalkardım mavi bir rüyadan
Demesin! Aynalar aynalıktan çekilsin veya karnının içindeki eski kırık çekmeceler veya.
Bir şarkı yağmur gibi doldurabildi bir semti
Bir semti tam on dört yerinden bir adam terk etti.
Gözlerinde bir kumsal biriktirdiğinden bu yana,
Eksik onca kenti tamamladığından beri yani
Birkaç öpüşünle binlerce düşü açıklarken hani
Ölüm kendini astı hiç silah sesi duymadım ben
Çığlık bazen en gösterişli susmak bir bakıma
Susması bazen bir sessiz çığlık bir kadının.