başımıza ne geldiyse bu iyelik ekleri yüzünden geldi zaten. sonra o ekleri avucuna bırakıp arkalarına bakmadan kaçıyorlar. sana da o ekleri alıp monte edecek yer aramak kalıyor.
genelde erkeklerin sergilediği tavırdır. ilişki içerisinde karşıdaki kızımız tarafından zaman zaman iyi, zaman kötü olarak algılanmaktadır.
misal: extreme bir örnektir.
- Biz akşam Bengü ile dışarı çıkıcaz!
- Kimle?
- Bengü ya... Yok mu iş yerinden!
- He kız kıza yani?
- Evet!
- Ya saçmalama git otur evinde; kız kıza ne işiniz var dışarıda!
- Ay canım benim ya nasıl sahipleniyor beni ya; canım benim.
2
- Biz akşam Bengü ile dışarı çıkıcaz!
- Kimle?
- Bengü ya... Yok mu iş yerinden!
- He kız kıza yani?
- Evet!
- Ya saçmalama git otur evinde; kız kıza ne işiniz var duşarıda!
- Ya sanane; illa senle mi dışarı çıkmak zorundayım. Babam izin veriyor sana ne yahu! Yeter bu kadar sahiplenme tamam bir ilişki içindeyiz ama ayrı da bireyleriz lütfen yeter artık!
- Tamam hayatım sadece seni düşündüm ben; tabiiki dışarı çıkıp geziceksin.
- Ya off çok geç arık istek de kalmadı içimde zaten!
- Ya ama öle deme lütfen canım!
- Dııt dıııt dıııt
- Alo?, Alo, alo?
insana manevi varlığı dahilinde verilen sevgi, merhamet, şefkat, güzellik, acı, ızdırap, haz gibi olguların yanında birde sahiplenme duygusu vardır ki onunla herşeyi kendinin yapmak ister ve sahiplenir. Derken karşısına çıkan ölüm ile benim diye düşündüğü herşeyi bir bir geri vermeye başlar. sonunda kendine hiçbir şey kalmaz tüm sahiplendiklerini alıverir ölüm. o zaman anlaşılır ki ne ben kendimin sahibiyim, ne de ölümlü olan hiçbir şeyin. Gerçekte hepimizin hiçbir şeyi yok.
geri dönüşü olmayan. bir kere benim demişsen o hep senindir. ne olursa olsun senindir. iyelik ekinin önündeki kelime değişir ama o "-m" hep baki kalır.
bazen sahip olunan şeyi benimsemek, korumak, gözetmek, bazen de gözü olan bir şeyi kendine mal etmek, üzerinde üstünlük kurmaya çalışmak, sahip çıkmak.