yüzmak amacıyla gidilmiş deniz kenarında görülen hoş ve alımlı kıza kendini farkettirmek için yapılan çalışmalardır.
------------------------------------------------
bölüm:1 sahne:1
------------------------------------------------
sahile inersin. sıcaktan omuzlar çökmüş, beden kuma yapışmak üzere, kambur çıkmış, uykuya özlem, suyun serinliğine ihtiyaç var. derken onu görürsün. o'nu.
bir anda kasılırsın. umursamaz, gelişigüzel görünmesini istediğin hareketlerinin hepsi planlı ve düşünülmüş olarak işlemeye başlar. yakınına bir yere gidersin. havlunu bırakırsın usulca. öküz gibi bakarsın o'na. kafasını çevirdi mi çaktırmamaya çalışırsın. o anki halin çok komiktir. o anda farkedemezsin, ne yazık.
denize girmen icab eder. usulca sıyırırsın t-shirt'ü. eksi hanene bir puan daha eklersin o anda. vücut hiç te öyle kızın aklını başından alıcak şekilde değildir zira. neyse dersin, deniz kenarına gelirsin. su soğuktur. ama platonik aşık, sevdiği kızın önünde üşümez! hatta acıyı hissetmez! nefes almaz! üzülmez! insani zaafları yoktur onun! karizmam olmadan asla anlayışı benimsenmiş olmalıdır.
tüm bu zor koşullarda(suya giremezsin tabii,buz gibi) suya kendi isteğinle girmiyormuşsuncasına(kelimeye gel) triplere girersin. sağa sola bakarsın, bir şeyleri seyreder gibi yaparsın, 'aa saatimi çıkarmayı unutmuşum' numarasına yatarsın.... en son çare kalmayınca 'yaallah' nidasıyla kendini soğuk sulara bırakırsın.
şimdi!
ilk 30 saniye önemli.
dal çabuk. evet, şimdi dipten gidebildiğin kadar git. vurgun yemeden çıkmak yok. nefes mi? o da neymiş. unutma oğlum kız seni görüp 'vay be ne atletik erkek, 2 saat nefesini tutuyo diycek'. etkilenicek! dipten git, git, git, git. nefesin bitti mi. dur tamam abartma çıkabilirsin.
şimdi!
2. sınav
daya kulaçları. yüklen. saatte 2 kilometre hıza çık. dikkatini çekmek kolay mı. aha dur. burası neresi. gaza gelip çok açıldık di mi? neyse döneriz.
zaten altın kural tüm bu kasıntılıkları yaparken hep kızın gözünün önünde olmak. o seni görsün ki bi anlamı olsun.
şimdi, yüzme işini bitirince çok dikkatli olmak gerekir. zira büyük ihtimal burnuna kaçan suların etkisiyle sümüklerin akmakta. neyse çabuk toparla. kıyıya dön. ıslak saçlarının etkisiyle bi iki hareket yap.
dur!
o da ne?
yanındaki kim lan!!?!
nooluyo?
bak sen kendi kendine bu mallıkları yaparken elin sosyal oğlu gitmiş adam gibi tanışmış kaynaşmış bile.
neyse bak sana ders olsun bu!
böyle gereksiz triplere girme!
aha öpüyo lan!
dal suya dal, görme bunları!
ben mi nerden biliyorum?
(bkz: bir arkadaşımın arkadaşı)
çoğu zaman nafile olan çabalardır.
------------------------------------------------
bölüm:1 sahne:2
------------------------------------------------
akşam olmuştur. yine sahilde alırsın soluğu. öyle ya hep gündüz gezilecek yer değildir sahil.
öğle sıcağında elin sosyal oğlundan yediğin ayar içine oturmuş olmalıdır ki, hazırlıklısındır bu sefer. yanında biri şarkı söyleyebileninden, diğeri parası olanından iki tane kankan ve gitarınla kumlarda alırsın soluğu. yine ordadır tam planladığın gibi.
o'nu ilk görüşte aklına 'lan sahilde mi yaşıyo bu kız?' 'gündüz tanıştığı çocuk ne oldu acaba?' gibi sorular takılır ama umursamadan çıkarırsın gitarı kılıftan. sesi güzel arkadaşın minik çaplı ateş yakma hazırlığındayken, parası olan birey de çoktan markete yönlenmiştir biraları kapmaya.
şimdilik her şey yolundadır. biralar gelir, ateş yanar.
kızın dikkatini çekmek ne kelime, olayı bitirirsin. alev alev yanan ortam, içip içip coşan adamlar, dikkat çekmiycen de ne yapıcan.
sabah tam olarak uygulayamadığın ıslak saçları sallayıp karizma yapma çabasını bu sefer kuru saçlarla başarır gibi de olursun.
ama.
kaderin kötü yazılmıştır. işler ters gitmeye başlar.
önce ilk başta ilgisini çektiğin kızı sıkmaya başlarsın. öyle ya, tanışma namına hiçbir adım atmadan öylece gitar çalan bi tip çok hoşuna gitmez. sonra bir acı gerçek daha kendini farkettirir. zira repertuarın akdeniz aksamlari, samanyolu ve caddelerde ruzgar'ı aşamamaktadır. kızın, kumsalda aynı şarkıları senelerdir dinlemeye aşina kulakları isyanın eşiğine gelir.
bir de boş durmayıp içerek geçirmişsindir bu süreyi. hassas bünyen çoktan sarhoş olmuştur bile.
abi herşey tamam da niye kustun ya? ne ben sarhoş değilim diye atlatma şansın kaldı, ne de kızla tanışabilme. dua et hala koşar adım kumsalı terketmedi kız.
hakkaten lan niye terketmedi?
aa o ne!
gündüz tanıştığı çocuk!
demek o'nu bekliyodu.
bak işte insan olacaktın gidip konuşacaktın. biralarla gitarlarla sahile ineceğine dilini ve gözlerini kullansan yeterdi.
o kadar dedik gündüz yaşadıkların ders olsun diye ama nerdeee.
neyse artık bu kez ders olsun sana!
bi şey olmaz başka bulursun. bir arkadasimin arkadasi öyle demişti.
o değil de yaktığın ateşten tekneler tutuşmasaydı belki biraz şansın olabilirdi. neyse artık, boşver.
kıyıya vurmu$ mor renkli denizanalarından birini ele alıp, tüm vücuda sürmek... böyle vücut ka$ınmaya, yanmaya ba$layınca acıdan ciyak ciyak bağırıp oradan oraya ko$mak... i$te kızın dikkatini çektiniz, gerisi size kalmı$ artık.
(bkz: gençlik dergisi formatı)
kızları etkilemek uğruna karakterinden ödün veren erkeklerin * başvurduğu yöntemlerdir. tatilde yapılanları şunlardır:
en çok ön plana çıkanı, yüksek sesle konuşup başarılarını anlatmaktır. elbette etraftaki diğer insanları ve büyük ihtimalle de kızı rahatsız ettiğine aldırmadan.
diğerleri iskelede karargah kurup artistik dalış denemeleri yapmak ve gitarı alıp kumsala inerek bir yandan çalıp söylemeye başlamaktır.
sonuncusu zararsızdır, elbette ses güzelse.
eğer bu olay günde bi kaç kere bi kaç farklı kız üzerinde deneniyosa erkeğin işi zordur karşıda bi kobay yoktur nihayetinde.kız bu numaraları yutacak kadar salaksa ve siz "ille de kız olsun ister çamurdan olsun" demiyorsanız akıllı kızlarla beraber olun size prim vermeleri için siz de samimi, naturel(böyle yapmayın 'doğal'ı varken) olun
intihar etmek veya intihara kalkışmak da bu girişimlerden etkili bir tanesidir. Böyle bir şey yaparsanız sahildeki 7 den 70 e bütün dişilerin dikkatini çekersiniz.
dikkat çekme işlemine girmeden önce solaryuma gidilir. üstünde solaryum şirketinin reklamı olan havluyla sahile inilir. sonra g.tün sağ ve sol kaba etleri güzelce yağlanır. parlak ve seksi bir hava vermek için yağlanmış g.te fondoten, allık, (allık olmazsa olmazdır. şaplak vuruldugu izlenimi verir, porno kokusu vardır) sürülür. sonra dişten tırnaktan arttırılarak alınan vibratör çıkartılır. vibratörün damarlı olması son derece önemli olmakla beraber olmazsa olmazdır. acı çekmemek adına yanınıza aldıgınız vaseline'i üstten ovuşturmakla başlayarak vibratöre iyice yayarsınız. plajda size napıyor lan bu armut edasıyla bakacak insanlar vardıra. aldırmadan işinize devam edin. artık işin en can alıcı noktasına gelmiş bulunuyorsunuz. şimdi seratonin hormonunu arttırıp, adrenaline hormonunu azaltarak kuma gömdügünüz vibratörün üstüne yavaşça oturuyorsunuz. iddia ediyorumki çevredeki bütün hatunlarun gözü sizin üzerinizde olacaktır. kız güneş altında acılara katlanan kahraman erkek olarak bir anda populerizmin doruklarında gezeceksiniz.
afiyet olsun.
atın artık üstünüzdeki ölü topragını! dikkat çekmek sizinde hakkınız!
eger erkekseniz ve kizin dikkatini cekmeye calisiyorsaniz brad pitt'inki gibi bir karınız olsun yeter.
"bu bebek, bunda ne buluyo acaba" diyen meraklı biri bulunur mutlaka.
caddebostan sahilde iseniz, rahat bir hava takinip kendinize guvenli bir sekilde gidip kizlara yakin bir yere oturuverin, hava su ates derken bakarsiniz laf lafi acar. ama kizlar rahatsiz oldular mi üstelememek ilk bilinmesi gerekendir.
fenalaşma numarası yapıp, güneş değil sen çarptın dedikten sonra, hadi ordan be salak lafını yemeye fırsat vermeden , şaka şaka, ama öylesine farklısın ki, adını uludağ sözlükte bar bar bağırabilirim lafını yapıştırın. pas vermezse, hayatınızın kadınıyla karşı karşıyasınız ve oku yediniz demektir.