sahaf

entry96 galeri7
    46.
  1. redhouse ve penthouse satmayan işyeri.

    çift "h" kullanınız. sahhaf olacak...
    0 ...
  2. 45.
  3. sayısız kitabın, şaşırtıcı derecede uygun fiyatlarla raflardan göz kırptığı mekan. özellikle yeni basım kitapları etiket yarısı fiyatlarda satarak insana mutluluk veren, okuyucular için cennet diye tabir edilebilecek yer. hele ki dükkanın sahibi sahaf, ticaret mantığından ziyade zevkle bu işi yapan biriyse gönül rahatlığıyla elde ikram edilen kahveyle, kitap kokuları içe çekilerek saatler geçirilebilecek, her girişte bi kaç kitap almadan çıkılması mümkün olmayan, paranızın son demlerini harcatan ama garip bir huzur veren, yüzde tebessüm belirten kitapçıdır. dev ansiklopedi dir.
    1 ...
  4. 44.
  5. Gittiğim zaman en çok huzur bulduğum mekanlardan birisidir. beyazıt ve kadıköy'dekiler hariç hiçbir sahafçı kâr etme gibi bir kaygı içine düşmemiş ve mütevazi tavırlarıyla gelen misafirleri el üstünde tutmaktan çekinmemişlerdir. gittiğinizde sohbetin kralını yapmakla beraber sahafçınızın çayını içer, marjinal ne kadar hususlar varsa hepsini konuşursunuz. Bu kadar ikram, güleryüz ve sohbet ettikten sonra da bir kitap almadan olmaz tabiiki. yoksa o çok nazik sahafçı ağabeyimiz, siz kapıdan çıktıktan sonra sülalenizi sıradan geçiren bir türe tahavvül edebilir... zaten cildli kitaplar hariç pek pahalı kitapları olmayan bu mütevazi abilerimizin dükkanlarının kapanmaması için en her gelmeye en azından bir kitap almak en makulüdür... zaten her gittiğinizde dikkatinizi celb edecek şeyler karşınıza muhakkak çıkacaktır.
    1 ...
  6. 43.
  7. saman kağıdının farklı lezzetteki kokusunun buram buram koktuğu kitap dükkanı.
    1 ...
  8. 42.
  9. haftada en az birkere ugradigim,kitaplara dokunmayi sevdigim,kokusunu begendigim,en sevdigim kitaplar hep burada dedigim yer,aliskanligim.
    0 ...
  10. 41.
  11. 40.
  12. hem sahaf kardeşim için hem sahaf gerçeğine merhaba,

    uludağlı sahaf kardeşimle tanışmadım, sahaf arkadaşımdır.

    istanbul üniversitesi merkez bina yanı çınar altında çay içer sohbet ederdik bazı.

    işimiz yoksa üniversitede fabrikada, uzatırdık sohbetleri çınar altında.

    çınar deyip geçme, çınar çınardı hani.

    gövdesi muazzam, gölgesi kifayetkar.

    çınarın gölgesi sahafın taşlı kapısına uzanırdı.

    içeri girerdik bazı, kokusundan geçtim kitapları harikaydı.

    eskinin de eskisi, mazi.

    o zamanlar meteliksizdik.

    ama gözlerimiz vardı hakiki,

    dürterdik yanımızdakini bak kerim sadi.

    cemil meriç daha yeniydi,

    düşmemişti sahafa,

    ama diyalekti hafızalarımızda.

    nazımın ilk taranta babusunu görmüştüm rafta,

    mahzun ama çığlık.

    ne zaman çıktık sahaftan

    orası sizin maceranız

    çocuklar.
    2 ...
  13. 39.
  14. kafa dağıtma ve stres atma yeridir. şahane bir kokusu vardır muntazaman.
    1 ...
  15. 38.
  16. bir çoğunda artık korsan görmek beni üzüyor.çok sararmış diye köşeye atılıyor kitaplar alıcılar tarafından.sonra o sahtelere yöneliniyor.
    1 ...
  17. 37.
  18. girdiğim zaman çıkasım gelmeyen, kendine has bir kokuları olan, bazen arkadan gelen süper kalsiklerle kendimi bale yaparken bulduğum kutsal bilgi kaynaklarıdır. içerisi bir yığın yeniden okunmayı bekleyen kitaplarla doludur. üyelik yapanları da vardır. "al bu kitabı, geri getir 1 tl ye yenisi al" diyenleri vardır.
    *
    1 ...
  19. 36.
  20. 35.
  21. parası kısıtlı öğrenci milletinin kitap ihtiyacını karşılayan ,eski yada ikinci el kitap bulunabilen,kitapların değiş tokuş edilebildiği yerdir.
    0 ...
  22. 34.
  23. Antalya'da Sahaflar Sokağı denilen yerde bolca bulunan,mis gibi eski kitap kokusuyla insanın başını döndüren,o an aklınızda olmayan fakat bir zamanlar yana yakıla aradığınız kitapları size bulduran cennet...
    0 ...
  24. 33.
  25. o kadar seviyorum ki kendisiyle evlenmelere doyamıyorum.

    - evliliğe inanmıyorum ama bir güç var!!
    2 ...
  26. 32.
  27. "esqe ni dem u dewran tiya
    roştiyam tiya tariye dina de
    dendare tiyo ez tore mıneto

    meymana xızıria to ospara
    hewnem de fetelina
    gula tu boa gula usariya
    serem de çerexina"
    1 ...
  28. 31.
  29. kendisine nazan öncel'den anlat arkadaşım şarkısını armağan etmek isterim;

    "biz iki arkadaş
    dertleşmeye geldik
    dünya kadar dert var
    halletmemiz gerek
    hey garson
    suraya bir masa kuruver
    ortaya bir büyük acıver
    yanına bir ateş yakıver
    maksat gözümüz doysun
    suraya bir deniz seriver
    üstüne bir gemi koyuver
    yelkeni şöyle bir acıver
    maksat gönlümüz doysun
    anlat arkadasım
    derdini söyle
    dert biriktirilmez
    paylaşalım seninle
    senin derdin benimdir
    bu mesele derindir
    cebimdekinin hepsi
    derdin buysa senindir
    hey garson
    suraya bir masa kuruver
    ortaya bir büyük acıver
    yanına bir meze yapıver
    maksat gözümüz doysun
    suraya bir resim asıver
    içine bir bizi ciziver
    üstüne bol acı katıver
    maksat gönlümüz olsun."
    1 ...
  30. 30.
  31. çok iyi bir yazar.
    daha fazla özenip, zaman ayırsa çok daha şahane yazılar yazacak eminim.
    1 ...
  32. 29.
  33. senin gibi düşünen yazar arkadaşların olduğunu bilmek güzel.

    bana bunu düşündüren sahaf'a teşekkürler...
    2 ...
  34. 28.
  35. acizane sahaf olarak ikinci el hüzünler alır satarım..
    4 ...
  36. 27.
  37. küçük bir kapıya girişle başlar her şey.o küçük görünümlü yere giridiğinizde buram buram eski kitap kokar ve almak istediğiniz kitaplar dışında büssürü kitap almaya iter sizi.hiç bulamayacağınız kitapları bulursunuz hele bir de sahaf amcanız size çay ısmarlayıp muhabbete koyulursanız tadından yenmez.zaman geçer ananız arayınca anlarsınız akşam olduğunu.işte kendinizi kaptırıp gideceğiniz en güzel mekan hem bünyeye zararlı hiç bir şey yok.
    3 ...
  38. 26.
  39. Kitapların yıllar geçmesine rağmen hala yaşadığını anladığınız, huzur veren mekanlardır. Hayatın akıp gittiğini bilirsiniz. Aynı zamanda akıp giden hayatın dışında, apayrı bir dünyanın yaşadığını da anlamanız bir sahaftan içeriye girmenize bağlı. Yazının ve düşüncenin mucizevi birlikteliği...****
    2 ...
  40. 25.
  41. "Bir sahafla eski kitap satıcısı arasında önemli fark vardır. Gerçek bir sahaf kitaplara sadece ticari olarak yaklaşmaz. Eski kitap satıcısı kitabın içeriğini ilk sırada dikkate almayabilir. Çok satılan her kitap onun malzemesidir. Kuşkusuz onlar da çok önemli bir iş yapıyorlar; ama bir sahaf kitabı, hem cilt, hem baskı, hem de içerik bakımından değerlendirir. Gerçek bir sahafın alıp sattığı kitapla ilgili ayrıntılı bilgisinin olması gerekir. Sahaflık her şeyden önce bibliyografya bilgisi gerektiriyor. Siz gelen müşterinin araştırma yaptığı konuyla ilgili bilgi sahibi değilseniz, ona ne önereceksiniz?" *
    2 ...
  42. 24.
  43. beğenmediği yazıları eksileyen, beğendiklerini de artılayan yazardır. sözlük bu hakkı her yazara tanıyor. bıyıklı ya da bıyıksız ayrımı yapılmıyor, prens mi prenses mi ayrımı ise hiç yapılmıyor. sözlük gördüğüm kadarıyla cinsiyetçi de değil.

    seri eksilenecek kadar ırkçı, cinsiyetçi, faşist değilseniz korkacak bir durum yok.
    zekice yapılmış, hakarete varmayan her türlü espiriyi anlayacak kapasitededir.
    düzeyli eleştriye açıktır, tartışmaktan kaçınmaz.
    4 ...
  44. 23.
  45. seri eksileme yöntemiyle çalışan yazar.
    2 ...
  46. 22.
  47. entry ve nick uyumu'na güzel örnekler veren beşinci nesil yazar.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük