saf

    2.
  1. kalbi temizlikle-enayilik arasına sıkışmış, arada kalmış, hangisini seçeceğine karar vermemiş kişi.
    4 ...
  2. 14.
  3. daha çok 'salak' anlamında kullansak da bana daha çok 'temiz ve kötülükten uzak' anlamını hatırlatır.
    3 ...
  4. 19.
  5. benim için en ağır küfürlerden daha etkili bir laftır.

    biri bana bunu söyleyeceğine sinkaflı konuşsun daha iyi. bunu duyduğum zaman taşşak oğlanı, idare edilesi görmezden gelinesi bir mal, hiç bir saygınlığı olmayan, ciddiye alınmayacak bir ezik gibi hissediyorum kendimi. evet, tam olarak bu duyguları yaşıyorum ciddi ciddi söylendiğini hissettiğim zaman.

    ve peşi sıra kendimi kanıtlamam gerektiğine inandığım için, o lafı edene içten içe aslında zannettiğinin aksini görene kadar terör estiriyorum.

    ne safı amına koyim yaa, sikerim tahtanızı iyilikten maraz doğar diye boşa dememişler.
    2 ...
  6. 15.
  7. Son zamanlarda iyilik yapan insanlara bakış açımız. Yazıklar olsun bize.
    2 ...
  8. 6.
  9. kime motor deseniz inanan insan kesimi.

    + oğlum ayşe var ya motormuş.
    - hadi bee.

    + oğlum necla veriyomuş.
    - vay anasını.

    + oğlum senin anan kaşarmış.
    - vay .rospu.
    3 ...
  10. 5.
  11. 27.
  12. bence ben saf bir insanım, iyi niyetli, iyi kalpli, kotuluk nedir bilmeyen, hinligi olmayan. gercekten.
    ama nedense insanlar bunu goremiyor genelde.
    1 ...
  13. 17.
  14. duru, temiz, tazecik hatta körpecik olup oynanmamış duyguları temsil eden sözcük.
    1 ...
  15. 17.
  16. Küçükken mahalledeki tüm topları kendi parasıylan alan zengin havalı yavşak çocuktur.
    1 ...
  17. 12.
  18. sek kelimesinin yerine de kullanılabilen kelime.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük