arda turan kitabının yazarıdır.
(gerçi bu entryi yazan yazarınız kendisinden hep yazmak istediği, hatta kısmen de tamamlamış olduğu aşk temalı bir roman bekliyordu ama olsundur, nasılsa birgün sabri ugan o kitabı da basılı halde getirecektir.)
ilgilenene önemli edit: arda turan kitabı 8 kasım 2010 pazartesi günü itibari ile raflardaki yerini alacaktır.
telegol adlı programda gökmen özdenak'ın "amunakoyimm" demesi üzerine zor durumda kalmış ve "evet, saat de 4 e geliyor, artık yavaş yavaş programı bitirelim." diyebilmiştir ancak.
an itibariyle avrupa ligi özetlerinde sesini duyduğum doğan medyası maç spikeri. ertem şener ve ilker yasin facialarından sonra bu adam abdurrahman çelebidir gerçekten. bırakın da arada bu adam anlatsın biraz da be.
gökhan telkenar'ın, emre tilev'in şampiyonlar ligi maçlarını anlattığı; ertem şener'in spor müdürü olduğu yerde öztürk pekin muamelesi gören spiker. star tv'de ve d smart'ta en zevksiz maçları anlatmaktadır. değerini bilememişiz.
ugandali'ligindan yillar gecmesine ragmen zerre kaybetmemis insan. bir türk takiminin 10 kisi kalmis bir rakip karsisinda sirf deplasmanda oynuyor diye sahadan berabere ayrilmasini sanki yari finale bir türk takiminin kaldigini duyurur gibi duyuran yillarin ezik oglu ezik insani. gereksizlik abidesi.
dün akşam grafite'nin cska moskova'ya salladığı 3 golden sonra "heralde çıktığı ilk şampiyonlar ligi maçında hat-trick yapan çıkmamıştır bugüne dek, böyle de bir ünvanın sahibi oldu" diyen ama çıktığı ilk şampiyonlar ligi maçında fenerbahçe'ye 3 tane yazdıran wayne rooney'i unutmuş gibi duran adam.
kritik maçları anlatan gerizekalıları görünce/duyunca aranılan başarılı spiker. onun bir haci, deyvid, hakan şükür, pierre van hooijdonk deyişinden/bağırışından hangimiz deliye dönmedik ki?
gelen gideni aratırmış arkadaş. emre tilev adındaki şahıs hayatımıza girdikten sonra, sabri ugan'ın kükreyen bir sesle appiah telaffuzunu özler olduğumu dehşet içerisinde fark ettim.
program sunarken ve maç anlatırken devamlı tebessüm eden, mimiklerine hayran kaldığım; şampiyonlar ligi programını sadece kendisi için izlediğim sevimli insan. maç esnasında kendini kaybedip ilginç cümleler kurması kendini maça kaptırmasındandır. en azından gereksiz, kafa karıştırıcı saçmasapan yorumlarla maçın içine etmez, maçın gidişatını absürd bir dille anlatır. türkiye şartlarında altın değerinde spikerlerimizdendir, sesi şampiyonlar ligi'yle özdeşleşmiştir hatta, ertem sener'le birlikte şampiyonlar ligi maçlarını sunmasını istediğimiz şahıstır. tamam hataları var, bir ingiliz spikeriyle karşılaştıramazsın bu adamı, ama özdeşleşmedi diyene sumsuğu korum hacı, şampiyonlar ligi diyince hanginizin aklına arkasında yıldızlı uefa topu, önünde ertem şener'le sabri ugan gelmiyor lan? gelmiyorsa şampiyonlar ligiyle alakanız yok sizin zaten.
emre tilev'le ömer üründül anlatsın barcelona - manchester maçını. mumla ararsınız sabri'yi. laf etmeyin adama.
2 ekim 2007 cska moskova fenerbahce maçında cska'nın bir gol pozisyonun değerlendiremesi sonrası "onların ahhh ları bizim ohh larımıza karışıyor" şeklinde kullandığı ifadeyle aklımda yer edinmiş spikerimsi şahıs. her pes oynayışımda aklıma gelir bu ifadesi.