bu aralar, çeşitli televizyon kanallarında "anayasa hazırlayıcıları"na öğütleri vardır ki onların yerinde olsam, bu öğütleri can kulağı ile dinler, gereğini yapmaya çalışırdım.
kendisi "the last laiklik bender"dir. çok güzel büker laikliği. avatar olmasının diğer yetenekleri ile birlikte ateş ulusuna(şeriat) karşı savaştığını sanır.
sanır diyorum çünkü ortada şeriat tehlikesi falan yok. o yüzden 1 avatarada gerek yok aslında ama olmaz. yaratırlar şeriat tehlikesini bu avatarın kendi kesimi.
sonucunda anaysa mahkemesi + laiklik +ordu +chp bu 4 element üzerinde çok büyük yeteneği olan sabih kanadoğlu kah laikliği büker kah anayasa mahkemesini istediği sonucu alır. çünkü elementler onun kölesi durumundadır. itaat etmek zorundadırlar.
2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri arefesinde bir anda hayatımıza giren ve bir daha hiç çıkmak bilmeyen ayaklı kabus...Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde kendisini 3 kanalda birden konuşurken görünce, yanlız başıma oturduğum odada kafamı tavana kaldırarak ''Yuh artık ey Tanrım'' diye haykırmışlığım vardır..Öte yandan kendisini Serdar Turgut'un babası sanmışlığım da vardır..
referandum öncesi milleti sinir edecek bir şey yumurtlasa da evet oyları artsa dediğim onursal savcıdır. artık panellerde yaptığı konuşmalara itibar eden kalmamış gibi. koca dağ gibi adam eridi gitti anam. vah, tüh, yazık laik cenaha.
fazilet,akp,hadep,dehap gibi bazı milli varlığa düşman partilere kapatma davası açmış hatta ilkinden yırtan akp için 2.kapatma davasının açılması gerektiğini söyleyen yargıtay eski onursal baş savcısı.cumhur başkanı seçiminde 367 gerekliliğini de gündeme getirmiş hayli tepki almıştır.
tek parti döneminin günümüze ulaştırmış olduğu son mohikanlardan biri. adamın işi gücü yok ülkede tartışma çıkarıyor arkadaş. ortaya bir laf atıyor çekiliyor köşesine, sonra bizler buradan tartışıyoruz doğruluğu ya da haksızlığı konusunda falan. millet birbirini vuruyor bu da tv karşısında gülüyordur eminim.
Kendisi bir dönem müşterimdi. Hayatımda tanıdığım en dürüst müşteriydi ayrıca. Yüksek göz numaralarına sahip olmasına rağmen devletin kendisine verdiği hakkı kullanmamıştı. Bu olay olduğunda abdullah gül cumhurbaşkanı olmamıştı.