hüseyin nihal atsızın 1934 yılının mart ayında orhun dergisinde yayımladığı "komünist, yahudi ve dalkavuk" yazısından bir pasaj:
"türk milletinin düşmanı yahudi'dir. onun allahı paradır. o, cebine birkaç para koyabilmek için gölgesinde yaşadığı bayrağı satmaktan çekinmeyen namussuz bir bezirgandır. hangi memlekette oturuyorsa oranın düşmanıdır. fakat bu düşmanlığını açıkça değil yüze gülerek, tezellül ederek yapar. yahudi mayi gibidir. derhal bulunduğu kabın şeklini alır. yer yer kurulan yahudileri türkleştirmek cemiyetleri bu zelil poltikanın neticesidir. bununla cihan savaşında düşmanlarımıza casusluk ettiklerini, mütarekede türklüğü tahkir ettiklerini unutturmak isterler. hatta daha ileri giderek kendilerine türk adları takarlar. yahudi iki türlüdür. biri asıl yahudi'dir, bu dilinden tanınır. biri de yahudi dönmesidir. bu dilinden tanınmaz. bunu tanımak için yüzünün mütereddi yahudi hatlarına dikkatle bakmak lazımdır. yahudi'yle yahudi dönmesinin hiçbir farkı yoktur. biri "biz yahudiler" derse öteki de "siz türkler" der."
Genelde Selanik başta olmak üzere istanbul, izmir, Sofya, Üsküp gibi şehirlerde küçük cemaatler halinde yaşamışlardır. 1924 mübadelesi ile birlikte Türkiyeye getirilen islam uyruklu Osmanlı vatandaşları içinde yer almışlarıdr. Cumhuriyet Dönemi Devlet arşivlerinde sabetaycılık konusuna ilişkin belgeler bulunmamaktadır.
--spoiler--
Sabetaycı cemaat üyeleri 1942 ye kadar tek parti döneminin ideologları arasında yer almışlardır. 1946 da ki Demokrat Parti hareketiyle beraber Ahmet Emin Yalman, Arif Bilgin gibi yakubi koluna mensup kişiler açıkça D.P hareketini desteklemişlerdir.Bu kişilerin o dönemde kendilerine ait olan Vatan ve Yeni Asır gibi gazetelerde yazdıkları yazılar bunun örneğini teşkil etmektedir. Sabetaycı hareket toplum içindeki tanınmışlığını 1970lerden sonra kaybetmeye başlamıştır. Konu daha ziyade israel ve A.B.D başta olmak üzere bu ülkedeki bilimsel dergi ve konferanslarda işlenmiştir. Fakat bu hareketin varlığının bittiğini göstermez.
--spoiler--
bu hafta tarihin arka odasında tartışılan konudur. soner yalçın demek ki bu adamlardan daha bilgili çünkü aksini söylüyorlar. merak edenler mutlaka izlesinler çünkü belgeler yine çok güzel.
içimizdeki türk rolü yapan yahudiler.
Kimliklerinde musluman yazar.
Alevi yada ateist rolündeler.
Sabatay sevi ilk akla gelen.
Yalçın küçûk, dogu perinçek, tuncay özkan.
içimize sızmışlar bazıları yalandan namaz kılar.
1600 lü yıllarda sabetay sevi adı verilen bir zaat kendini mehdi ilan eder ve bir sürü yandaş bulur,daha sonra yahudi cemiyetinin ileri gelenleri bunu padişaha şikayet ederler ve bu kişi ben gönülden müslümanım der,o zamandan beri bunlar dönek adıyla anılırlar.
Olaya tarihsel bir olgu olarak değilde Türkiye'de olan biten bütün kötülüklerin sebebi olarak bakanların ürettiği komplo teorileriyle bir tür günah keçisi haline getirilmeye çalışılan grup. Her şeyi bir tarafa bırakıp sabatayist ya da bir başka adlandırmaya göre dönme olduğu iddia edilen isimler genel olarak incelenirse yalnızca belli bir zümrede değil pek çok farklı zümrede bulundukları görülecektir. Bu durum dahi ortaya atılan hurafelerle iç içe geçmiş komplo teorilerini çürütmeye yetecekken tarihçi sıfatlı pek çok komplo düşkünü kalemşörün abarta abarta bitiremediği iddiaların ardı arkası kesilmemektedir. Dikkat edilirse fransız devrimi ve ekim devrimi sonrası devrim karşıtı iddiaların hepsi gerici kesimlerce ortaya atılmıştı. Genel olarakda bu iddialar yahudilikle ilişkilendirilmişti, ülkemizdede cumhuriyet devrimine karşıt olan kesimler avrupadan bir nevi ithal ettikleri komplo teorilerini gerçekmiş gibi ortaya atıp savunuyorlar. Üstelik son dönemde soner yalçın ve yalçın küçük gibi isimlerde bu gelenek dışından olmasına karşın benzer iddiaları yaymaya başlamışlar dı ki son birkaç yıldır bu iddialarından vazgeçmiş görünüyorlar. Ülkemizde sabetayistler hakkında iddia edilen komploların avrupadan ithal olduğunu ortaya koymak için H.A. Gwynee'in ve Friedrich Wichtl'in kitaplarına bakmak yeterli olacaktır. Pek çoğu asılsız ancak yer yer haklı yönleri bulunan iddialara daha doğru bir bakış açısı isteyenler ise Cengiz Şişman'ın ve Haluk Hepkon'un sabatayistlik ve komplo teorileri üzerine çalışmalarına bakabilir.
sabetayistleri laisizmin en ateşli öncüleri şeklinde tanımlar ilber ortaylı.peygamberleri sabetay sevi'nin benzeme benzet emrini ne denli başarılı bir şekilde uygulamaya koydukları maalesef ortadadır.
" Korkaklık mı yoksa kurnazlık mı? " gibi bir ikileme düşmeye sebep olan dindir. Aramıza nifak tohumları ekmiyorlarsa, Bazı din kardeşleri gibi kendileri dışındaki herkesi 2.sınıf insan gibi görmüyorlarsa başımızın üstünde yerleri vardır.
yahudilikten vazgeçmeye zorlanmış, baskı görmemek için dönmüş gibi yapan kişileri anlatır. ancak bunların bir kısmı gerçekten dönmüş ve dinlerini değiştirmişlerdir. kimseyi ilgilendirmemesi gereken bir gerçeklik. neye inandıkları kendilerini ilgilendirir.
yahudi olunmaz ki yahudi doğulur söznünün doğrulugu olmakla birlikte "peki yahudi olamıyoruz o halde bizde sabetaycı oluruz" cevabı niteliğinde bir durumdur. bu kişilere dönme tabiri kullanıldıgı gibi bu kişiler her nedense hep yüksek mevkilerde olmuslardır. bu bir tesadüf müdür? yo yo tesadüf diye bir şey yoktur.
1400 ve 1500'lü yıllarda özellikle ispanya'da baskı ve işkenceden kaçıp Osmanlı'ya sığınan yahudiler, toprağımızı vatan saymışlar ve yüzyıllar boyu özgürce yaşamışlardır. Yahudilerin bir bölümü bu süreçte dillerini, dinlerini ve kültürlerini korumuş fakat müslüman izlenimi vermişlerdir. bu yüzden de onlara 'dönme' denilmektedir.
sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan "şüphe edilmeyecek ölçüde" müslüman göstermektedirler. kendilerini yahudilerin bir fonksiyonu olarak görselerde yahudiler tarafından bir kol olarak kabul edilmemektedirler. kuran-ı kerimde ise inanmadıkları halde müslümanmış gibi gözükenler hakkında bir sure vardır. kafir, münafık, selanikli diyede anılmaktadırlar.