uyandıktan sonra yatakta doğrulup, "ben n'apıyorum" derim. o böyle bi' 30 saniye sürer. neyim, ne yapıyorum, ne yapacağım? yaptıklarım ve yapmadıklarım gelir aklıma.
bu günlerde, odamdaki pencereden bakıyorum. bakınca, yıkılan zeray apartmanının zeminini görüyorum. önündeki, arkasındaki apartmanları görüyorum, orada evvelinde olan apartmanın yerinde artık kırmızı bi' toprak var. ne acılar, ne yarım kalan hikayeler.
sabah, geceyi örter. hani okullardaki sıra masalarını bilirsiniz, çarpık deşik, kirli. onun üstüne örtülen pötikareli piknik örtüsü gibi, tertemiz olur, iç açar.
diyor ya şarkıda, bu sabah bir umut var içimde, ve, bu sabahların bir anlamı olmalı. ve ben sabah ezanını da çok severim, o bi' bildiridir aslında, anlarsın sabah oldu, en güzel musıkilerdendir, sabah ezanı.
kalkar kalkmaz ilk yaptığım şey esneme, kasları çalıştırmak olur, tabi bu insanın kendi isteği daihlin de olan bir şey değilmiş, kaslar çalışmaya çalışmaya kendi istiyormuş. ben de bunu yapıyorum işte .
romantikler için: uyanır uyanmaz "günaydın aşkımmm" diye mesaj atmak
gerçekçiler için: işemek
titizler için: duş almak/el yüz yıkamak
dindarlar için: namaz kılmak/dua etmek
erotikler için: sevişmek/mastürbasyon yapmak
sözlükçüler için: entry girmek
karamsarlar için: ağlamak/lanet etmek
iyimserler için: yeni güne yeni umutlarla başlamak
çalışanlar için: işleri düşünmek
işsizler için: hükümete/devlete küfretmek
seyyahlar için: yola çıkmak
"ıneeeeeeeeıııghhh!" benzeri bir ses çıkararak kemiklerini esnetmeye çalışmak, ve buna esnemek demek örnek verilebilir.
tanım ise: 06.00 - 12.00 saatleri arasında * en çok yapılan şeydir.