insanın kış günü buz gibi havada içeriye rahmet dolması için pencereleri açası geliyor o nur sesin buğusuyla 5 vakit namazımı kılmasamda uyandıktan sonra sabah namazımı hep kılmışımdır.
gece uykumu bölüp de uyandırır beni bazen, yatağım da penceree kenarı, hemen aralarım perdeyi, sokak bir benlik savaşı veriyor gibi gelir, karanlık mıyım, aydınlık mıyım ?..
sokak bomboştur, kararsızdır, sadece ezanı dinler, bana beni anımsatır, ayrıca hoş bir makamı var sabah ezanının, müezzinin sesi de iyiyse, yarı uyku sersemi, hafif bir karamsarlık ve hafif bir mutluluk verir insana. **
çünkü hem sabah olmakta ve sorumluluklarını yerine getireceğin gün başlamaktadır. hem de etrafa yayılan o manevi dalga (manevi dalga da eyiymiş..) ruhsal açıdan baskı oluşturup kişiyi yaşam tarzı ve iyilik kötülük dengesine göre iyi veya kötü etkiler. her insan mutlaka ezan boyunca durup bişeyler düşünür. ezan bittikten yaklaşık 2 3 dakika sonra eski ruh halin dönülür. sabah vakti okunan sela ise insanı manyak eder. allah herkese uzun ömürler versin. bak duygulandım şimdi.
eskisine oranla tam anlamıyla köklenmiş ezan sesi dolayısıyla müezzini karşımda göreceğim hissi yaratan ezandır. bu kadar ses açınca ne oluyor o da ayrı.
diğer ezanlardan farklı olarak saba makamında okunduğundan insanı derinden yakalayan, korkutan yahut insanda pişmanlık uyandıran sestir. tabi bunda gecenin sessizliği de etkilidir ve insan düşünmese de şu hissi alır: "işte herkes uykuda ama Ben hala burdayım, bir gün herkes yine derin bir uykuya daldığında (öldüğünde) da ben yine burda olurum". gariptir...