nerden geldiği belli olmayan bi huzur verir. diğer ezanların aksine sevilir çünkü şarkıları orta yerinden bölmez.aynı zamanda uyuma vaktinin geldiğini duyurur ***
otomatik olarak tek merkezli yapıldığında yayın, tane tane gelen kelimeler sabahın sessizliğini yırtar, güvercinler havalanır, sararmaya başlayan gökyüzü susar.
uykunun en tatlı anlarında, eğer duyupta kalkmışsan, etraf sessizken birden göğü yırtar ezan sesi. insanın tüylerini ürpertir, içindeki bir parçayı ürkütür, bir parçaya huzur verir.
çok skimsonik bir giriş olacak ama, determinist bir düşünceye yelken açtırır esasen. neden sorgusu, ufuğun kızıllığında kaybolur gider. nerden geldim nereye gidiyorumlar takip eder bu sorgulamayı. çelişkiler yaşatır insana. akla teknoloji gelir. ayrıldığın sevgilin, ilk öptüğün kız, bozduğun oruç, halı saha maçında attığın jeneriklik gol gelir. beyin zaten akşamdan kalma, reset atılmamıştır muhtemelen. bu curcuna tufanında arka fonda sabah ezanı seni senden alır. sonra balkona çıkarsın. yapış yapış ağızla bir sigara yakarsın. işte o vakit, sigarayı ateşe verdiğin an, işin içinden çıkamadığın, amk böyle hayatın dediğin an olur. sabah serindir, sigarayı yarılamadan sallarsın. yazacak güzel betimlenmiş cümlelerim var ancak iş çıkışı. böyle piç gibi bırakıyorum yazıyı. evet.
duyulduğu anda insanın içini ürperten ezandır. diğer ezanlardan daha farklı gelir sesi ve insan o anda uykulu haliyle içinde bir korkuyla yaptıklarını düşünür. kısa bir an da olsa yarın daha farklı olacak der, tabi olur mu o bilinmez.
okunduğu sırada uyanıksam, duyduğumda bana o gün yaptığım doğru olmayan şeyleri hatırlatan, o günü ve geçmişi tekrar yaşama isteği uyandıran ve biton keşke detirtip zamanı geri alma isteği uyandıran ses.
sabah bir sedayla uyandığınızda duyduğunuz "esselatü hayrün minen nevm" cümlesi insanın uykusunu aydırır. uyuduğunuz için kendinizi suçlu hissedersiniz. çok rezil bir duygudur. namaz kılınmayacaksa mümkünse o vakitte uyanılmamalıdır.