yine ne güzel okuyor mahallemin hocası, sanki "hay imam olan kafamı sikeyim, her sabah her sabah yeter aq" dercesine, öyle hızlı hızlı, öyle isteksiz.
edit : ulan sanki mekke'de medine'de yaşıyorum aq. yaşadığım yerde (ki muhafazakardir) birak cemaati hoca bile iplemiyor ezanı, bazen bizim burda sabah ezanı okunurken evden çıkıyorum 15-20 dk sonra yakın koylerden ezan sesi geliyor. nasilsa kimse takmiyor diye hocalar da baştan savma yapıyor işlerini. imamlar bu işi gönülden yapmıyor sonuçta adamlar devlet memuru çatır çatır maaşını alıyor işini yapıyor, çok hassasiyet beklemeyin yani.
nefrete çağıran sestir, bu sesin duyulduğu her yerde ölüm nefret ve kargaşa olur, yalnızca ezan değil, çan ve benzeri tüm dini çağırılar,
Hangi din savaşmayı, nefreti ve ölümü emretmedi ki, bir insanı tanımadığı bir insana karşı nefret ettirmeyi din ve ideolojilerden başka hangi güç başardı.
birşey diyor ama anlamıyorum gerçekten, ama her sabah tekrar denemesi çok daha acı veriyor. inan seni anlamak isterdim imam kardeş ama arapça bilmiyorum amınakoyım.
az sonra duymak zorunda kalacağım bağırtıdır, namaz uykudan daha hayırlıdır diye haykıracak,
anlamıyorum, birincisi zaten uyumuyorum, ikincisi müslüman değilim, neden duymak zorundayım, gerçekçi olalım, kimse duymak istemiyor müslümanlar dahil, hadi ama, kaçınız namaz kılıyor *
Her vakit ayrı bir huzurlu ama sabah namazında essalatu hayrun minen nevm dendiğinde benim tüylerim diken diken oluyor. Neden böyleyiz neyi eksik yapıyoruz? Neden itikadimiz bu kadar zayif diye düşünmeden edemiyorum.
Sadece gönülden inananların yaptığı bir ibadettir sabah namazı.
Şimdi iyi günlerdeyiz herkesin ise gitmek icin kalktığı saatlerde ezan okunuyor. Namaza alışmak isteyenler için harika bir fırsat bence.
an itibarı ile işitilmeye başlanılan sestir,
hadi müminler, kaçınız kalkıp namaz kılacaksınız ? tutturdunuz ezan diye, buyurun kullanın o halde.
sizler için katlanıyorum, lütfen.
Okunduğu makam yüzünden çocukluğumuzdan beri psikolojimizde derin izler bırakmış ezan türü.
eskiden sürekli korktuğum için sabah ezanının neden diğer ezanlardan korkutucu olduğunu çözmeye çalışırdım, sonradan öğrendim ki farklı makamdan okuyorlarmış sabahları içimize korku düşsün diye. burdan imamlara sesleniyorum; şu sabah ezanını düzgün okuyun, her günüm kötü başlamak zorunda değil, islamiyet'i biraz sevimli hale getirin, şu ezanı okurken bile insanlığı düşünseniz islam coğrafyası daha güzel bir yer olacak.
Yazık, günah değil mi bu kadar çocuk ezan saati korkuyla yastığına sarılarak uyuyamaz hale geliyor? Bir de bu korkunun çaresi olmadığını, ilahi bir dayatma olduğunu, ailemizin bir şey yapamayacağını düşünerek o yaşta psikolojimizin nasıl bir hal alacağını düşündünüz mü hiç?
22 yaşındayım, hala sabah ezanı duyunca yeniden o 4 yaşındaki çocuk oluyorum.
Günah.
islamiyeti sevimli hale getirecekmişizde, çocuklar korkudan yorganlara sarılıyormuşta abarttıkça abartmayı çok iyi yapıyorsunuz. açıklasana o zaman çocuğuna ne olduğunu, ne için okunduğunu, anlamını. açıkladıktan sonra belki çocuk senden daha farklı ve daha büyülenmiş bakacak. bu kadar saçmalanmaz.
sessiz yaz sabahları boğaziçi camilerinde salise farkı ile başlayan ve yankılanıyormuş hissi veren ezanlardır ki karşı sahilin hayal mayal göründüğü zamanlarda keşke hoparlörsüz okunsa da uhreviyetin saflığı bozulmasa dedirtir.