laiklerin en büyük şikayet konularından biridir.Tüm ezanlar rahatsız eder onları gerçi; "biri bitiyor öbürü başlıyor şekerim bu kadar da olmaz ki" derler ama sabah ezanı daha başkadır. o sessizliğin ve karanlığın ortasından duyulan uhrevi çağrı laik kardeşimizde inanılmaz bir ürperti yaratır.O an kalkıp namaz kılmamak için hiçbir bahanesi yoktur ama bir şey onu tutar yataktan doğrulamaz bir türlü:işte bu çelişki onu dahada sıkıntıya sokar.isyan eder yattığı yerde bunları düşünmek zorunda kaldığına.bir laiğe 3 dilek hakkı verilse ilk dileği sabah ezanının yasaklanması olacaktır.
kimilerini korkutan, kimilerine huzur veren ezandır. hiç unutmam, çocukken her sabah istisnasız o sesle uyanır ve annemlerin arasına girerdim. 3-5 yaşları arasında tek bir sabah yoktur kendi yatağımda uyandığım... büyüdükçe alıştığı birçok şey gibi alışıyor insan tabi ona da, artık korkmuyorsunuz. güzel sesli bir imam okuyorsa kesinlikle huzur verici ve dinlendiricidir. yorgun geçen bir günün ardından, yarı uyanıkken kulağınıza ilişmesi güzel gidiyor hani...
müslümanın sorgu-sual'de "ben müslümanım" deyip cennete gideceğini zannettiğinden gelen bir rahatlıktan dolayı bir türlü duyamadığı, okunurken fosur fosur uyuduğu ezandır. gariban gayrimüslim ne yapsın, sabahın köründe allah benim ibadetime niye ihtiyaç duysun ki? der mi der.
uykudan uyandıracak kadar kuvvetli bir sese sahip olmayan çağrıdır.
hiç kimseyi de uykudan "höaa" diye zıplattığına inanmıyorum, olsa olsa bu ne diye gözünü açar bakar, sonra da ilgilendirmiyorsa uyursun. onun rahatsızlık vermesinin sebebinin hocanın sesi, tınısı, boku püsürü olmadığını ben de biliyorum, sözde uykudan zıplayanlar da. kimseyi kandırmaya çalışmayalım, hatta atma recep dünya kardeşiyiz.
ibadete ihtiyacı olanın allah değil kul olduğunu kavrayamayanlar, elbet gerekliliğini de kavrayamaz.
bedeninin 3 dakikalık rahatı yüzünden, ruhunun rahatını düşünemezler. ruhunun ihtiyacı olan ibadet saçma gelir.
mümkündür.
çoook çok çok rahatsız olan da fazıl say'ın bavulunda viyana'ya uçabilir.
şimdilik ezanın sabah okunması durumunda bir değişme olmayacaktır. münafıklar da aynı fikirde, arz ederim.
sabah namazına gel çağrısıdır, dini bir çeşit çalar saattir de denebilir. nitekim ilginç makamı ile insanda değişik duyguları çağrıştırır. çocukken uykudan uyanıp duyduğumda ben de irkilirdim. yetenek meselesidir, iyi okumak her baba yiğidin harcı değildir.
çocukken korkutan, ilk gençlikte duyulmayan, gençlikte eski günleri hatırlatan, sonrasında huzur veren, yaşlılıkta ölümü hatırlatan ezandır. çok ağır okur hoca.
islamın 5 şartından biri olan "oruç tutma" olayına başlıyorum, eh diyeceksiniz "elalem 4 gündür tutuyor, senin aklın yeni mi geldi" diye, ben de "rötar yaptık ne yapalım, allah affetsin" diyeceğim.
şaka bir yana, şu anda sahurunu yapmış oruç tutmaya başlamış veya başlamak üzere olan herkesin allah kabul etsin, tutamayanları veya tutmak istemeyenlerin de allah kabul etsin...
1 dakika sonra eskisehir de yankilanacak, sabahin sessizligini bozacak, bünyeye ürpermeyle karisik huzur katacak ve bulundugumuz ay itibariyle bir kisim inanana niyet etmelerini saglayacak kutsal sestir.
bu ezan süresince tuvalete çıkıp abdest alarak sabah namazını çok çok rahat kılabilir, üstüne bir sürü tespih çekilebilirsiniz. siz bu işleri bitirdiğinizde hoca hala ezanı bitirmemiş olacaktır. bu açıdan en bereketli ezandır kendisi.