bir durum. sabah erken kalkmayı kim icaat etti acaba. alarmdan erken uyanınca gerine gerine daha 20 dakika uyurum düşüncesiyle birlikte o 20 dakika ne çabuk geçiyor anasını satayım. neyse, herkese günaydın.
istanbul'da sık sık yaptığım eylemdir. burada gün çok erken başlıyor. çok erken bir saat olmasına rağmen toplu taşımalarda yer bulmak dünyanın en zor işi. insanların ne telaşı var, bu neyin kavgası anlamıyorum.
Öğrenci milletimin en ifrit olduğu konuların başında gelir, ikincisi okula gitmektir ki; bunun daha çaresi bulunmamıştır.
Alışkın bünyede mecburi durum gibi şeyler.
zordur, ama alışkın bünyeler için alışılagelmiş bir durumdur. eskiden ben, geç yatınca daha iyi erken kalkıyorum mottosuna kendimi iyiden iyiye inandırmıştım. ama yok yani, erken yat erken kalkarsın mottosu dövermiş, hemde sağlamca. geçen gece saat 10 buçuk hatta 10 gibi uyumuşum. uyuya kalmışım daha doğrusu. uykudan ilk uyunma hadisesi vardır ya hani. onu yaşarken, gözlerimi açtım " aha dedim sabah ezanı okunmuştur bile", hadi onu geçtim saat sekize geliyordur derken, bir baktım saat gecenin ikisi. tabii bunun etkisi biraz da yorgunluktan olabilir ama o an ki mutluluk, alarmın çalmasına yarım saat var mutluluğu ile eş değerdi. hatta daha fazlaydı. onun için erken yatmaya ben " tamam" oldum arkadaşlar.
lisede nefret edilen, üniversitede hiçbir zaman yapılmayan, çalışırken ise s*ke, s*ke yapılan fiil. güzel tarafları olduğu kadar kötü tarafları da vardır. kötü taraflardan en çok özlediğim ise gece sokaklarda kimsenin olmadığı saatlerde sigara içerek dolanmak sanırım. haftasonları da bünye alıştığı için erken yatıyorum malesef. büyümek çok bokmuş.
dün gece kendi evimde yatmadım. yabancı yatağa uyum sağlamakta zorlanan biri olduğum için sabaha kadar uyuyamadım. erken işim olduğu için de saati 7'ye kurdum. sıfır uykuyla neredeyse 4 saattir ayaktayım. bilincim ve vücudum çakı gibi. kendimi inanılmaz dinç hissediyorum. azıcık baş ağrısı var sadece.