sokakta rastlanan ithal esnaflardır. yeterince işportacımız yokmuş gibi, adeta ithal edilmiş gibidirler. yakında zenci dilenci görürsem şaşırmam.
(bkz: yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı)
emine erdoğan'ın çok üzülüp "yeter somalide yaşadıkları bu eziyet! biraz da türkiye'de açlık çeksinler " diyerek somaliden getirmiş olabileceği zencilerdir.
türkçeye inanılmaz bir şekil veren kişilerdir standart kelimeleri vardır.
(bkz: bes miyon abla bes miyon gel)
bunu söyledikten sonra yüzlerinde derin bir piçlik sezinliyorum.
türk kızlarının iştahını kabartan, bize gelince boyu uzun olsun, sempatik olsun, arkadaşlarımla iyi geçinsin, arabası olsun, götünde gamzesi adonisinde kası diye şartlar sıralanırken bunların çulsuzluğuna, paspallığına, aksaray civarlarında yaşadıkları evlerin haline bakmadan aman zenci olsun da mineral camlı, çelik kordunlu olmasa da olur diyerek bodoslama daldıkları zencilerdir.
taksimde piyasa yapanı mı dersiniz, türk sevgilisini diğer işportacı arkadaşlarıyla tanıştıranı mı dersiniz meslek değiştirip köprü üstlerinde dilenmeye başlayanı mı dersiniz her türlüsü vardır güzelim istanbulumuzda. tenhada türbanlı bir ablayla görmüşlüğüm bile vardır. *
birçok ülkeyle vizeleri kaldırmakla övündüğümüz ancak hiçbirine bizden kimsenin gitmeyipte nedense hep o ülkelerden gelen çikolata renkli yerde oturarak masum bakan ve kısa sürede saat sektörünü ellerine geçiren insanlardır.
kimseye bi zararlarını görmedim duymadım ,çok fazla pazarlık yapmadan alıcaksanız alın saatleri ihtiyaçları vardır bence en azından suriyeliler gibi değiller , daha uysal ve insancıllar.