bir çok kişinin "save our ship (gemimizi kurtarın)" ya da "save our soul (ruhumuzu kurtarın) ya da "stop other signals (diğer sinyallerin ya da sözcüklerin kısaltılmışı) anlamına geldiğini zannettiği halbuki bunlarla alakalı olmayıp, o zamanın telgraflarlarının mors alfabesiyle ilgilidir. imdat çağrısının çok kolay olması ve herkesin aklında kalması gereklidir. bu yüzden üç çizgi, üç nokta ve üç çizgi seçildi. bu da mors alfabesinde s.o.s harflerine tekamül eder.
Where are those happy days, they seem so hard to find
I tried to reach for you, but you have closed your mind
Whatever happened to our love?
I wish I understood
It used to be so nice, it used to be so good
So when you're near me, darling can't you hear me
S. O. S.
The love you gave me, nothing else can save me
S. O. S.
When you're gone
How can I even try to go on?
When you're gone
Though I try how can I carry on?
You seem so far away though you are standing near
You made me feel alive, but something died I fear
I really tried to make it out
I wish I understood
What happened to our love, it used to be so good
So when you're near me, darling can't you hear me
S. O. S.
The love you gave me, nothing else can save me
S. O. S.
When you're gone
How can I even try to go on?
When you're gone
Though I try how can I carry on?
So when you're near me, darling can't you hear me
S. O. S.
And the love you gave me, nothing else can save me
S. O. S.
When you're gone
How can I even try to go on?
When you're gone
Though I try how can I carry on?
When you're gone
How can I even try to go on?
When you're gone
Though I try how can I carry on?
okul sıralarında ders zamanında kağıt üzerinde oynanan zevkli bir oyun. Yenilenin sınıfta rezil edilmesi ve kağıdın saklanıp her fırsatta adamın gözüne sokulması olası bir sonuçtur.*
Save Our Ship / gemimizi kurtar,
Save Our Soul, ruhumuzu kurtar,
stop Other Signals/ diğer sinyalleri durdur,
gibi cümlelerin kısalatmalarıyla alakalı olmayan uluslar arası yardım çağrısı.
SOS çağrısı hiç bir kelimenin baş harflerinden oluşturulamamıştır.
Çağrı da duyulan üç sinyal sesi vardır.
Bu sinyal 1908 yılında tüm dünyada yardım çağrısı olarak kabul edildi ve benimsendi.
Telgrafta sırasıyla,
üç çizgi
üç nokta
üç çizgi
SOS anlamına gelir.
SOS isminin kaynağı mors alfabesinde, sinyalllerin tesadüfen denk geldiği hafrlerdir.
Kesmeşeker'in 91 model ilk albümü olan Dipten ve Derinden'in 4. şarkısıdır.
sana ulaşmak için en kötü havalarda,
insanlara, karmaşaya, hep tahammul ettim
şikayet değil bunlar
aksine cok memnunum
cünkü şu koca şehirde aklıma huzur veren tek sen varsın...
istanbulun ortasında yağmurlu iş günleri
akşamları telefonlar, sevgiler yüzyüze
biraz cesur olalım, ayrılıklar şehrinde
şehir nimetlerine, tuzaklara
dikkat !
bu gece radyoda eski bir şarkı
aklımda kaldıysa, sene 66
iki koca insanız hem ufağız hem büyük
bozulsa da planlar, yıkılsa da dengeler burdayız...
istanbulun ortasında yağmurlu iş günleri
akşamları telefonlar, sevgiler yüzyüze
biraz cesur olalım, ayrılıklar şehrinde
şehir nimetlerine, tuzaklara
dikkat !
amaçları doğrultusunda bilimsel tespitler saçmalayan yazardır. yazdığı her şeyin bilimsel olduğunu söyler ama en ufak bir bilimselliğe rastlanmaz. bizler aydınız, bizler kitap okuyanız muhabbeti yapar ama tarihi gerçekleri de olmamış olarak gösterecek kadar korkak kahramandır. millet kavramının son 100 yılda gelişmiş bir kavram olduğunu, millet kavramını göktürklere kadar götürülmemesi gerektiğini savunur. halbuki tarihi gerçekler bize binlerce yıllık gerçekleri önümüze sunar.
nasıl bir cahil cesaretidir anlamadım. bir de bilimsel gerçekler var gibi konuşmuş. bazı şeyler ağırına gidiyor, diğer yazılarını okuyunca anladım. ve şunu söyleyeyim cahil yazara, bu türk milleti hakkında bilgiler sadece bizim kaynaklarımızda yazmaz. köklü milletlerin tarih kitaplarında da yazar bu gerçekler. sen tarihin tek yönlü gerçeklik kazandığını sanıyorsan hayallerde yaşıyorsun. o sadece savunduğun kürt tarihinde olur.
gerçekleri yalanlayıp, doğruları söyleyene ergen diyen bir yazar efendim bu. türk tarihine güvenmiyorsan yabancı milletlerin tarih kitaplarına bakacaksın. ama sen aydınsın, okumana gerek yok. bizler cahiliz işte, okumak zorunda kaldık. ama onlar da yalandır senin için. çünkü aradıklarını bulamazsın bu kitaplarda! dünya üzerinde bu kitapları yazan milletler, tarihçiler, okuyup onay veren herkes yalancıdır, ergendir senin gözünde. tek akıllı sensin... eleştirdiğin nihal atsız'da bir türkologdur. eserleri de senin gibi saçmalama sonucu değil, bilimsel araştırmalar sonucu oluşmuştur. ama senin için bunlar da saçmalıktır. neden? kalbinden geçenleri yazmaz bu bahsettiklerim. kendini mutlu etmen için senin yazman gerek. sözlükte de yaptığın iş bu...