sokakta tanımadıklarına selam vermek, el sallamak. trende, otobüste yukarı konulacak valiz yerlerine yolculuk etmek (bunu yapan birini tanıyorum) , otobüste yukarıdaki tutacaklara tutunup milletin rahatsız edici bakışlarına aldırış etmeden sallanmak, sokakta bir grup arkadaşınızla bağıra çağıra şarkı söylemek, sokakta görmüş olduğunuz bir adet afacan veletin elindeki şekeri ya da dondurmayı almak. toplumda yanlış ya da ayıp olarak nitelendirilen bir şeyi bir kereliğine yapmak ( numaranızı birinin eline sokuşturmak ), barda dirty dance yapmak ( cesaret ister ), tattoo ile kaplanmak, saçları rengarenk boyatmak, geçmiş ya da gelecek zamandan gelmiş gibi davranmak ( insanlar korkuyor, denenmiştir ).
sanki facebook hesabımı biri ele geçirmiş gibi davranarak daktır erol köse gibi herkesin sırlarını ifşa etmek, her istediğimi yazmak.o yapmacık dünyaları altüst etmek...!
"pis şıllık ne bu mutluluk pozları daha iki gün önce oytun terketti beni diye zırlıyodun."
"ayyy nası kilo almışsın."
gibi.
çıkıp gitmek istanbula, dayanmak kapısına(kapımıza), ben geldim demek. bu elde avuçta kalan en çılgınca iş olduğundan, bunu harcamamak için yapmamaktayım. zaten 2 ay önce rüyamda gördüğüm gibi kapı bir boşluğa gelip de açıldıktan sonra, arkadan bir kadın silüetinin geçmesi durumunda şuan gayet çılgınca gelen eylem, vahşete dönebileceğinden 'otur oturduğun yerde' modunda bekliyoruz.